

Göz çizdirme olarak bilinen lazer ameliyatını geçiren kişilerin ilerleyen yaşlarda katarakt ameliyatı olamayacağı düşüncesi, göz sağlığıyla ilgili yanlış inanışlar arasında yer alıyor. Oysa miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarını düzeltmek amacıyla uygulanan lazer işlemleri, gelecekte katarakt cerrahisi yapılmasına tek başına engel oluşturmuyor. Batıgöz Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, iki ameliyatın gözün farklı yapılarına yönelik olduğunu belirterek geçmişte lazer ameliyatı geçirmiş kişilerin de katarakt cerrahisi olabileceğini, ancak önceki işlemlerin ameliyat planlamasında dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
Göz çizdirmek katarakt ameliyatına engel mi?
Lazerle göz ameliyatı ve katarakt cerrahisi, farklı amaçlarla ve gözün farklı bölümlerine uygulanan işlemler. Halk arasında göz çizdirme olarak bilinen SMILE ve No-Touch gibi lazer uygulamalarında korneanın şekli değiştirilerek kırma kusurlarının düzeltilmesi hedefleniyor. Katarakt ameliyatında ise saydamlığını kaybeden doğal göz merceği çıkarılıyor ve yerine yapay göz içi mercek yerleştiriliyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, bu iki işlemin birbirinden farklı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullanıyor:
“Toplumda daha önce gözünü çizdiren kişilerin ilerleyen yaşlarda katarakt ameliyatı olamayacağı yönünde yanlış bir düşünceyle karşılaşılabiliyor. Oysa lazer ameliyatı korneaya, katarakt ameliyatı ise gözün doğal merceğine yönelik bir işlemdir. Geçmişte lazer ameliyatı geçirmiş olmak, ilerleyen yıllarda katarakt cerrahisi uygulanmasına tek başına engel değildir. Bununla birlikte her hastanın göz yapısı ve mevcut sağlık durumu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.”
Dolayısıyla geçmişte lazerle göz ameliyatı geçirmiş olmak, tek başına katarakt ameliyatının yapılamayacağı anlamına gelmiyor. Önemli noktalardan biri, önceki işlemin ameliyat öncesi değerlendirmede dikkate alınması.
Lazer ameliyatı katarakt gelişimini önler mi?
Lazerle göz ameliyatı, kırma kusurlarını düzeltmeyi amaçlıyor. Katarakt ise gözün doğal merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle ortaya çıkıyor. Bu nedenle lazer ameliyatı geçirmiş kişilerde de ilerleyen yaşlarda katarakt gelişebiliyor.
Doç. Dr. Uğur Ünsal, lazer cerrahisinin amacıyla kataraktın gelişimi arasındaki farkın doğru anlaşılması gerektiğini vurguluyor:
“Lazerle göz ameliyatı, kırma kusurlarının düzeltilmesi için uygulanır. Katarakt ise gözün doğal merceğinde meydana gelen farklı bir durumdur. Bu nedenle daha önce lazer ameliyatı geçirmiş kişilerde de ilerleyen yaşlarda katarakt görülebilir. Lazer ameliyatı, katarakt gelişimini önleyen bir işlem değildir. Geçmişte uygulanan lazer tedavisinin, katarakt ameliyatı planlanırken göz önünde bulundurulması gerekir.”
Bu iki işlemin farklı amaçlara yönelik olması, daha önce lazer ameliyatı geçiren kişilerin ilerleyen yaşlarda katarakt cerrahisi açısından ayrıca değerlendirilmesini önemli kılıyor.
Lazer ameliyatı geçirenlerde katarakt cerrahisi nasıl planlanıyor?
Daha önce lazer ameliyatı geçirmiş kişilerde katarakt cerrahisinin temel aşamaları genel olarak değişmiyor. Bununla birlikte yapay göz içi merceğin numarasının belirlenmesi sırasında korneanın önceki lazer işlemiyle değişmiş olan yapısının dikkate alınması gerekiyor.
Lazer uygulamaları korneanın eğriliğini değiştirebildiği için standart mercek hesaplama yöntemleri, daha önce bu işlemleri geçirmiş bazı gözlerde her zaman yeterli olmayabiliyor. Bu durum katarakt ameliyatının yapılamayacağı anlamına gelmiyor. Geçmiş lazer cerrahisini dikkate alan özel hesaplama yöntemlerinden yararlanılabiliyor.
Doç. Dr. Ünsal’ın aktardığı bilgiler doğrultusunda, ameliyat planlamasında temel konu, önceki lazer işleminin gözde oluşturduğu değişikliklerin değerlendirilmesi ve yapay mercek numarasının buna göre hesaplanması.
“Daha önce lazer ameliyatı geçirmiş olmak, katarakt cerrahisinin gerçekleştirilemeyeceği anlamına gelmez. Ancak korneada meydana gelen değişiklikler, kullanılacak yapay göz içi merceğin numarasının hesaplanmasını etkileyebilir. Bu nedenle ameliyat öncesindeki değerlendirme ve mercek hesaplamalarının, hastanın geçmiş göz işlemleri dikkate alınarak yapılması önemlidir.”
Yıllar önce yapılan göz çizdirme ameliyatı önemli mi?
Lazer ameliyatının üzerinden uzun yıllar geçmiş olması, önceki işlemin katarakt cerrahisi planlamasında dikkate alınması gerekliliğini ortadan kaldırmıyor. Bu nedenle hastanın daha önce SMILE, LASIK, PRK veya benzeri bir lazer işlemi geçirip geçirmediğinin bilinmesi önem taşıyor.
Önceki ameliyatlara ait göz ölçümleri ve tıbbi kayıtlar mevcutsa mercek hesaplamasına katkı sağlayabiliyor. Ancak bu kayıtların bulunmaması, katarakt ameliyatının yapılamayacağı anlamına gelmiyor.
Doç. Dr. Uğur Ünsal, geçmiş göz ameliyatlarına ilişkin bilgilerin hekimle paylaşılmasının önemini şu sözlerle açıklıyor:
“Bir kişinin yıllar önce lazer ameliyatı geçirmiş olması, bugün yapılacak göz değerlendirmesinde dikkate alınması gereken bir bilgidir. Hastaların geçmişte geçirdikleri göz ameliyatlarını ve varsa önceki ölçüm sonuçlarını hekimleriyle paylaşmaları, katarakt ameliyatının planlanmasına katkı sağlayabilir. Önceki ölçümlerin bulunmaması ise tek başına cerrahiye engel oluşturmaz.”
Katarakt ameliyatı kararı nasıl verilmeli?
Göz çizdirme ameliyatı geçiren kişilerin gelecekte katarakt ameliyatı olamayacağı düşüncesi doğru değil. Bununla birlikte katarakt cerrahisinin planlanmasında gözün mevcut durumu, eşlik eden hastalıklar ve ameliyat öncesi değerlendirme sonuçları dikkate alınıyor.
Doç. Dr. Ünsal, göz sağlığıyla ilgili yanlış inanışların kişilerin sağlık kararlarını etkileyebildiğini belirterek, geçmişte lazer ameliyatı geçirmiş olmanın gelecekte katarakt cerrahisine tek başına engel olmadığını ifade ediyor.
Katarakt tanısı ve cerrahi planlamasının her hastanın göz yapısı ve görme gereksinimleri doğrultusunda bireysel olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Daha önce lazer ameliyatı geçirmiş kişilerin geçmiş işlemlerine ilişkin bilgileri göz hekimleriyle paylaşmaları da bu planlamanın önemli bir parçasını oluşturuyor.




