Genel Sağlık

Ramazan’da Göz Damlasını Atlamak Riskli Olabilir

Glokom Tedavisini Bırakmak Körlük Riskini Artırabilir

Prof. Dr. Tekin Yaşar

Ramazan’da göz damlası kullanımı özellikle glokom hastalarının en çok merak ettiği konuların başında geliyor. Göz tansiyonu olarak bilinen glokom hastalığında tedavinin düzenli devam etmesi görme kaybını önlemek açısından kritik önem taşıyor. Türk Oftalmoloji Derneği Glokom Birimi Başkanı Prof. Dr. Tekin Yaşar, Ramazan ayında göz damlası kullanmanın orucu bozmadığını hatırlatarak glokom hastalarının tedavilerini aksatmamaları gerektiğini vurguluyor.

Glokom, göz sinirinin hasar görmesi sonucu ortaya çıkan ve sinsi ilerleyen bir hastalık olarak biliniyor. Hastalığın ilk dönemlerinde genellikle belirgin bir belirti görülmezken zamanla görme alanı daralabiliyor. İlerleyen aşamalarda ise kalıcı görme kaybı hatta körlük gelişebiliyor. Bu nedenle erken teşhis ve düzenli tedavi glokom hastalığında hayati önem taşıyor.

Glokom Nedir ve Neden Tehlikelidir?

Glokom, halk arasında “göz tansiyonu” olarak bilinen ve göz içi basıncının artmasına bağlı olarak görme sinirinde hasar oluşturan bir hastalıktır. Prof. Dr. Tekin Yaşar, hastalığın en önemli özelliğinin sinsi ilerlemesi olduğunu ifade ediyor. Görme sinirinde oluşan hasarın geri dönüşü bulunmadığını belirten Yaşar, bu nedenle erken tanının hayati olduğunu vurguluyor.

Göz içi basıncının artması, optik sinirin kan dolaşımını olumsuz etkileyerek sinir hücrelerinin zarar görmesine neden olabiliyor. Bu süreç ilerledikçe kişinin görme alanı giderek daralıyor. Çoğu hasta başlangıçta bu değişimi fark etmeyebiliyor çünkü görme kaybı genellikle çevresel görmeden başlayarak yavaş ilerliyor.

Dünya genelinde glokom, katarakttan sonra körlüğün en yaygın ikinci nedeni olarak kabul ediliyor. Türkiye’de yaklaşık 2,5 milyon kişinin glokom hastası olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu kişilerin önemli bir bölümünün hastalığından haberdar olmadığı belirtiliyor.

Ramazan’da Göz Damlası Kullanmak Orucu Bozar mı?

Ramazan ayında glokom hastalarının en çok sorduğu sorulardan biri göz damlasının orucu bozup bozmadığı oluyor. Prof. Dr. Tekin Yaşar, göz damlası kullanımının orucu bozmadığını hatırlatarak hastaların tedavilerini aksatmaması gerektiğini ifade ediyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre göze damlatılan ilaç miktarı oldukça küçük bir hacme sahip. Damlanın bir kısmı gözden dışarı atılırken bir kısmı ise göz yüzeyinde kalıyor ve mukozalar aracılığıyla emiliyor. Bu durumun beslenme veya gıda alımı anlamına gelmediği belirtiliyor. Bu nedenle göz damlası kullanımı orucu bozan bir uygulama olarak değerlendirilmez.

glokom, göz sağlığı, ramazan,

Prof. Dr. Tekin Yaşar, özellikle glokom hastalarının damlalarını sahur veya iftar saatlerini beklemeden, doktorun önerdiği saatlerde kullanmaları gerektiğini ifade ediyor. Tedavinin sürekliliğinin glokom kontrolünde en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Yaşar, damlaların düzenli kullanılmasının görme kaybını önlemede kritik rol oynadığını dile getiriyor.

Glokom Körlüğün En Yaygın Nedenlerinden Biri

Glokomun dünya genelinde körlüğe yol açan en önemli hastalıklardan biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tekin Yaşar, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirtiyor. Görme sinirinde oluşan hasarın geri dönüşü bulunmadığını ifade eden Yaşar, bu nedenle hastalığın erken teşhis edilmesinin görmenin korunması açısından büyük önem taşıdığını söylüyor.

Glokom hastalarında tedavi edilmediği takdirde görme kaybı ilerleyebiliyor. Ancak erken tanı konulduğunda ilaç tedavisi, lazer uygulamaları ve cerrahi yöntemlerle göz içi basıncı kontrol altına alınabiliyor. Ayrıca optik siniri korumaya yönelik nöroprotektif tedaviler de bazı hastalarda tedavi planına dahil edilebiliyor.

Glokom Kimlerde Daha Sık Görülür?

Glokom her yaşta görülebilmekle birlikte genellikle 40 yaşından sonra daha sık ortaya çıkıyor. Yaş ilerledikçe hastalığın görülme riski de artıyor. Bazı glokom türlerinin kadınlarda daha sık görüldüğü bilinirken doğumsal glokom vakalarına ise erkeklerde daha fazla rastlanabiliyor.

Prof. Dr. Tekin Yaşar, özellikle ailede glokom öyküsü bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Aile bireylerinde glokom bulunan kişilerin düzenli göz muayenesi yaptırmasının erken teşhis açısından büyük önem taşıdığını ifade ediyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkErken Tanı Görmeyi Korumanın Anahtarı

Glokom hastalığında erken tanı, görme kaybını önleyebilmenin en etkili yolu olarak kabul ediliyor. Çünkü optik sinirde meydana gelen hasar geri döndürülemiyor. Bu nedenle hastalık ilerlemeden önce teşhis edilmesi gerekiyor.

Prof. Dr. Tekin Yaşar, düzenli göz muayenelerinin glokomun erken tespitinde büyük rol oynadığını belirtiyor. Göz tansiyonu ölçümü, görme alanı testi ve optik sinir değerlendirmesi gibi yöntemler hastalığın erken dönemde yakalanmasına yardımcı olabiliyor.

Uzmanlar özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerin, ailesinde glokom öyküsü bulunanların ve görme ile ilgili şikayetleri olan kişilerin düzenli göz kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor.

Glokom sinsi ilerleyen bir hastalık olduğu için çoğu kişi hastalığı fark ettiğinde görme kaybı çoktan başlamış olabiliyor. Bu nedenle göz sağlığını korumak için düzenli kontroller yaptırmak ve doktor tarafından önerilen tedaviyi aksatmamak büyük önem taşıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün