Genel Sağlık

COVID-19 Sonrası Beyin Sisi Şikayetleri Neden Arttı?

Uzmanlar Uyarıyor

Prof. Dr. Nihal Işık

COVID-19 sonrası beyin sisi, son yıllarda giderek daha fazla kişinin dile getirdiği bir sorun haline gelirken; unutkanlık, odaklanma güçlüğü ve zihinsel yavaşlama gibi yakınmalar günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyebiliyor. Beyin sisi bir hastalık olarak tanımlanmasa da, bazı nörolojik ve sistemik rahatsızlıkların belirtisi olarak ortaya çıkabiliyor ve özellikle pandemi sonrasında daha sık görülüyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, beyin sisinin tıbbi bir tanıdan çok, zihinsel performansta yaşanan zorlanmaları ifade eden bir kavram olduğunu belirtiyor. Işık’a göre, düşünme hızında yavaşlama, kelime bulmada güçlük ve dikkat dağınıklığı gibi belirtiler dönem dönem artıp azalsa da, kişinin iş hayatından sosyal ilişkilerine kadar pek çok alanı etkileyebiliyor.

Beyin sisi nedir, nasıl hissedilir?

Beyin sisi yaşayan kişiler çoğu zaman zihinlerinin sisli bir sabaha uyanmış gibi ağırlaştığını ifade ediyor. Prof. Dr. Nihal Işık, bu durumu; düşüncelerin netliğini kaybetmesi, bilgiyi eskisi kadar hızlı işleyememe ve basit görevlerin bile daha fazla çaba gerektirmesi şeklinde tanımlıyor.

En sık görülen belirtiler arasında; isim, tarih veya kelime unutma, konuşurken doğru kelimeyi bulamama, odaklanma güçlüğü, yeni bilgileri öğrenmede zorlanma ve aynı anda birden fazla işi yönetememe yer alıyor. Işık, özellikle çoklu görev gerektiren işlerde çalışan kişilerin bu durumdan daha fazla etkilendiğini ve bunun zamanla özgüven kaybına yol açabildiğini vurguluyor.

beyin sisi, unutkanlık,COVID-19 sonrası yakınmalar neden arttı?

Pandemi sonrası dönemde beyin sisi şikayetlerinin belirgin biçimde arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Nihal Işık, uzun süren iyileşme süreçlerinin bu tabloyu tetikleyebildiğini ifade ediyor. COVID-19 enfeksiyonu geçiren bazı kişilerde haftalar hatta aylar boyunca sürebilen zihinsel bulanıklık, odaklanma sorunları ve unutkanlık görülebiliyor.

Işık, COVID-19’un sinir sistemi üzerinde dolaylı etkiler yaratabildiğini, ayrıca enfeksiyon sürecinde yaşanan stres, izolasyon, düzensiz uyku ve hareketsizliğin de beyin sisi riskini artırdığını belirtiyor. Özellikle pandemi döneminde bozulan yaşam alışkanlıklarının, bugün hâlâ etkisini sürdürdüğüne dikkat çekiyor.

Hangi faktörler beyin sisini tetikler?

Beyin sisinin tek bir nedeni olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Nihal Işık, birçok biyolojik ve çevresel etkenin birlikte rol oynayabileceğini söylüyor. Uyku kalitesinin bozulması, kronik uykusuzluk ve yüksek stres en yaygın tetikleyiciler arasında yer alıyor.

Bunun yanı sıra menopoz dönemi ve hormonal dalgalanmalar, diyabet, kansızlık, migren, otoimmün hastalıklar, MS ve kanser tedavisi süreci de beyin sisiyle ilişkilendirilebiliyor. Bazı kişilerde depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlar tabloya eşlik edebiliyor.

Işık, yaşam tarzı faktörlerinin de büyük önem taşıdığına dikkat çekerek; yetersiz egzersiz, dengesiz beslenme, az su tüketimi, uzun süre ekrana bakma, alkol kullanımı ve jet lag gibi durumların zihinsel performansı olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.

Ne zaman doktora başvurulmalı?

Zaman zaman yaşanan dalgınlık ya da unutkanlık çoğu kişi için olağan kabul edilebilir. Ancak Prof. Dr. Nihal Işık, şikayetlerin sıklaşması, haftalar boyunca devam etmesi ve günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemesi durumunda mutlaka tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini vurguluyor.

Altta yatan bir hastalığın olup olmadığını belirlemek için kan testleri, nörolojik muayene ve gerekirse görüntüleme yöntemleri kullanılabiliyor. Bu sayede, beyin sisine yol açan temel neden saptanarak hedefe yönelik tedavi planı oluşturulabiliyor.

Beyin sisiyle başa çıkmak mümkün mü?

Tedavide önceliğin altta yatan nedenin düzeltilmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Nihal Işık, bunun yanında yaşam tarzında yapılacak düzenlemelerin de büyük katkı sağladığını ifade ediyor.

Düzenli ve kaliteli uyku, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi, alkolün sınırlandırılması ve stres yönetimi tekniklerinin uygulanması yakınmaları hafifletebiliyor. Günlük bir rutin oluşturmak, aynı anda çok iş yapmaktan kaçınmak, yapılacak işleri küçük parçalara bölmek ve dikkat dağıtıcı unsurları azaltmak zihinsel yükü hafifletiyor.

Beyni aktif tutan alışkanlıklar

Beyin sağlığını destekleyen aktivitelerin önemine dikkat çeken Işık, bulmaca, sudoku, yapboz gibi zihinsel egzersizlerin yanı sıra yeni bir dil öğrenmek, enstrüman çalmak ya da farklı bir hobi edinmenin beyni aktif tuttuğunu söylüyor.

Ayrıca düzenli yürüyüş ve hafif-orta şiddette egzersizlerin beyne giden kan akımını artırarak zihinsel berraklığa katkı sağladığı biliniyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkBeyin sisi kader değil

Prof. Dr. Nihal Işık, beyin sisinin çoğu zaman geri döndürülebilir bir tablo olduğunun altını çiziyor. Erken fark edilip doğru şekilde ele alındığında, hem belirtilerin hafifletilebildiğini hem de kişinin yaşam kalitesinin belirgin biçimde artırılabildiğini vurguluyor.

“Beyin sisi yaşayan kişiler yalnız değil ve bu durum kader değil” diyen Işık, şikayetlerin göz ardı edilmemesi ve gerektiğinde profesyonel destek alınmasının önemini hatırlatıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün