Türkiye’de Her 5 Yetişkinden Biri Diyabetli
Prof. Dr. Rüştü Serter: “Tedavi edilmeyen prediyabet, sessizce diyabete dönüşüyor.”


Diyabet, vücudun tüm organ sistemlerini etkileyen, sessiz ama ilerleyici bir hastalık. Acıbadem Fulya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter, Türkiye’nin Avrupa’da diyabetin en sık görüldüğü ülkelerden biri olduğuna dikkat çekerek, “Ülkemizde 38 yaş üzeri her 5 kişiden biri diyabet hastası. Ayrıca 4 milyondan fazla kişide de gizli şeker yani prediyabet bulunuyor. Bu tablo, halk sağlığı açısından alarm verici bir noktada.” diyor.
Serter’e göre diyabet sadece kan şekeriyle ilgili bir sorun değil; kalp, damar, böbrek, göz ve sinir sistemini tahrip eden çok yönlü bir hastalık. Uzman, “Hipertansiyon, inme, kalp yetmezliği, körlük ve böbrek yetmezliği diyabetin en ağır sonuçları arasında. Ayrıca kapanmayan yaralar ve bacak ampütasyonları da hastalığın geç teşhis edilmesiyle ortaya çıkabiliyor.” diye belirtiyor.
Diyabet Artışında Endişe Verici Hız
Türkiye’de 20-80 yaş arası diyabetli sayısının 2030 yılına kadar 10,8 milyona ulaşması bekleniyor. Prof. Dr. Serter, bu artışın en önemli nedenlerinin sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve obezite olduğunu belirtiyor.
“Eskiden Tip 2 diyabet sadece yetişkinlerde görülürken, artık çocukluk çağında da görülmeye başlandı. Bu durum, yaşam tarzı değişikliğinin acil bir zorunluluk olduğunu gösteriyor.”
Prediyabet: Görünmeyen Tehlike
Prediyabet, halk arasında “gizli şeker” olarak biliniyor. Kanda glikoz seviyesi yüksek olsa da henüz diyabet tanısı konulmamış bu kişilerde hastalık sinsi şekilde ilerliyor.
Prof. Dr. Serter, “Prediyabetin belirtileri genellikle göz ardı edilir. Oysa gün içinde sık acıkma, tatlı yeme isteği, yemek sonrası uyku hali, kilo vermekte zorlanma ve halsizlik bu durumun habercisi olabilir. Şeker yükseldikçe sık idrara çıkma, çok susama, ellerde ve ayaklarda yanma veya uyuşma gibi belirtiler görülür. Bu dönemde önlem alınmazsa diyabet kaçınılmaz hale gelir.” ifadelerini kullanıyor.
Diyabetten Korunmak İçin 6 Etkili Önlem
1. Glisemik indeksi yüksek gıdalardan uzak durun
Diyabetten korunmanın ilk adımı doğru beslenme alışkanlığı. Prof. Dr. Serter, beyaz ekmek, poğaça, kek, beyaz pirinç gibi glisemik indeksi yüksek karbonhidratların hızla kana karışarak insülin direncini artırdığını söylüyor.
“Bu tür gıdalar yerine tam tahıllar, sebze ve lif oranı yüksek besinler tercih edilmeli. Risk grubundaki kişiler, beslenme konusunda eğitim almalı ve farkındalıklarını artırmalı.”
2. Tıka basa yemek yerine doyum hissine odaklanın
Yemek miktarının en az türü kadar önemli olduğunu vurgulayan Serter, “Tıka basa yemek yerine sadece açlığı giderecek kadar gıda almak hedeflenmeli. En sağlıklı yiyecek bile aşırı tüketilirse kilo alımına yol açar. Fazla kalori, insülin direncini artırır.” diyor.
3. Düzenli egzersiz yapın
Fiziksel aktivite, diyabet riskini azaltan en güçlü faktörlerden biri.
“Haftada en az üç gün birer saat tempolu yürüyüş yapılmalı. Kasların aktif kullanımı vücuttaki yağlanmayı önler, glikozun daha verimli kullanılmasını sağlar. Egzersiz sadece kilo kontrolü değil, aynı zamanda insülin duyarlılığı için de hayati önem taşır.”
4. Kan şekeri ölçümlerinizi düzenli yaptırın
Serter, özellikle fazla kilolu bireylerin ve ailesinde diyabet öyküsü bulunanların düzenli aralıklarla kan şekeri ve insülin düzeylerini ölçtürmesi gerektiğini söylüyor.
“Bu kontroller erken dönemde riskin fark edilmesini sağlar. Özellikle bel çevresi kalınlaşmış bireylerde insülin direnci sıklıkla görülür.”
5. Alkolden uzak durun
Aşırı alkol tüketimi, karaciğer yağlanmasını ve insülin direncini tetikliyor. Prof. Dr. Serter, “Alkol, vücudun metabolik dengesini bozar. Özellikle prediyabet evresinde alkol, diyabete geçişi hızlandırabilir.” diyor.
6. Gerekirse ilaç tedavisine başlayın
Bazı durumlarda diyet ve egzersiz yeterli olmayabiliyor.
“Doktor tarafından uygun görülürse, ilaç tedavisi diyabet gelişimini engelleyebilir. Ancak önemli olan bu süreci ‘ömür boyu sağlıklı yaşam tarzı’ olarak benimsemektir. Diyet ve egzersiz bırakıldığında riskler hızla geri döner.”
Tip 2 Diyabet Artık Çocuklarda da Görülüyor
Uzmanlara göre, özellikle son 10 yılda çocukluk çağında obezitenin artması, Tip 2 diyabetin erken yaşlara inmesine neden oldu. Prof. Dr. Serter, “Gazlı içecekler, paketli gıdalar ve hareketsiz yaşam, çocuklarda karın bölgesi yağlanmasını artırıyor. Bu tablo ilerleyen yaşlarda kalıcı diyabet riskini doğuruyor.” diyor.
Diyabet Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Tedavi edilmeyen diyabet; kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, körlük, sinir hasarı ve cinsel işlev bozukluğu gibi ciddi sonuçlara yol açıyor.
“Kan şekeri uzun süre yüksek kaldığında, damar iç yüzeyi zarar görür. Bu da kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliği gibi hastalıkların temelini oluşturur.”
Serter’e göre, diyabet bir kez başladıktan sonra düzenli kontrol ve yaşam tarzı değişikliği yapılmadığı sürece hastalık ilerlemeye devam eder.
Diyabetten Korunmak Mümkün
Diyabet genetik bir yatkınlık taşısa da, yaşam biçimiyle kontrol altına alınabiliyor.
Uzmanların ortak görüşü net: Doğru beslen, hareket et, ölçüm yaptır, alkolü azalt.
Prof. Dr. Rüştü Serter’in sözleriyle:
“Diyabeti önlemenin yolu, onu beklememekten geçiyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarını ne kadar erken kazanırsak, diyabetten o kadar uzak kalırız.”



