Dünyada İlk Kez: DSÖ’den Kısırlık (İnfertilite) Tedavisine Adım Adım Rehber Yayınlandı
Türkiye’den çalışma grubunda yer alan tek uzman Prof. Dr. Tansu Küçük oldu

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), infertilite (kısırlık) alanında ilk kez kapsamlı bir rehber yayınladı. Rehber; kısırlığın önlenmesi, tanısı ve tedavisi için bilimsel kanıtlarla oluşturulmuş adım adım öneriler içeriyor. Dünya genelinde üreme çağındaki her 6 kişiden birinin hayatının bir döneminde infertilite ile karşılaştığı, ancak tedaviye erişimin çoğu ülkede sınırlı olduğu belirtiliyor. DSÖ, gereksiz test ve deneysel uygulamalardan kaçınılması, maliyet-etkin tedavinin tercih edilmesi ve çiftlere psikososyal destek sağlanmasının önemini vurguluyor.
Türkiye’den ise rehberin hazırlık komitesinde yer alan tek isim Prof. Dr. Tansu Küçük.

İnfertilite artık bir “lüks tedavi alanı” olmamalı
Rehberin hazırlık komitesinde yer alan Prof. Dr. Küçük, infertilitenin yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir problem olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “İstenmesine rağmen çocuk sahibi olamama durumu infertilite olarak tanımlanır. Tüm dünyada üreme çağındaki her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde bu durumla karşılaşıyor. Buna rağmen infertilite çoğu ülkede hastalık olarak tanımlanmıyor; devlet geri ödemeleri ve özel sağlık sigortalarının çoğu kapsam dışında. Maddi imkânı olmayan çiftler tedaviye ulaşamıyor ve bu durum kaygı, depresyon ve ilişki problemlerine yol açıyor.”
Çalışmalara göre infertilite yaşayan kadınların %36’sı partner şiddetine maruz kalabiliyor. Kadının suçlandığı, erkeğin ise göz ardı edildiği yaklaşımın hâlâ yaygın olduğunu belirten Küçük, erkek faktörünün de en az kadın kadar önemli olduğunun altını çiziyor.
Rehber ne getiriyor? — Dünya için ilk, Türkiye için yol açıcı
DSÖ rehberi ülkelerin sağlık sistemlerine uyarlanmak üzere hazırlanmış durumda. Rehberin hedefi; çiftlerin daha güvenilir, bilimsel ve karşılaştırılabilir tedavi seçeneklerine ulaşmasını sağlamak.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün hazırladığı kısırlık tedavisinde bilimsel rehberde yer alan 10 temel yaklaşım şöyle;
1. Her hastaya gereksiz test değil, kişisel plan
Öykü ve muayene bulgularına göre test seçimi öneriliyor.
Rastgele çok sayıda tetkik yerine, önce en gerekli olan basamakların uygulanması maliyet ve zaman kaybını önlüyor.
2. Çifti dinlemek tedavinin parçası
Doktorların yalnızca tıbbi değil, psikolojik ve sosyal ihtiyaçları da değerlendirmesi isteniyor.
Gerekirse psikolojik destek yönlendirmesi yapılması öneriliyor.
3. Tedavi kararları şeffaf olmalı
Tedavinin olası yararları, riskleri ve maliyeti hastayla açık şekilde konuşulmalı.
“Harcanan bedel – elde edilecek yarar” dengesi değerlendirilerek karar verilmeli.
4. Yaşam tarzı infertilitede anahtar
Rehber; sigara, obezite, yetersiz beslenme, hareketsizlik gibi faktörlerin doğurganlığı azalttığını açıkça vurguluyor.
Çiftlere kilo kontrolü, egzersiz, sigara bırakma ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunma eğitimi öneriliyor.
5. Ovulasyon (yumurtlama) bozukluklarında ilk seçenek net
Polikistik over sendromu kaynaklı infertilitede;
İlk tercih ilaç tedavisinde letrozol.
Gerekli durumlarda gonadotropin veya IVF’e geçilebiliyor.
6. Tüplerle ilgili sorunlarda yaş belirleyici
- 35 yaş altı hafif–orta hasarda önce cerrahi, sonra tedavi süreci
- 35 yaş ve üzeri veya ağır hasarda IVF öneriliyor
7. Rahim içi yapısal sorunlarda görüntüleme yöntemi seçiliyor
Salin infüzyonlu ultrasonografi (SIS) çoğu durumda ilk tercih olarak öneriliyor.
8. Erkek infertilitesinde semen analizi temel test
Sonuçlar normal ise tekrar test önerilmiyor. Anormal sonuçlarda 11 hafta sonra tekrar istenebiliyor.
9. Varikosel tedavisinde cerrahi veya girişimsel yöntem
Microsurgery (mikrocerrahi) avantajlı olmakla birlikte her merkez kendi imkânına göre yöntem seçebiliyor.
10. Açıklanamayan infertilite tedavisinde basamak basamak ilerleme
Önce bekle-gör, ardından yumurtlama destekli aşılama, sonuç alınmazsa IVF algoritması öneriliyor.
En tartışmalı alan: Açıklanamayan infertilite
Her test normal olsa dahi çiftin çocuk sahibi olamaması, rehberde “unexplained infertility” yani neden bulunamayan infertilite olarak tanımlanıyor. Prof. Dr. Küçük bu alanın rehberin en önemli tartışma başlığı olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor:
“Bir neden bulamadığımızda mucize tedavilere başvurulabiliyor. Ancak çoğu bilimsel değil ve çiftlerin hem parasını hem zamanını alıyor. Bekle-gör yaklaşımı, maliyet-etkin tedavi basamakları ve gereksiz testlerden kaçınmak önemli.”
Küçük, çiftlerin umutlarının sömürülmemesi gerektiğini söyleyerek tedavi sürecinin bilimsel protokoller ile, adım adım ilerlemesi gerektiğini ekliyor.
Yeni DSÖ rehberi, infertiliteyi yalnızca klinik bir durum olarak değil, sosyal, psikolojik ve ekonomik sonuçları olan bir halk sağlığı problemi olarak ele alıyor. Ülkelerin ulusal sağlık politikalarını bu doğrultuda güncellemesi beklenirken, uzmanlar rehberin Türkiye’de tedavi erişilebilirliğini artırma ve standartları yükseltme potansiyeli taşıdığı görüşünde.




