Genel Sağlık

Sağlıklı Bir Ramazan İçin 8 Önemli Kural

Sahuru Atlamak Mide ve Bağırsak Hastalıklarını Tetikliyor

Prof. Dr. Murat Saruç

Ramazan ayında uzun süren açlık sonrası yapılan yanlış beslenme tercihleri, mide ve bağırsak sistemi başta olmak üzere pek çok organı olumsuz etkileyebiliyor. İftarda hızlı ve kontrolsüz yemek, sahuru atlamak, aşırı yağlı ve şekerli besinlere yönelmek; mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik, reflü ve safra problemleri gibi şikâyetleri beraberinde getirebiliyor. Uzmanlar, Ramazan’ı hem manevi hem de fiziksel açıdan sağlıklı geçirmek için beslenme düzeninin mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, Ramazan boyunca mide-bağırsak sorunları yaşamamak için üç temel prensibin altını çiziyor: İftarı yavaş ve küçük porsiyonlarla açmak, sahuru mutlaka yapmak ve ağır yiyeceklerden kaçınmak. Bu kurallara uyulduğunda, orucun vücut için son derece faydalı bir sürece dönüşebileceğini belirtiyor.

Sahur atlanırsa kan şekeri düşüyor, mide asidi artıyor

Sahur, gün boyunca kan şekerinin dengede kalmasını sağlayan en önemli öğünlerden biri. Sahura kalkmayan kişilerde açlık süresi uzadığı için halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi ve konsantrasyon bozukluğu daha sık görülüyor. Prof. Dr. Murat Saruç, sahur yapılmadığında mide asidinin uzun süre boş mideyle temas ettiğini ve bunun gastrit ile reflüyü tetikleyebileceğini ifade ediyor. Ayrıca sahurun atlanmasının hipoglisemiye (kan şekeri düşüklüğü) yol açabileceğini ve gün içinde ani tansiyon düşüşlerine neden olabileceğini belirtiyor.

İftara hafif başlayın, ana yemeğe acele etmeyin

Uzun süren açlık sonrasında sindirim sistemi yavaşlıyor. Bu nedenle iftarda bir anda fazla miktarda yemek, mideyi zorlayarak şişkinlik, ağrı ve yanmaya yol açabiliyor. Prof. Dr. Murat Saruç, orucun çorba, su veya hurma gibi hafif besinlerle açılmasının mideyi ana yemeğe hazırladığını söylüyor. Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika beklemenin sindirimi kolaylaştırdığını da ekliyor.

iftar, ramazan, sağlık,

Yağlı, kızartma ve hamur işlerinden uzak durun

Ramazan sofralarında sıkça yer alan kızartmalar, börekler ve ağır tatlılar mide boşalmasını geciktiriyor. Bu da mide asidinin artmasına, hazımsızlığa ve gece reflüsüne zemin hazırlıyor. Prof. Dr. Murat Saruç, özellikle mide problemi olan kişilerin bu tür besinleri sınırlaması gerektiğini vurguluyor. Izgara, haşlama veya fırında pişirilmiş yiyeceklerin tercih edilmesi hem mideyi koruyor hem de kilo kontrolünü kolaylaştırıyor.

Tuzlu besinler susuzluğu artırıyor

Sahurda aşırı tuzlu yiyecekler tüketmek gün içinde daha fazla susamaya neden oluyor. Salam, sucuk, zeytin ve tuzlu peynir gibi besinler sıvı kaybını artırarak baş ağrısı, tansiyon düzensizliği ve ödem riskini yükseltiyor. Prof. Dr. Murat Saruç, Ramazan boyunca tuz tüketiminin sınırlandırılmasının sıvı dengesini korumak açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Suyu bir anda değil, zamana yayarak için

İftar ile sahur arasında yeterli sıvı almak kabızlık, böbrek taşı ve tansiyon problemlerini önlemeye yardımcı oluyor. Ancak suyun bir anda fazla miktarda içilmesi mideyi gererek şişkinlik yapabiliyor. Prof. Dr. Murat Saruç, su tüketiminin iftar ile sahur arasına yayılması gerektiğini vurguluyor ve çay ile kahvenin su yerine geçmediğini, aksine sıvı kaybını artırabileceğini hatırlatıyor.

İftardan sonra hemen yatmayın

Yemekten sonra hemen uzanmak mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor. Bu durum reflü, mide yanması ve boğazda acı su hissine neden olabiliyor. Prof. Dr. Murat Saruç, yemekten sonra en az 1,5–2 saat dik pozisyonda kalmanın sindirimi desteklediğini belirtiyor. Özellikle mide rahatsızlığı olan kişiler için bu kuralın büyük önem taşıdığını ifade ediyor.

İlaç saatlerini mutlaka doktorunuza danışın

Ramazan ayında ilaç kullanım saatlerinin gelişigüzel değiştirilmesi ciddi sorunlara yol açabiliyor. Prof. Dr. Murat Saruç, ilaç saatlerinin mutlaka hekim önerisiyle yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle mide koruyucuların aç karnına alınması gerektiğini belirterek, aksi halde ilacın koruyucu etkisinin azalabileceğini söylüyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkEgzersizi bırakmayın, zamanlamayı doğru ayarlayın

Tamamen hareketsiz kalmak kabızlık ve kilo artışına zemin hazırlıyor. Ancak aç karnına yapılan ağır egzersizler bayılma ve kas yıkımı riskini artırabiliyor. Uzmanlar, iftardan 1–2 saat sonra yapılan hafif yürüyüşlerin hem sindirimi desteklediğini hem de kan şekerini dengelediğini belirtiyor.

Ramazan ayında doğru beslenme alışkanlıkları kazanıldığında oruç, vücut için önemli bir yenilenme fırsatına dönüşebiliyor. Sahuru atlamamak, iftarda ölçülü olmak ve sindirimi zorlayan besinlerden kaçınmak; mide ve bağırsak sağlığını korumanın temel anahtarları arasında yer alıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün