Epilepsi Nöbetleri Cerrahi ile Kontrol Altına Alınabiliyor
Dirençli Hastalar İçin Umut Veren Yöntem


Epilepsi cerrahisi, ilaç tedavisine yanıt vermeyen epilepsi nöbetleri yaşayan hastalar için yaşam kalitesini kökten değiştirebilen bir seçenek olarak öne çıkıyor. Epilepsi, her yaştan bireyi etkileyebilen, kronik ve bulaşıcı olmayan bir beyin hastalığı olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde yaklaşık 50 milyon kişinin epilepsi ile yaşadığı biliniyor ve bu tablo, epilepsiyi en yaygın nörolojik hastalıklardan biri haline getiriyor. Memorial Antalya Hastanesi Beyin, Sinir, Omurga ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mahmut Akyüz, epilepsi cerrahisinin uygun hastalarda nöbetleri büyük oranda ortadan kaldırabildiğine dikkat çekiyor.
Epilepsili bireylerde erken ölüm riskinin genel nüfusa kıyasla daha yüksek olması, nöbetlerin etkin şekilde kontrol altına alınmasının önemini daha da artırıyor. Çoğu hastada ilaç tedavisiyle nöbetler baskılanabilirken, bazı hastalarda ilaçlara rağmen nöbetlerin devam etmesi “dirençli epilepsi” tablosunu ortaya çıkarıyor. Bu noktada cerrahi tedavi, güçlü bir alternatif olarak değerlendiriliyor.
Epilepsi Nedir, Nöbetler Neden Herkeste Farklı Görülür?
Epilepsi, beyinde anormal elektriksel aktiviteye bağlı olarak tekrarlayan nöbetlerle seyreden bir hastalık olarak tanımlanıyor. Ancak epilepsi tek tip bir hastalık değil; birçok farklı türü bulunuyor. Prof. Dr. Mahmut Akyüz’e göre bazı hastalarda epilepsinin altında yatan neden net bir şekilde saptanabilirken, bazı olgularda kesin bir neden tespit edilemiyor.
Nöbetlerin klinik görünümü kişiden kişiye büyük farklılık gösterebiliyor. Kimi hastalarda nöbet sırasında bilinç tamamen kaybolurken, kimi hastalarda bilinç korunabiliyor. Bazı kişilerde birkaç saniyelik dalma, boş bakma ya da çevreyle bağın kopması şeklinde görülürken, bazı hastalarda kol ve bacaklarda tekrarlayan kasılmalar ve sarsıntılar ortaya çıkabiliyor. Bu kasılmalı nöbetler konvülsiyon olarak adlandırılıyor.
Epilepsiye Yol Açabilen Nedenler Nelerdir?
Epilepsinin ortaya çıkmasında birçok farklı etken rol oynayabiliyor. Prof. Dr. Akyüz, epilepsiye zemin hazırlayan durumları şu başlıklar altında topluyor:
-
Doğum öncesi ya da doğum sırasında oluşan beyin hasarları
-
Doğumda oksijen kaybı, travma veya düşük doğum ağırlığı
-
Ciddi kafa travmaları
-
Felç sonucu beynin oksijensiz kalması
-
Menenjit, ensefalit ve bazı paraziter beyin enfeksiyonları
-
Genetik geçişli bazı hastalıklar
-
Beyin tümörleri
Bu nedenler, epilepsinin her yaş grubunda görülebilmesinin de temel sebeplerini oluşturuyor.
İlaç Tedavisi Ne Zaman Yetersiz Kalır?
Epilepsi tedavisinde ilk basamak genellikle antiepileptik ilaçlardır. Hastaların büyük bir bölümünde bu ilaçlarla nöbetler kontrol altına alınabiliyor. Ancak bazı hastalarda birden fazla ilaca rağmen nöbetlerin devam etmesi söz konusu olabiliyor. Prof. Dr. Mahmut Akyüz, bu tabloyu dirençli epilepsi olarak tanımlıyor ve bu hastalar için cerrahinin önemli bir seçenek haline geldiğini belirtiyor.
İlaçla kontrol altına alınamayan nöbetler, yalnızca günlük yaşamı değil; eğitim, iş hayatı ve sosyal ilişkileri de ciddi şekilde etkileyebiliyor. Ayrıca sık ve kontrolsüz nöbetler, yaralanma riskini ve uzun vadeli sağlık sorunlarını da artırıyor.
Epilepsi Cerrahisi Kimler İçin Uygun?
Epilepsi cerrahisi her hasta için uygun bir yöntem değil. Cerrahinin en başarılı sonuç verdiği hasta grubunu, nöbetlerin beynin tek bir bölgesinden kaynaklandığı olgular oluşturuyor. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastalara ayrıntılı bir değerlendirme süreci uygulanıyor.
Beyin görüntüleme yöntemleri, uzun süreli EEG kayıtları ve nöropsikolojik testler sayesinde nöbetlerin çıkış noktası net olarak belirleniyor. Prof. Dr. Akyüz, bu detaylı değerlendirme sürecinin cerrahinin başarısı açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Cerrahi Sonrası Nöbetler Büyük Oranda Ortadan Kalkabiliyor
Epilepsi cerrahisinde amaç, nöbetlerin çıktığı beyin bölgesinin çıkarılması ya da etkisiz hale getirilmesi. En sık uygulanan yöntemlerden biri, temporal lob epilepsisi olan hastalarda bu bölgedeki dokunun cerrahi olarak çıkarılması.
Bilimsel veriler, temporal lob cerrahisi sonrası hastaların yaklaşık üçte ikisinde nöbetlerin tamamen durduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Akyüz, ilk yıl nöbetsiz geçen hastalarda uzun vadeli başarı oranlarının oldukça yüksek olduğuna dikkat çekiyor. İlk yıl nöbet geçirmeyen hastaların iki yıl sonra da nöbetsiz kalma olasılığı yüzde 87–90 arasında seyrediyor.
Uzun süre nöbetsiz kalan hastalarda, hekim kontrolünde antiepileptik ilaçların azaltılması ve hatta tamamen kesilmesi de mümkün olabiliyor. İlacı bıraktıktan sonra nöbet tekrar eden hastaların büyük bir kısmı ise ilaca yeniden başlanmasıyla nöbetlerini tekrar kontrol altına alabiliyor.
aşam Kalitesinde Belirgin Artış Sağlıyor
Epilepsi cerrahisi, her hastada epilepsiyi tamamen ortadan kaldırmayabilir; ancak nöbetlerin sıklığını ve şiddetini ciddi biçimde azaltarak yaşam kalitesinde belirgin bir iyileşme sağlar. Prof. Dr. Mahmut Akyüz, cerrahi kararının büyük bir adım olduğunu ancak uygun hastalarda sağladığı faydanın oldukça yüksek olduğunu ifade ediyor.
Nöbetlerin azalması; hastaların bağımsızlığını, sosyal yaşama katılımını ve psikolojik iyilik halini olumlu yönde etkiliyor. Bu nedenle dirençli epilepsi hastalarında cerrahi seçeneğin mutlaka değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.



