

Donma ve hipotermi, soğuk havalarda en sık karıştırılan iki acil durumdan biri ve özellikle hipotermi belirtileri ile donma belirtileri doğru okunmadığında sonuçlar ağırlaşabiliyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Deniz Demirci, “Hipotermi vücudun tamamını etkileyen bir ısı kaybıdır; donma ise çoğunlukla parmak, ayak parmakları, burun ve kulak gibi uç bölgelerde, soğuğa doğrudan maruziyetle daha hızlı gelişen lokal bir doku hasarıdır” yaklaşımıyla iki tablonun mekanizmasının farklı ilerlediğinin altını çiziyor. Bu ayrım, sadece tanı koymak için değil; ilk yardımda yapılacak doğru hamleyi seçmek için de kritik.
Soğuk, rüzgâr ve nem bir araya geldiğinde vücut ısı kaybını hızlandırıyor. Üstelik yalnızca çok düşük sıcaklıklar değil; ıslak kıyafet, uzun süre hareketsiz kalma, yorgunluk, açlık ve alkol gibi etkenler de riski büyütüyor. Prof. Dr. Demirci’ye göre asıl tehlike, kişinin kendini “sadece üşümüş” sanması ve tablonun ilerlediğini fark etmemesi.
Hipotermi Nedir? Vücut Isısı 35 Derecenin Altına Düşerse Ne Olur?
Hipotermi, vücut ısısının 35°C’nin altına düşmesiyle ortaya çıkan ve tüm organ sistemlerini etkileyebilen tehlikeli bir durum. Normal vücut ısısı 36,5–37,5°C aralığında seyrederken, 35°C’nin altına inilmesiyle vücudun hayati işlevleri aksayabiliyor. Prof. Dr. Deniz Demirci, hipoterminin yalnızca “soğukta kalmak” anlamına gelmediğini; soğuk havalarda uzun süre bulunma, suda uzun süre kalma, yetersiz giyinme, açlık-yorgunluk gibi koşullarda daha kolay gelişebildiğini anlatıyor. Alkol ve bazı ilaçların da ısı kaybını hızlandırabildiği biliniyor.

Hipotermide Vücutta Neler Değişir? Dolaşım, Beyin, Solunum ve Kalp Etkilenir
Vücut ısısı düştükçe savunma mekanizmaları devreye girer. Prof. Dr. Demirci, ilk aşamada damarların daralarak kanı cilt yüzeyinden iç organlara yönlendirdiğini; bunun hayati organları korumaya çalışırken ciltte solukluk, soğukluk ve bazen morarmaya (siyanoz) yol açabildiğini vurguluyor. Isı kaybı uzadığında kan basıncı düşebilir; organlara yeterli kanın gidememesi tabloyu ağırlaştırabilir.
Beyin ve sinir sistemi etkilenmeye başladığında belirtiler daha aldatıcı bir hâl alır. “Vücut ısısı düştükçe beyin işlevleri yavaşlar” ifadesini kullanan Prof. Dr. Demirci, başlangıçta titreme, konuşmada bozulma ve koordinasyon kaybı görülebileceğini; ısı daha da düştüğünde bilinç bulanıklığı, karar verme güçlüğü, hatta bilinç kaybı ve koma riskinin artabileceğini belirtiyor. Önemli bir nokta da şu: Hipotermi ilerledikçe titreme bir süre sonra durabilir; bu durum “iyileşme” değil, aksine daha ağır evreye geçişin işareti olabilir.
Metabolizma yavaşladığında enerji üretimi ve kullanımında bozulmalar yaşanabilir. Prof. Dr. Demirci, kan şekerinde düşme ve metabolik dengesizliklerin tabloya eşlik edebileceğini; solunum hızının azalmasının da oksijen taşınmasını zorlaştırarak şiddetli hipotermide solunumun durmasına kadar gidebileceğini aktarıyor. Kalp ritmi de etkilenir: Nabız yavaşlayabilir, düzensizleşebilir; ağır hipotermide aritmi ve kalp durması riski oluşabilir.
Donma Nedir? Uç Bölgelerde Sessiz Başlayıp Doku Kaybına Gidebilir
Donma, vücudun tamamını değil; çoğunlukla soğuğa doğrudan maruz kalan bölgeleri etkiler. Rüzgârlı ve nemli ortamda çıplak cildin soğuğa temas etmesiyle hızlanır. Prof. Dr. Demirci, donmada temel mekanizmanın damarların aşırı daralmasıyla dokulara giden kanın azalması olduğunu, bunun da doku hasarına ilerleyebildiğini ifade ediyor. Ağır olgularda nekroz (doku ölümü) gelişebilir ve geç kalındığında doku kaybı riski doğabilir.
Donma Belirtileri ve Hipotermi Belirtileri Nasıl Ayırt Edilir?
Karışıklık burada başlıyor: Üşüyen kişi hem hipotermiye yaklaşabilir hem de uç bölgelerde donma başlayabilir. Prof. Dr. Deniz Demirci’nin tarifleriyle pratik ayrım şöyle:
Hipotermi belirtileri (genel tablo):
-
Başlangıçta titreme, yorgunluk, uyuşma, baş dönmesi
-
Konuşmada bozulma, sakarlık, koordinasyon kaybı
-
Orta düzeyde titremenin durması, düşünmenin yavaşlaması, nefes almanın zorlaşması, nabzın yavaşlaması
-
İleri düzeyde bilinç kaybı, koma riski ve kalp durmasına kadar gidebilen ağır tablo
Donma belirtileri (lokal tablo):
-
Başlangıçta cildin soğuması, beyazlaşması, uyuşma ve karıncalanma
-
İlerlemede cildin sertleşmesi, morarma, “buz gibi” his, ağrı/yanma
-
Şiddetli donmada şişlik, kabuklanma, doku ölümü (nekroz) riski
Kısaca: Hipotermide tüm vücut “yavaşlar”; donmada tek bir bölge “donar ve sertleşir.”
İlk Müdahalede En Büyük Hata: Hızlı ve Yanlış Isıtma
Hipotermide amaç vücut ısısını yavaşça yükseltmektir. Prof. Dr. Demirci, sıcak ve kuru bir ortama alınmayı, ıslak kıyafetlerin çıkarılmasını, ısınma battaniyesi gibi kontrollü yöntemleri ve mümkünse sıcak içeceklerle desteklenmesini anlatıyor. Ancak “bir anda aşırı ısıtma” dolaşımı olumsuz etkileyebileceği için dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Donmada ise kritik nokta, donmuş bölgeyi tekrar soğuğa maruz bırakmamak ve doğrudan yüksek ısı uygulamaktan kaçınmaktır. Ilık suyla kontrollü ısıtma yaklaşımı öne çıkar; şiddetli olgularda doku hasarı gelişebileceği için tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.
Soğuk Havada Korunma: Basit Önlemler Büyük Fark Yaratır
Prof. Dr. Deniz Demirci’ye göre korunmanın temeli; uygun katmanlı giyinme, rüzgâr ve neme karşı koruyucu dış katman kullanma, uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınma ve ıslak kıyafeti hızla değiştirme gibi adımlardan geçiyor. Özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve açık arazide çalışanlar için risk daha yüksek olduğundan, erken belirtilere karşı farkındalık hayati önem taşıyor.



