Günlük Seslere Verilen Aşırı Tepki… Mizofoni Belirtisi Olabilir
Basit Sesler Neden Sinir Bozar? Mizofoni (Ses Hassasiyeti) Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?


Hepimizin sinirini bozan bazı sesler vardır: kalem tıklaması, ağız şapırdatma ya da yüksek sesle nefes alıp verme… Ancak bazı kişiler için bu sesler sadece rahatsızlık değil, öfke patlaması ya da yoğun stres atağı anlamına gelebilir.
Bu durumun adı Mizofoni, yani “ses hassasiyeti.” Uzmanlara göre, basit bir rahatsızlık gibi görünen bu durum aslında tedavi gerektiren nöropsikiyatrik bir tablo olabilir.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, mizofoninin bir “huysuzluk” değil, beyin temelli bir tepki olduğunu belirterek, bu seslerin kişinin sosyal yaşamını derinden etkileyebileceğini söylüyor.
“Mizofoni bir işitme bozukluğu değildir,” diyor Dr. Bayçın. “Sorun sesin kendisinde değil, beynin duygusal merkezi olan amigdalanın bu seslere karşı anormal tehlike sinyali üretmesindedir. Kişi sesi duyduğu anda istemsiz olarak ‘savaş ya da kaç’ tepkisi verir.”
Her Ses Aynı Etkiyi Yaratmaz
Mizofoninin en dikkat çekici özelliği, herkeste farklı seslerle tetiklenebilmesidir.
Bir kişi için çiğneme sesi dayanılmazken, bir diğeri için kalem tıklatma ya da horlama benzer bir etki yaratabilir.
Dr. Sema Bayçın, bu farklılıkların beynin bireysel duyusal algısıyla bağlantılı olduğunu vurguluyor:
“Kimi zaman kişi bu sesleri kontrol altına alamadığı için öfke veya panik hissedebilir. Bu tepkiler bilinçli bir tercih değil, beynin otomatik yanıtıdır. Dolayısıyla birey kendisini suçlamamalı, bunun yönetilebilir bir durum olduğunu bilmelidir.”
Mizofoni yaşayan kişiler genellikle aile yemeklerinden kaçınır, toplu taşımada kulaklık takar veya sessiz ortamlarda dahi tedirgin hisseder. Bu durumun uzun vadede sosyal izolasyona, hatta anksiyete ve depresyona yol açabileceği belirtiliyor.
Günlük Hayatta En Sık Tetikleyen Sesler
Mizofoniyi tetikleyen sesler genellikle insan vücudundan kaynaklanır.
Uzm. Dr. Bayçın, bu seslerin iş ve aile yaşamında çatışmalara neden olabileceğini belirtiyor:
En sık rahatsızlık yaratan sesler şunlardır:
-
Ağız şapırdatma, sakız çiğneme
-
Yüksek sesle nefes alma veya horlama
-
Kalem tıklatma, klavye sesi
-
Burun çekme veya yutkunma
-
Sürekli tekrarlayan mekanik sesler
“Bazı hastalar, bu sesleri duymamak için iş yerinde kulaklıkla çalışmak zorunda kalıyor ya da eşleriyle aynı odada bulunmaktan kaçınıyor,” diyor Dr. Bayçın.
“Bu kaçınma davranışı zamanla yalnızlık duygusunu artırarak ruh sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.”
Mizofoni Beyinde Nasıl Oluşur?
Bilimsel araştırmalara göre mizofoni, amigdala ve ön singulat korteks adı verilen beyin bölgelerinin aşırı uyarılmasıyla ilişkilidir.
Bu bölgeler, duygusal tepkiler ve stres yanıtlarını kontrol eder.
Kısacası, mizofoni yaşayan bir kişi belirli bir sesi duyduğunda beyninde “tehdit varmış gibi” bir alarm sistemi devreye girer.
Dr. Sema Bayçın, bu durumu şöyle açıklıyor:
“Kişi o sesi duyduğunda kalp atışı hızlanır, terleme veya kasılma yaşar. Bu, sanki gerçek bir tehlike varmış gibi beynin alarm durumuna geçmesidir.”
Mizofoni Tedavi Edilebilir Bir Durumdur
Mizofoninin yönetimi, hem psikolojik hem de davranışsal yaklaşımları kapsar.
Dr. Bayçın, tedavi sürecinde kişiye özel bir terapi planının önemine dikkat çekiyor:
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Kişinin sese karşı geliştirdiği olumsuz düşünceleri yeniden yapılandırmayı amaçlar.
Dr. Bayçın’a göre, “Tepkiyi bastırmak değil, tepkiye giden düşünce sürecini yönetmeyi öğrenmek” bu terapinin en önemli kazanımıdır.
Ses Terapisi ve Gevşeme Teknikleri
Özel olarak tasarlanmış yeniden koşullandırma sesleri ile beyin, tetikleyici sesleri daha nötr algılamayı öğrenir.
Ayrıca meditasyon ve nefes egzersizleriyle stresin fizyolojik etkileri azaltılır.
İlaç Desteği
Mizofoni, anksiyete veya depresyon gibi başka psikiyatrik durumlarla birlikte seyredebiliyorsa, kısa süreli ilaç tedavileriyle genel ruh hali dengelenebilir.
“Mizofoni ile Yaşamak Zorunda Değilsiniz”
Dr. Sema Bayçın, mizofoni hastalarının yardım aramaktan çekinmemesi gerektiğini vurguluyor:
“Seslere karşı verdiğiniz bu yoğun tepkiler, hayatınızı kısıtlıyorsa destek alabileceğiniz etkili yöntemler mevcut. Bu durumun üstesinden gelmek mümkün. Yardım almak bir zayıflık değil, çözüm yolunda atılan ilk adımdır.”
Mizofoni, doğru terapi ve yaşam alışkanlıklarıyla büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
Sessizlik bir çözüm değildir — önemli olan, beynin sesi nasıl yorumladığını yeniden şekillendirmektir.



