Genel Sağlık

“KİMSE ANLAMASIN” ESTETİĞİ NEDİR?

Estetik cerrahide “daha fazlası” anlayışı yerini giderek daha doğal sonuçlara bırakıyor.

Op. Dr. Fırat Özer

Estetik cerrahide “daha fazlası” anlayışı yerini giderek daha doğal sonuçlara bırakıyor. Belirgin şekilde değişmiş bir görünüm yerine, kişinin yüz ifadesini ve anatomik özelliklerini koruyan, dışarıdan bakıldığında estetik müdahale yapıldığı anlaşılmayan sonuçlar öne çıkıyor. Bu değişim yüz gençleştirmeden burun estetiğine, göz kapağı operasyonlarından vücut şekillendirmeye kadar pek çok uygulamanın planlanışını da etkiliyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi Estetik ve Plastik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Fırat Özer, estetik cerrahide yeni dönemin temel yaklaşımının kişiyi değiştirmek değil, daha doğal ve dinç bir görünüm sağlamak olduğunu ifade ederek “kimse anlamasın” estetiğinin neden giderek daha fazla tercih edildiğini anlattı.

Estetikte amaç yapay bir değişim değil, daha iyi görünmek

Estetik cerrahide yaklaşık iki yıl öncesine kadar daha belirgin ve fark edilir değişimlerin ön planda olduğunu aktaran Op. Dr. Fırat Özer, son dönemde doğal sonuçlara yönelik belirgin bir dönüşüm yaşandığını ifade etti.

“Zaman içerisinde daha abartılı sonuçların yerini, kişinin kendi anatomisini ve karakteristik özelliklerini koruyan doğal değişimler almaya başladı. Bu dönüşümle birlikte estetik cerrahide ‘kimse anlamasın’ yaklaşımı da giderek popülerleşti. Yapay değişimler yerine kişinin doğal görünümünü koruyan sonuçlar tercih edilmeye başlandı.”

“Kimse anlamasın” estetiğinde hangi operasyonlar öne çıkıyor?

Dünyada en fazla uygulanan cerrahi işlemler arasında göz kapağı estetiği, liposuction, meme büyütme, skar revizyonu ve rinoplastinin yer aldığını belirten Dr. Fırat Özer, kadınlarda liposuctionın ilk sırada olduğunu, bunu göz kapağı estetiği ve meme büyütmenin takip ettiğini aktardı. Erkeklerde ise göz kapağı estetiğinin ilk sırada, ardından jinekomasti ve skar revizyonunun geldiğini ifade etti.

Doğallığın vücudun görünen bölgelerinde özellikle önem taşıdığını belirten Dr. Özer, bunun aslında tüm estetik operasyonlar için geçerli bir prensip olduğunu söyledi.

“Geçmişte oldukça büyük meme implantları tercih edilebiliyordu. Ancak memelerin doğal anatomik sınırlarının çok üzerinde büyütülmesi, kişinin genel vücut oranlarıyla uyumsuz bir görünüm oluşturdu. Bugün ise daha ölçülü, vücut yapısıyla uyumlu ve dışarıdan bakıldığında ‘estetik yaptırmış’ gibi görünmeyen sonuçlar tercih ediliyor.”

Doğal görünüm, kişinin anatomisini korumaktan geçiyor

Estetik cerrahide başarının modaya uygun tek tip görünümler yaratmak olmadığını ifade eden Op. Dr. Fırat Özer, kişinin kendine özgü anatomik oranlarının, mimiklerinin ve yüz ifadesinin korunmasının önemine dikkat çekti.

“Operasyonun asıl amacı hastanın yüzünü değiştirmek veya herkesi aynı kalıba sokmak değil. Yaşlanmaya bağlı oluşan deformasyonları düzeltirken bireyin kendi tabiatına ve yüz yapısına tam uyumlu, doğal sonuçlar elde etmek gerekiyor.”

Yüz ve dudak estetiğinde de doğal anatomik oranların korunmasının önem taşıdığını belirten Dr. Özer, bazı dolgu uygulamalarında üst dudağa gereğinden fazla hacim verilmesinin doğal oranları bozabildiğini ifade etti.

estetik, operasyon,Aynı durumun burun estetiği için de geçerli olduğunu aktaran Dr. Özer, “Karşıdan bakıldığında burun deliklerinin belirgin şekilde görüldüğü, çok fazla kalkık burunlar doğal anatomik yapıya uygun değildir. Halk arasında ‘Barbie burnu’ olarak tarif edilen bu görünüm her yüz için uygun değildir. Estetik cerrahide başarı, modaya uygun tek tip bir görünüm oluşturmak değil, kişinin yüzüyle ve anatomisiyle uyumlu bir sonuç elde etmektir.”

“Mini dokunuşlar” herkese uygun olmayabilir

Plastik cerrahinin önemli hedeflerinden birinin mümkün olduğunca az iz bırakarak etkili sonuç elde etmek olduğunu belirten Dr. Fırat Özer, uygulanacak yöntemin ise öncelikle dokuların durumuna göre belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Yüzünde ileri derecede sarkma bulunan bir kişiye yalnızca mini dokunuşlar dediğimiz sıvı yüz germe uygulamaları veya çeşitli cihazlarla etkili ve kalıcı bir değişim sağlamak mümkün olmayabilir. Böyle bir hastanın ihtiyacı yüz germe ameliyatı olabilir. Bu nedenle estetik cerrahide başarının temelinde doğru tanı ve doğru tedavi bulunuyor. Her hastaya aynı işlemi uygulamak yerine, kişinin anatomik durumuna uygun yöntemi belirlemek gerekir.”

Modern yüz germe tekniklerinde hedef doğal görünüm

Yüz yaşlanmasının yalnızca ciltte meydana gelmediğini, cilt altındaki derin dokularda da zaman içerisinde gevşeme ve sarkmalar oluşabildiğini belirten Dr. Özer, yüz germe operasyonlarında bu dokuların da değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

“Yüz germe ameliyatlarında yalnızca cildi çekmek yerine, yaşlanma sürecinden etkilenen daha derin dokuların da değerlendirilmesi önem taşıyor. Dual plan olarak adlandırılan teknikte daha az kesiyle daha etkili sonuçlar elde etmek mümkün. Bu yaklaşımda yüzün farklı anatomik katmanları değerlendirilerek gerekli onarımlar gerçekleştiriliyor.”

Gelişen anestezi tekniklerinin de cerrahların daha konforlu çalışmasına katkı sağladığını ifade eden Dr. Özer, yüz germe operasyonlarında temel hedefin yüzü yalnızca germek olmadığını vurguladı.

“Buradaki temel hedef yüzü germek değil, yüzün yaşlanmayla birlikte bozulan anatomik yapısını mümkün olduğunca doğal biçimde yeniden düzenlemek.”

Sosyal medya filtreleri estetik beklentileri değiştiriyor

Sosyal medya ve yapay zekâ filtrelerinin estetik beklentileri de değiştirdiğine dikkat çeken Op. Dr. Fırat Özer, her estetik talebin doğru veya uygulanabilir bir talep olmadığını ifade etti.

“Sosyal medya ve yapay zekâ filtreleri, gerçekte ulaşılması mümkün olmayan kusursuz yüz algıları oluşturarak estetik beklentileri değiştirebiliyor. Bu nedenle estetik cerrahide yalnızca hastanın talebine değil, anatomik uygunluğuna ve beklentilerinin gerçekçi olup olmadığına da bakmak gerekir.”

Özellikle genç hastalarda bu değerlendirmenin büyük önem taşıdığını belirten Dr. Özer, gerektiğinde cerrahın bir operasyonu önermemesinin de iyi hekimliğin parçası olduğunu söyledi.

“Estetik cerrahinin amacı filtrelenmiş bir görüntüyü gerçeğe taşımak değil, kişinin kendi özellikleriyle uyumlu ve doğal bir sonuç elde etmektir.”

Estetik cerrah seçerken yalnızca sosyal medyaya bakmayın

Sosyal medyanın estetik cerrahi sonuçlarının sergilendiği önemli bir platform haline geldiğini ancak burada çoğunlukla başarılı sonuçların görülebildiğini ifade eden Dr. Fırat Özer, cerrah seçiminde yalnızca sosyal medya paylaşımlarının kriter alınmaması gerektiğini vurguladı.

“Bir cerrahı değerlendirirken yalnızca sosyal medyadaki fotoğraflara bakarak karar vermek doğru değil. Dürüst ve gerçekçi bir iletişim, hastanın beklentilerinin doğru değerlendirilmesi ve ameliyat sonrasında da hastanın doktoruna ulaşabilmesi son derece önemlidir.”

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleriEstetik cerrahide başarılı bir operasyonun yalnızca hastanın memnuniyetiyle değil, ortaya çıkan sonucun kişinin doğal görünümü ve anatomisiyle uyumuyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Op. Dr. Fırat Özer, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sonuçta iyi estetik işlem, ilk bakışta fark edilen değil; kişinin daha dinç, daha sağlıklı ve daha güzel göründüğü sonuç olmalıdır.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün