BeslenmeGenel Sağlık

Diyabet Hastalarının Bu Hataları Riski Arttırıyor

Dyt. Harika Özkaya Yurttadur

Diyabet hastalarında sık görülen beslenme hataları, kan şekeri kontrolünü zorlaştırarak hem günlük yaşamı hem de uzun vadeli diyabet yönetimini olumsuz etkileyebiliyor. Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Harika Özkaya Yurttadur, diyabet yönetiminde beslenmenin ilaç tedavisi kadar kritik olduğunu vurguluyor ve küçük görünen yanlışların bile kan şekeri dengesini bozarak komplikasyon riskini artırabileceğini belirtiyor. Yurttadur’a göre diyabetli birçok kişi farkında olmadan aynı temel hataları tekrar ediyor.

Aşağıda diyabet hastalarının en sık yaptığı 10 beslenme hatası ve yerine konabilecek daha doğru yaklaşımlar yer alıyor.

1. Diyabette kahvaltıyı atlamak kan şekerini nasıl etkiler?

Diyabet yönetiminde kahvaltıyı atlamak, sanılandan çok daha büyük bir problem.
Gece boyunca süren uzun açlık dönemi, sabaha karşı vücudun glikojen depolarından kana daha fazla şeker salmasına neden olabiliyor. Sabah kahvaltısı yapılmadığında bu dalgalanma daha da belirgin hâle geliyor ve gün boyu kan şekeri dengesini korumak zorlaşıyor.

Dyt. Yurttadur, kahvaltı yapmayan diyabetlilerde HbA1c değerlerinin ve gün içi şeker dalgalanmalarının daha yüksek seyrettiğini gösteren çalışmalar olduğuna dikkat çekiyor. Güne; yumurta, peynir gibi protein kaynakları, avokado, zeytin, ceviz gibi sağlıklı yağlar ve tam tahıllı ekmek, yulaf, kepekli galeta gibi lifli karbonhidratlarla başlamak, kan şekeri kontrolünü destekleyen temel adımlardan biri.

2. “Şekersiz” ürünlerin diyabet dostu olduğunu sanmak

diyabet, kan şekeri, beslenme,

Diyabet hastalarının sık yaptığı hatalardan biri, “şekersiz” etiketi taşıyan her ürünü güvenle tüketebileceğini düşünmek.
Oysa birçok şekersiz ürün; tatlandırıcı kullansa bile yüksek miktarda karbonhidrat, yağ veya kalori içerebiliyor. Bu tür ürünler fazla tüketildiğinde kan şekerinde yükselmelere ve kilo artışına yol açabiliyor.

Dyt. Yurttadur, bazı yapay tatlandırıcıların iştahı artırabileceğini ve tatlı isteğini canlı tutabileceğini hatırlatıyor. Bu nedenle diyabetlilerin paketli ürünlerde sadece “şekersiz” ibaresine değil, etiket üzerinde karbonhidrat ve kalori miktarına da dikkat etmesi gerekiyor. Esas olan, doğal ve dengeli bir beslenme planını temel almak ve işlenmiş şekersiz ürünleri ölçülü tüketmek.

3. Diyabette lif tüketimini ihmal etmek

Yetersiz lif alımı, diyabetli bireylerde kan şekeri kontrolünü zorlaştıran önemli bir etken.
Çözünür lifler, sindirimi yavaşlatarak glikozun kana daha dengeli geçmesini sağlıyor ve ani yükselmeleri önlüyor. Lif aynı zamanda tokluk süresini uzatarak gereğinden fazla yemeyi önlüyor ve kilo kontrolüne destek oluyor.

Bezelye, kuru fasulye, barbunya, yulaf, bazı sebze ve meyveler gibi liften zengin besinler; yemek sonrasında kan şekerinin daha yavaş yükselmesine yardımcı oluyor. Dyt. Yurttadur, birçok diyabetlinin sebze, tam tahıllar ve baklagilleri yeterli miktarda tüketmediğini; bunun hem kan şekeri dalgalanmalarını hem de bağırsak sağlığını olumsuz etkilediğini vurguluyor.

4. Porsiyon kontrolü yapmadan “sağlıklı” yemek

Sadece sağlıklı gıdaları tercih etmenin tek başına yeterli olmadığını hatırlatan Yurttadur, porsiyon kontrolü yapılmadığında en masum görünen tabakların bile kan şekerini zorlayabileceğini belirtiyor.

Karbonhidrat ve yağ açısından zengin büyük öğünler:

  • Kan şekerinde ani yükselmelere,

  • Zamanla kilo artışına,

  • Diyabet yönetiminin zorlaşmasına

neden olabiliyor. Bu nedenle tabaktaki besinlerin türü kadar miktarı da önemli.

5. Sıvılardan alınan “gizli kalorileri” fark etmemek

Diyabet hastaları bazen enerjiyi sadece katı gıdalardan aldığını düşünse de, çay, kahve, meyve suyu, gazlı içecek ve hazır içeceklerdeki şeker ve kremalar günlük kalori alımını hızla artırabiliyor.

Dyt. Yurttadur,
sıvı formdaki şekerlerin çok hızlı emildiğini ve bu nedenle kan şekerinde ani yükselmeler oluşturabildiğini vurguluyor. İçecek seçiminde şekersiz, sade, mümkün olduğunca doğal seçeneklere yönelmek diyabet kontrolünü kolaylaştırıyor.

6. Hangi besinlerin karbonhidrat içerdiğini bilmemek

Birçok kişi karbonhidrat denince sadece ekmek, pilav veya makarnayı düşünüyor.
Oysa süt, yoğurt, bazı sebzeler, meyveler, paketli atıştırmalıklar ve içeceklerin önemli bir kısmı da karbonhidrat kaynağı.

Dyt. Yurttadur,
aynı öğünde birden fazla karbonhidrat kaynağını bir arada tüketmenin kan şekerinde hızlı yükselmeye neden olabileceğini hatırlatıyor. Özellikle:

  • Meyve suyu, smoothie ve sütlü içecekler,

  • “Diyet” veya “az şekerli” ambalajlı ürünler,

  • Kraker, bisküvi, bar tarzı atıştırmalıklar

gözden kaçan karbonhidrat yükleri olabiliyor.
Bu nedenle hangi besinlerin karbonhidrat içerdiğini bilmek ve öğünlerdeki toplam karbonhidrat miktarını dengelemek, kan şekeri dalgalanmalarını yönetmenin en etkili yollarından biri.

7. Yetersiz su içmek

Diyabetli bireyler için yeterli su tüketimi sandığından daha önemli.
Yurttadur, suyun kanda biriken fazla glikozun idrar yoluyla atılmasına yardımcı olduğunu, bu sayede hiperglisemi riskinin azalabileceğini belirtiyor. Genel öneri, günlük en az 2,5 litre su tüketimi. Çay, kahve, meşrubat gibi içecekler su yerine geçmiyor; suyun ayrıca içilmesi gerekiyor.

8. Öğün atlamak ve sonrasında aşırı yemek

Gün içinde özellikle kahvaltı veya öğle yemeğini atlamak, diyabet kontrolünü zorlaştıran yaygın bir davranış. Uzun süre aç kalmak, kan şekerinin düşmesine; ardından bir sonraki öğünde aşırı yeme eğilimine neden olabiliyor.

Yanlış ara öğün tercihleri de tabloyu daha da zorlaştırıyor. Çikolata, şekerli içecekler, paketli atıştırmalıklar kan şekerini hızla yükseltiyor ve kısa süre içinde yeniden açlık hissi yaratıyor. Diyabet yönetiminde:

  • Öğünleri atlamamak,

  • Ara öğünlerde meyve + süt/yoğurt, çiğ kuruyemiş gibi dengeli kombinasyonlar seçmek

kan şekeri kontrolü için temel bir strateji.

9. Yağ türüne dikkat etmemek

Yağ tüketiminde sadece miktara değil, yağın kalitesine de bakmak gerekiyor.
Doymuş ve trans yağ içeren gıdalar (kızartmalar, işlenmiş etler, paketli hamur işleri), hem kalp-damar hastalıkları riskini artırıyor hem de kilo kontrolünü zorlaştırıyor.

Dyt. Yurttadur, diyabetli bireylerin beslenmesinde:

  • Zeytinyağı,

  • Avokado,

  • Fındık, badem, ceviz,

  • Somon, uskumru gibi yağlı balıklar

gibi sağlıklı yağ kaynaklarının yer almasının, hem kalp damar sağlığını hem de kan şekeri dengesini desteklediğini vurguluyor.

Youtube Editörün Gözünden Link10. Profesyonel beslenme desteği almamak

Diyabet kronik bir hastalık olduğu için, beslenme düzeni de kişiye özel olmalı.
Kendi kendine diyet denemeleri, kulaktan dolma bilgilerle kısıtlayıcı listeler yapmak veya tamamen serbest bir beslenme sürdürmek, çoğu zaman kan şekeri dalgalanmalarına ve uzun vadede komplikasyon riskine neden oluyor.

Dyt. Harika Özkaya Yurttadur,
uzman bir diyetisyenden alınan bireysel beslenme planının hem kan şekeri kontrolünü hem de sağlıklı kilo yönetimini desteklediğini; profesyonel rehberlik olmadan yapılan denemelerin yanlış alışkanlıkları kalıcı hâle getirebileceğini belirtiyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün