Kalabalık alanlarda Uyuz ve Bit Salgını

Okulların açılmasıyla birlikte sadece solunum yoluyla bulaşan hastalıklar artmadı. Uyuz ve bit gibi parazit kaynaklı vakaların görülme sıklığı da artış gösterdi. Öyle ki dermatoloji poliklinikleri şu sıralar bu şikayetlerle dolup taşıyor. Hem bit hem de uyuzda başlıca belirti ise kaşıntı. Peki uyuz ve bit nasıl fark edilir, nasıl tedavi edilir? Soruların yanıtını Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekayi Kutlubay’dan aldık. Editörün Gözünden’de konuğumuz olan Prof. Dr. Zekayi Kutlubay her iki hastalıkta en sık yapılan hataları anlattı.
Uyuz tedavisinde bu hatayı sık yapıyoruz!
Günde 2 ya da 3 ailenin uyuz şikayetiyle kliniğe başvurduğunu belirten Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, “Aileler çocuklardan yetişkinlere kadar tamamen kaşınabiliyorlar. Bu aile bireyleri doktorlara da görünmüşler ve fakat direnç geliştiği için kaşıntı uzun süre geçmeyebiliyor. Daha doğrusu dirençli uyuz vakası dediğimiz vakaların önemli bir kısmı tedaviyi doğru uygulamıyor. Öncelikle uyuzun ne olduğuna bakmak lazım. Uyuz bir parazit. 0,2 milimetrelik bu paraziti biz ancak mikroskopla görebiliyoruz. Burada salgına neden olan dişi uyuzlardır. Dişiler bulaştıktan sonra deri altında tünel kazıyorlar. Bu tünel 5 ile 15 mm uzunluğunda tüneller olur. Tünellerin içerisine hem yumurtalarını bırakırlar, hem de dışkılarını. Yumurtalar ortalama 1 hafta içerisinde olgunlaşarak deri dışına çıkmaya başlıyorlar. Orada deri dışında erkekler ve dişiler çiftleşiyor, dişiler tekrar tünel kazıp yumurta bırakıyor vs. derken bu döngü bu şekilde devam ediyor. Genelde geceleri tünel kazdıkları için de kaşıntılar gece artış eğiliminde oluyor. Öyle ki bu kaşıntı uykudan uyandıracak şekilde şiddetli olur. Uyuzun ayırıcı belirtisi ise kaşıntının daha çok ellerde, parmak aralarında, el bileğinde, kıvrım bölgelerinde, erkeklerin genital bölgesinde, kadınlarında meme başı dediğimiz bölgelerinde küçük küçük sivilce benzeri su toplayan kabarcıklar tarzındadır” diye konuştu.
Uyuzun bir kişiden bir kişiye bulaşmasının kısa süreli temaslarla olmayacağının altını çizen Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, “En az 15 dakikalık bir deri teması olması gerekir. Aynı yatakta yatmak, aynı kıyafeti giymek, aynı eşyaları, havluyu kullanmak gibi… Bu parazitler 3 ya da 4 günden fazla dış ortamda canlı kalamıyor. Biz bu özelliği tedavide kullanıyoruz. Ailede birinde uyuz vakası görüldüğünde tüm çarşaf ya da kullanılan eşyaların naylon poşette 3-4 gün bekletilmesini ya da en az 60 derecede yıkanmasını isteriz. Bunun yanı sıra uyuz tedavisinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta belirti olsun ya da olmasın aile bireylerinin aynı ayna tedaviyi uygulamasıdır. Aksi halde bireylerden biri tedaviyi uyguluyor ama o sıra başka bireye geçmiş oluyor, sonra yeniden başkasına derken döngü devam ediyor. Bunun yanı sıra ilaçların da doğru kullanılması gerekli. Uyuz tedavisinde hastaya şunu deriz; “eve git, banyo yap ve evdeki herkes banyo yapsın. Banyodan sonra çeneden aşağı ayak tabanına kadar her yere ilacı sürün. Bu ilacı 2 gün sonra yeniden sürmesini isteriz. Ama arada banyo yapılmayacak. Ancak sıklıkla şu hatayı yapıyorlar. İlacı sürdüler, sonra tuvalete giriyorlar ellerini yıkıyorlar, ilaç gittiği için etkinliği kayboluyor. Oysa ilacı yenilemesi gerekiyor. Bu kürü 2 hafta boyunca kullandırıyoruz. Bunun yanı sıra ağızdan alınan hapımız var. Onun da kuralları var. 5 yaşın üstündekilere 15 kilonun üstündekilere bir tablet olarak veririz. Mesela 60 kilo olan biri 4 tablet yutmalı. Bir hafta sonra yeniden gibi… Ancak dikkat edilmesi nokta kaşıntının hemen geçmeyecek olması. Uyuzun kaşıntısı bir süre daha devam eder. Eğer 1 ay sonra halen döküntüler ve kaşıntı aynı şiddette devam ediyorsa yeniden tedavi düzenleyebiliriz” diye konuştu.
Uyuz tedavisinden sonra okula ne zaman gidilebilir?
Hastaların sık sorulan sorularından birinin de okula ya da işe ne zaman gidilebileceği olduğunu belirten Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, “Eğer doğru dozda yuttuysa 3 günden sonra 4. gece banyo yapıldıktan sonra artık görüşülebilir. İçleri rahat olsun. Ama mutlaka bir hafta sonraki ikinci kürün aksatılmaması gerekiyor. Yine tedavi bitene kadar kimseyle temas edilmemesi de önemli” dedi.
Biti kolay göremezsiniz ama sirkeyi fark edersiniz!
Biti görmenin çok zor olduğunu ancak bit yumurtasının yani sirkenin görülebileceğini belirten Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, “Sirke saç teline çimento gibi yapışık olur. Kıla tutunur ve sabittir. Bunu kepekten kolayca ayırt edersiniz. Kepeği çektiğinizde gelir, sirke ise gelmez. Üzerine bastığınızda da çıt sesi ile kırıldığını duyarsınız. Saç biti daha çok enseye ve kulak arkalarına yuvalanır. Saç köklerine daha çok yerleşir. Özellikle kız çocuklarında ensede iki kürek kemiğinin arkasındaki o bölge çok kaşınır. Tırnak izlerini görebilirsiniz. Öyle bir durumda hemen saç diplerine bakın. Çoğunlukla bit çıkar” diye konuştu.
Uyuz ve bitin kişisel hijyene dikkat etmekle ilgisi yok!
Uyuz ve bit çıkmasının kişilerin kendi öz bakımlarından bağımsız ortaya çıkabileceğini söyleyen Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, “Bunlar parazit çünkü. Bulaştığı kişilerde kendi varlıklarını devam ettirmeye odaklanırlar. Kişinin bakımı ya da bakımsızlığı parazitin varlığını etkilemez” dedi.



