Evde sağlık hizmeti alırken bunları soruyor musunuz?

Pandemi ile birlikte hayatımıza “evde sağlık hizmeti” kavramı da girdi. Hastanelerin yoğun kalabalığından ve hastalık riskinden korunmak isteyen kişiler için basit sağlık hizmetlerini evde almak daha çok tercih edilir hale geldi. Ancak bunu fırsat bilen “korsan”lar evde sağlık hizmetini de suistimal etmenin yolunu buldu. Kimi “ben hemşireyim sağlık hizmeti için yeterim” deyip hastaneden aldığı serumu müşterisine taktı, kiminin ruhsatı yok, kimi sağlık çalışanı bile değil. Yapılan araştırmalara göre büyükşehirlerde evde sağlık hizmeti için ruhsatlı 20’ye yakın kurum varken 300’e yakın da “korsan” yani yasal olmayan sağlık hizmetinin verildiği belirlenmiş. Peki evde sağlık hizmetinde korsanların kurbanı olmamak için nelere dikkat etmek gerekiyor? Bir Adım Sağlık kurucusu Uzman Hemşire Ayşe Şengel ile Editörün Gözünden programında konuştuk.
Uzun yıllar hemşirelik yapan Ayşe Şengel yüksek lisansını Halk Sağlığı alanında tamamlayarak Halk Sağlığı Hemşiresi olarak çalışmalarını sürdürdü. Okullarda ve kurumlarda halk sağlığı üzerine önleyici hemşirelik anlamında eğitimler vermesinin yanı sıra pandemi ile birlikte sağlık hizmetlerinin evde uygulanabilirliği üzerine çalıştı. Bir halk sağlığı inovasyonu olarak “Bir Adım Sağlık”ı kurdu.
Evde sağlık hizmeti nasıl ortaya çıktı?

Türkiye’de evde sağlık hizmeti anlamında çok ciddi eksiklik olduğunu belirten Ayşe Şengel, “Özellikle pandemide ortaya çıktı ki hastaneye gidemiyorsunuz ama sağlığınız işleyen bir süreç. Belirtileriniz devam ediyor, ağrınız varsa geçmemeye devam ediyor ama siz hastaneye gidemiyorsunuz korkunuzdan. “Ama hastanenin buraya gelmesi lazım” diyorsunuz. Aslında Türkiye’de evde sağlık hizmetinin yıllardır yapıldığını belirten Ayşe Şengel, Bir Adım Sağlık ile evde sağlık hizmetlerine inovatif yaklaşım getirdiklerini belirtti.
Evde sağlık denildiğinde ihtiyaç duyan kişilerin gerek hareket edemeyen, evden çıkamayan gerek yaş olsun gerek kronik hastalığı olsun işte yatalak diye ifade ettiğimiz yatılı bakımı evde süren kişilerin yanı sıra aynı zamanda gençlere de, çocuklara da hitap edecek şekilde düşündüklerini belirten Ayşe Şengel, “Örneğin evde düştünüz ve acil durumda kıpırdattığınızda belki hayati bir risk olmasa da ciddi bir kırık riskine devam ediyorsunuz. Evde röntgen çekilmesi bu yüzden çok kıymetli. Doğru tanının ilerlemeden yapılması gibi ya da çok yoğun çalışıyoruz, tanılaması geciken hastalıklarımız olabilir. Check-up çok dile pelesenk olmuş bir kelime de olsa check-up’ın 30 yaş, 40 yaş, 50 yaş gibi kademeli yapılması, kontrollerin yapılması gerekiyor. “Sağlıklıyım hiçbir şeye ihtiyacım yok, spor yapıyorum, sağlıklı besleniyorum, her şeyim yolunda” diye düşünseniz bile gerçekten yolunda mı? Daha sağlıklı nasıl olunabiliyor? Gerçekten buna tik atmak için de evde bu uygulamayı yapmayı öneriyoruz” dedi.
Evde sağlık hizmetinin herkes tarafından evde alınabilecek bir hizmet olduğunu belirten Ayşe Şengel, “Bu demek değil ki hastanelere gidilmesin. Ancak gidemiyorsanız ya da mevcut koşullarınızdan tercih edemiyorsanız aynı standartları evde de sağlayabiliyoruz” dedi.
Evde sağlık hizmeti “sarı serum”dan ibaret değil!
Türkiye’de geçtiğimiz kış evde sarı serum uygulanan kişilerin yaşadığı sağlık sorunlarının basına yansıdığını hatırlattığımız Ayşe Şengel, “Her şeyden önce üstünü koyu koyu çizmek gerekiyor ki evde sağlık hizmeti mutlaka ruhsatlı bir yerden alınmalı. Eve gelen kişi hemşire olmak zorunda. Reçete mutlaka doktor tarafından yazılmış olmalı. Gelen kişiler bu alanda yani evde sağlık alanında deneyimli olmalı. Biz çalışma arkadaşlarımızı seçerken bunlara mutlaka özen gösteriyoruz” diye konuştu.
Sarı serumdan sonra ortaya çıkan alerjik tabloların insanları korkuttuğunu söyleyen Ayşe Şengel, “Alerjik reaksiyon aslında böyle bir şeydir. Serumun en başında da alerji ortaya çıkabilir, en sonunda da ortaya çıkabilir. Bu tür haberler ve olaylar gerçekten ihtiyacı olan kişilerin de bu hizmeti almasına engel oldu. Aslında seruma sarı rengi bir kaç ilaç veriyor. Aslında her sarı rengi veren şey sarı serum değil. İhtiyacınıza yönelik konan ve doktor tarafından kontrol edilen, rengi sarı da olsa bir ruhsatlı bir yerde, bir hemşire tarafından yapılıyorsa, uygulama başından sonuna kadar hemşire refakat ediyor ise sorun yaşanmayacaktır. Ancak pek çok kurumda hemşire takıp gidebiliyor. Bunun olmaması lazım. Alerjik reaksiyon dediğimiz şey ilk saniyede de olabilir, son saniyede de olabilir. İşte o durumda krizi yönetebilmek gerekiyor. Biz bu nedenle uçtan uça defalarca kontrol ediyoruz süreçlerimizi” dedi.
Evde sağlık hizmeti alırken bu sorulara dikkat edin!
Bir Adım Sağlık olarak hizmet almak için arayan kişilere önce detaylı sorular sorduklarını söyleyen Ayşe Şengel, “Bazen arayanlar yoruluyor soruları cevaplamaktan ancak hekimler bu soruların cevaplarına göre tedavileri planlıyor. Örneğin arayan kişi telefonda belirtmedi, hemşiremiz hazırlanan reçeteyi alarak hastamızın yanına gitti ve orada fark ettik ki bir ilaca karşı alerji ortaya çıkabilir. Yeniden hekimimizi arıyor ve yeniden ilaç hastamızın önünde hazırlanıyor. Asla hazır bir ilaçla gidilmiyor ve hemşire ilacın başından sonuna kadar hastanın yanında kalıyor. Ne zaman ki hastamızın güvende olduğundan emin oluyor, hemşiremiz o zaman hastanın yanından ayrılıyor” diye konuştu.
Evde hangi sağlık hizmetleri alınabiliyor?
Evde sağlık denildiğinde bu kimi için evde serum almak olabilir, kimi için yatalak bir hastaya evde bakım anlamına gelebileceğini söyleyen Ayşe Şengel, “Bazı kişiler herkes kendi başına gelen durumla ilgili deneyimini o kelimeyle eşleştiriyor. Siz daha önce serum aldıysanız ya da bununla ilgili bir uygulama aldıysanız bu sizin
için evde sağlık, ya da evde yatalak bir hastanız varsa ve eve bir hemşire refakat ediyorsa bu sizin için evde sağlık. Ama evde sağlık, hastane hizmetlerinin yine doktor kontrolünde hem hastanenin de aslında denetiminde -hastaneye gitmeyin artık sadece bunu alın gibi bir iddiamız yok, olmamalı da zaten. Her şeyin o kontrolle birlikte bir arada olması gerekiyor- uzun dönem bakılacaksa o hastane ortamının evde gerçekleştirildiği bir durum her alan uzmanı için söylüyorum ya da mobil sağlık faaliyetleri dediğimiz ayaktan sürdürebileceğimiz işte kan tahlili uygulamaları, evde uyku testi, EEG, röntgen gibi tüm uygulamalar, evde hekim muayeneleri, online hekim muayeneleri de buna dahil, evde diyetisyen, fizik tedavi uygulamaları gibi uygulamalar, ya da yeni doğum yapmışsınızdır bebeğin bakımından emzirmeye kadar annenin ihtiyacı olan her şey evde de temin edilebilir” dedi.
İlkyardım hatalarımız! Boğulmalarda akciğere su dolmuyor…
Uzman Halk Sağlığı Hemşiresi Ayşe Şengel evde yaptığımız ilk yardım hatalarına da değinerek, “Örneğin yazın boğulmalar çok sık yaşanıyor maalesef ve biz boğulmada akciğere su dolduğunu zannediyoruz. Oysa ki akciğere belki bir çay bardağı kadar su kaçıyor sonra vücut otomatik olarak kapatıyor soluk borusunun girişini. Dolayısıyla boğulmalarda tek yapılması gereken nefes alıp vermek. Sonra kişi öksürerek o suyu dışarı çıkartıyor” dedi.
Burun kanamasında başınızı arkaya vermeyin
Yazın burun kanamalarının da sık görüldüğünü belirten Ayşe Şengel, burun kanaması sıklıkla kılcal damar kanamasından meydana gelir. Amacımız burundan kanın akmasını sağlamak olmalı. Başımızı arkaya verdiğimizde kan akışını beyne yönlendirmiş oluruz ki bu yanlış bir uygulama. Kılcal damar kanaması sıklıkla kendiliğinden geçer. Travma sonrası kanamalarda zaten mutlaka hekime başvurulmalı ama bu süre zarfında da başı asla arkaya eğmememiz gerekir” dedi.
Boğaza bir şey takıldıysa sırta vurmayın!
Hemlich manevrasının hayat kurtardığını belirten Ayşe Şengel, “özellikle çocuklarda küçük gıdalar soluk borusuna kaçarak nefes alınmasını engelliyor. Bu durumda yaptığımız en büyük yanlış sırta vurmaktır. Çünkü kişi zaten yiyecek soluk borusuna kaçtığı için nefes alamıyordur ve siz sırta vurduğunuzda onu daha da aşağıya itmiş olursunuz. Bu durumda yapılması gereken gıdayı soluk borusundan geriye çıkartmaya çalışmaktır” uyarısında bulundu.
Evde sağlığınızı korsana bırakmayın!
Evde sağlık hizmeti alırken aldığınız sağlık hizmetinin ruhsatlı olup olmamasına dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen Ayşe Şengel, “20’ye yakın evde sağlık hizmeti vermek için ruhsat almış kuruluşlar var. Ancak büyükşehirlerde 300’e yakın da ruhsatsız evde sağlık hizmeti verildiği belirlenmiş. Bu durumda bizi arayın. Ücret vermeniz gerekmiyor. Arayın, ücretsiz bilgi alın. Gelelim, doğrusunu anlatalım size. “Artık geldiniz ücret vermem gerekiyor” diye düşünmeyin. Biz bunun için ücret almıyoruz. Hastalığınız ne olursa olsun gerçekten orada ne yapacağınızı bilemiyorsanız bizi arayın. Bunun için bir bedel almıyoruz. Bu bizim sosyal sorumluluğumuz diye düşünüyoruz” diye konuştu.
Bir Adım Sağlık İstanbul dışında da evde sağlık hizmeti veriyor mu?
Bir Adım Sağlık olarak hedeflerinin tüm Türkiye’de evde sağlık hizmeti sunmak olduğunu belirten Ayşe Şengel, “Bir sonraki hedefimiz ise yurtdışında bu hizmeti ulaşılabilir kılmak” diyerek büyüme hedeflerini ifade etti.




