Genel Sağlık

Sık Ağrı Kesici Kullanmanın Bedeli…

Ağrı kesici kullanmayı alışkanlık haline getirmek özellikle böbrek sağlığı için risk oluşturuyor

Uzm. Dr. Füsun Topçugil

Ağrı kesici kullanımı baş ağrısından diş ağrısına, kas ve eklem ağrılarından ateşe kadar pek çok şikâyette günlük yaşamın bir parçası haline gelebiliyor. Ancak daha önce benzer bir şikâyette kullanılan bir ağrı kesicinin her durumda kontrolsüz biçimde kullanılabileceğini düşünmek doğru olmayabiliyor. Özellikle kullanım süresi, doz, kişinin yaşı, böbrek fonksiyonları, eşlik eden hastalıkları, sıvı kaybı ve kullanılan diğer ilaçlar birlikte değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Füsun Topçugil, ağrı kesici kullanımı ile böbrek sağlığı arasındaki ilişki hakkında bilgi verdi.

Ağrı kesiciler böbrekleri nasıl etkileyebilir?

Böbreklerin vücuttaki önemli görevlerine dikkat çeken Uzm. Dr. Füsun Topçugil, bazı ağrı kesicilerin böbreklerdeki kan akımı üzerinde etkili olabileceğini belirtti.

“Böbrekler, kandaki atık maddelerin süzülmesi ve vücudun sıvı-elektrolit dengesinin korunması gibi önemli görevler üstleniyor. Böbreklerin bu işlevlerini sürdürebilmesi için yeterli kan akımının korunması gerekiyor.”

Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar olarak adlandırılan NSAİİ grubundaki bazı ağrı kesicilerin etkisini de aktaran Uzm. Dr. Füsun Topçugil, şu ifadeleri kullandı:

“Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar yani NSAİİ olarak adlandırılan bazı ağrı kesiciler, ağrı ve inflamasyonla ilişkili mekanizmalar üzerinde etkili olurken böbreklerde kan akımının düzenlenmesine katkı sağlayan prostaglandinlerin üretimini de azaltabiliyor. Özellikle böbreğe giden kan akımının zaten azaldığı bazı durumlarda bu etki daha önemli hale gelebiliyor.”

Ağrı kesici kullanımında yalnızca ilacın adına bakılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Topçugil, kişisel faktörlerin de dikkate alınması gerektiğine dikkat çekti:

“Ağrı kesicilerin böbrek üzerindeki etkisini değerlendirirken yalnızca ‘hangi ilaç kullanıldı?’ sorusuna bakmıyoruz. İlacın ne kadar süre ve hangi dozda kullanıldığı, kişinin yeterli sıvı alıp alamadığı, böbrek fonksiyonları, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarının bulunup bulunmadığı ve eş zamanlı kullanılan ilaçlar da önem taşıyor. Bu nedenle aynı ilacın oluşturabileceği risk her bireyde aynı olmayabilir.”

Susuzluk varken ağrı kesici kullanmak neden önemli?

Ağrı kesici kullanımında sıvı kaybının da göz önünde bulundurulması gerektiğini aktaran Uzm. Dr. Füsun Topçugil, özellikle vücudun susuz kaldığı dönemlere dikkat çekti.

“Kusma, ishal, yüksek ateş veya yeterli sıvı alınmaması nedeniyle vücudun susuz kaldığı dönemlerde böbreklere ulaşan kan miktarı azalabilir. Bu tabloya böbrek kan akımını etkileyebilen bir NSAİİ’nin eklenmesi, bazı kişilerde akut böbrek hasarı gelişme riskini artırabiliyor.”

Bu nedenle yoğun sıvı kaybı yaşanan dönemlerde kişinin kendi kararıyla tekrarlayan şekilde ağrı kesici kullanmasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Topçugil, “Yoğun sıvı kaybının bulunduğu dönemlerde kişinin kendi kararıyla ve tekrarlayan şekilde ağrı kesici kullanması konusunda dikkatli olunması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Tansiyon ilacı kullananlar ağrı kesiciye dikkat etmeli mi?

Ağrı kesicilerin başka ilaçlarla birlikte kullanımının da önem taşıdığını ifade eden Uzm. Dr. Füsun Topçugil, bazı ilaç kombinasyonlarının böbrek fonksiyonları açısından risk oluşturabileceğini aktardı.

“Ağrı kesicilerin yalnızca tek başına değil, kişinin kullandığı diğer ilaçlarla birlikte değerlendirilmesi de önemlidir. Bazı tansiyon ilaçları ile idrar söktürücülerin NSAİİ grubu ilaçlarla birlikte kullanılması, belirli koşullarda böbrek fonksiyonları açısından risk oluşturabiliyor.”

Kimler ağrı kesici kullanırken daha dikkatli olmalı?

Ağrı kesicilerin böbrekler üzerindeki olası etkilerinin herkes için aynı düzeyde olmadığını belirten Uzm. Dr. Füsun Topçugil, bazı gruplarda riskin artabileceğini söyledi.

“Önceden böbrek fonksiyonlarında azalma bulunanlar, ileri yaştaki bireyler, hipertansiyon, diyabet veya kalp yetmezliği bulunanlar ile sıvı kaybı yaşayan kişilerde risk artabiliyor.”

Düzenli ilaç kullanan kişilerin de ağrı kesici kullanımını bu ilaçlarla birlikte değerlendirmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Topçugil, sözlerine şöyle devam etti:

“İdrar söktürücü veya böbrek kan akımı ve basıncı üzerinde etkili bazı tansiyon ilaçlarını kullanan kişilerin de reçetesiz ağrı kesici kullanımında daha dikkatli olması gerekiyor.”

Ancak bu durumun söz konusu kişilerin ağrı kesici kullanamayacağı anlamına gelmediğini belirten Uzm. Dr. Füsun Topçugil, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu durum, söz konusu kişilerin hiçbir koşulda ağrı kesici kullanamayacağı anlamına gelmiyor. Kullanılacak ilacın türü, dozu ve süresinin kişinin sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerekiyor.”

Ağrı kesiciler sınırsız kullanılabilir mi?

Ağrı kesicilerin kontrolsüz biçimde kullanılmasının doğru olmadığını ifade eden Uzm. Dr. Füsun Topçugil, doz konusunda da dikkat edilmesi gereken bir noktaya işaret etti.

“Uzman hekim tarafından önerilen dozun aşılması özellikle karaciğer açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Ayrıca farklı ilaçların içerisinde aynı etken maddenin bulunması nedeniyle kişinin farkında olmadan toplam dozu artırması mümkün olabiliyor.”

Bu nedenle “hangi ağrı kesici daha güvenli?” sorusunun yalnızca ilaç grubuna bakılarak yanıtlanamayacağını aktaran Prof. Dr. Topçugil, “Kişinin sağlık durumu, kullandığı diğer ilaçlar ve ağrının nedeni dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.” şeklinde konuştu.

Sürekli ağrı kesici kullanmak neyin işareti olabilir?

Tekrarlayan ağrıların sürekli ilaç kullanılarak baskılanmasının altında yatan nedenin değerlendirilmesini geciktirebileceğini belirten Uzm. Dr. Füsun Topçugil, özellikle ağrı kesici ihtiyacının sıklaşmasına dikkat çekti.

“Tekrarlayan baş, bel, eklem veya başka bir bölgedeki ağrıyı sürekli ilaçla baskılamak, ağrının altında yatan nedenin değerlendirilmesini geciktirebilir. Ağrı kesici ihtiyacının giderek sıklaşması veya kişinin günler boyunca düzenli olarak ilaç kullanma gereksinimi duyması durumunda yalnızca kullanılan ilacı değiştirmek yerine ağrının kaynağının araştırılması gerekir.”

Ağrının kendisinin de değerlendirilmesi gereken bir belirti olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Topçugil, şöyle konuştu:

“Ağrı vücudun verdiği bir belirtidir. Tekrarlayan ağrıda yalnızca semptomu baskılamaya odaklanmak yerine nedeninin değerlendirilmesi gerekir. Özellikle kişinin ağrı kesici kullanım sıklığı artıyorsa, birden fazla ilaç kullanıyorsa veya eşlik eden kronik hastalıkları bulunuyorsa kontrolsüz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.”

Böbrek hasarı hangi belirtilerle ortaya çıkabilir?

Böbrek fonksiyonlarındaki bozulmanın her zaman erken dönemde belirgin yakınmalara neden olmayabileceğini aktaran Uzm. Dr. Füsun Topçugil, ortaya çıkabilecek belirtileri ve değerlendirmede kullanılan yöntemleri şöyle açıkladı:

“Akut böbrek hasarı bazı kişilerde idrar miktarında azalma, bulantı, halsizlik, iştahsızlık veya vücutta şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Ancak böbrek fonksiyonlarındaki bozulma her zaman erken dönemde belirgin yakınmalara neden olmayabilir.”

Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde laboratuvar incelemelerinden yararlanılabildiğini belirten Prof. Dr. Topçugil, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kan kreatinin düzeyi ve buna göre hesaplanan tahmini glomerüler filtrasyon hızı yani eGFR gibi laboratuvar değerlerinden yararlanılabilir. Gerektiğinde idrar incelemeleri ve kişinin klinik durumuna göre farklı tetkikler de değerlendirmeye dahil edilebilir.”

Ağrı kesicilerin günlük yaşamda sık kullanılması, bu ilaçların her koşulda ve kontrolsüz biçimde kullanılabileceği anlamına gelmiyor. Uzm. Dr. Füsun Topçugil, özellikle kişinin sağlık durumu, kullandığı diğer ilaçlar, böbrek fonksiyonları, kullanım süresi ve dozunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Topçugil, ilaçların doğru kullanıldığında önemli bir tedavi aracı olduğunu belirterek sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“İlaçların doğru kullanıldığında önemli bir tedavi aracı olduğunu unutmamak gerekiyor. Buradaki temel konu ağrı kesicilerden korkmak değil, bilinçsiz ve gereksiz kullanımdan kaçınmaktır. Özellikle kronik hastalığı bulunan, düzenli ilaç kullanan veya sık ağrı kesici ihtiyacı duyan kişilerin kendi kendine ilaç kullanımını sürdürmek yerine sağlık profesyoneline danışması önemlidir.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün