Çin’de Kopan Kulak Geçici Olarak Ayağa Nakledildi
Çin’de yaşanan sıra dışı bir cerrahi müdahale, rekonstrüktif cerrahide ezberleri bozdu.

Ağır bir iş kazasında tamamen kopan bir kulak, doğrudan yerine dikilemediği için aylarca korunmak üzere hastanın ayağına nakledildi. Çinli cerrahlar tarafından uygulanan bu yöntem, tıp literatüründe daha önce rapor edilmemiş bir vaka olarak kayıtlara geçti.
Ağır iş kazası sonrası kritik karar
Çin’in Shandong eyaletinde yaşayan ve yalnızca “Sun” ismiyle anılan kadın hasta, iş yerinde ağır bir makine kazası geçirdi. Kaza sırasında kafa derisinin büyük bir bölümüyle birlikte kulağı tamamen koptu; yüz, boyun ve kafa dokularında da ciddi doku kaybı oluştu.
Shandong Eyalet Hastanesi Mikrocerrahi Ünitesi Başkan Yardımcısı Qiu Shenqiang, kazanın ardından tabloyu şöyle değerlendirdi:
Kafa derisi ve yüz bölgesindeki damar ağı neredeyse tamamen parçalanmıştı. Kulak, kafa derisiyle birlikte ayrılmış durumdaydı ve doğrudan yerine dikilmesi mümkün değildi.
Kulak neden hemen yerine takılamadı
Cerrahi ekip ilk aşamada kulağı doğrudan eski yerine nakletmeyi denedi. Ancak kafa derisindeki damarların büyük bölümünün hasar görmüş olması, kulağın hayatta kalmasını sağlayacak kan dolaşımının kurulmasını imkânsız hale getiriyordu.
Qiu Shenqiang’a göre, kafa ve boyun bölgesinin yeniden dolaşım kazanabilmesi için aylar sürecek bir iyileşme dönemine ihtiyaç vardı. Ancak kopmuş bir organın bu süre boyunca dışarıda bekletilmesi tıbben mümkün değildi. Bu noktada ekip, hastanın kulağını “geçici olarak yaşatacak” bir çözüm arayışına girdi.
Radikal ama hayat kurtaran yöntem: Kulak ayağa nakledildi
Cerrahlar, kulağın canlılığını koruyabilmesi için vücudun başka bir bölgesine geçici olarak nakledilmesine karar verdi. Qiu Shenqiang, bu tercihin rastlantısal olmadığını vurguladı:
Ayağın damar yapısı, kulaktaki atardamar ve toplardamarlarla uyumlu özellikler taşıyordu. Ayrıca ayağın derisi ve yumuşak dokusu, kafa bölgesine benzer incelikteydi.
Bu işlem, tıpta “heterotopik greft” olarak bilinen bir yaklaşımın ileri bir örneğiydi. Heterotopik greftlerde organ, nihai yerine yerleştirilmeden önce vücudun başka bir bölgesinde yaşatılıyor. Ancak bir insan kulağının ayağa nakledilmesi, cerrahların ifadesiyle daha önce uygulanmamış bir yöntemdi.
10 saat süren ameliyat ve mikroskobik mücadele
Operasyonun ilk aşaması yaklaşık 10 saat sürdü. Cerrahlar, kulağın hayatta kalabilmesi için son derece hassas damar bağlantılarını mikroskobik düzeyde tek tek onardı. Ameliyat başarıyla tamamlandı ancak asıl sınav ameliyat sonrası dönemde başladı.
Beşinci günde ciddi bir komplikasyon gelişti. Kulak morumsu-siyah bir renk almaya başladı; toplardamarlar kanı yeterince geri taşıyamıyor, kan kulakta birikiyordu. Qiu Shenqiang, bu sürecin ekip için en kritik anlardan biri olduğunu belirtti.
500’e yakın müdahaleyle kulağı hayatta tuttular
Cerrahi ekip, kulağı kaybetmemek için olağanüstü bir çaba gösterdi. Beş gün boyunca neredeyse 500 ayrı elle boşaltma müdahalesi yapıldı. Amaç, kulakta biriken kanı düzenli olarak uzaklaştırarak dolaşımı ayakta tutmaktı.
Bu yoğun müdahalelerin ardından kulak dokusu yeniden pembeleşmeye başladı ve dolaşım stabilize edildi. Doktorlara göre bu aşama, operasyonun başarısını belirleyen dönüm noktasıydı.
Aylar süren bekleyiş ve yeniden yerine dönüş
Kulağın ayağında güvenli şekilde korunmasının ardından ekip, hastanın kafa derisi ve boyun bölgesini aşamalı olarak onarmaya başladı. Bu süreç aylar sürdü. Kazadan yaklaşık beş ay sonra, kafa ve boyun dokuları kulağın yeniden yerine takılmasına olanak tanıyacak düzeyde iyileşti.
Bunun üzerine kulak, ayağından alınarak asıl anatomik yerine başarıyla nakledildi. Operasyonun ekim ayında tamamlandığı ve hastanın tedavisinin ardından taburcu edildiği bildirildi.
Tıp literatürü için ne anlama geliyor
Bu vaka, rekonstrüktif ve mikrocerrahi alanında yeni bir kapı aralıyor. Qiu Shenqiang ve ekibi, yöntemin her hasta için uygun olmadığını vurgulasa da, ağır doku kayıplarında organların geçici olarak korunabilmesi açısından önemli bir örnek sundu.
Uzmanlara göre bu yaklaşım, gelecekte kulak, burun ya da benzeri kompleks dokuların kurtarılmasında yeni cerrahi stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
Hastanın yüz fonksiyonlarının ve doku bütünlüğünün büyük ölçüde eski haline dönmesi ise, bu sıra dışı müdahalenin yalnızca teknik değil, aynı zamanda klinik açıdan da başarılı olduğunu gösteriyor.



