Genel Sağlık

Damar tıkanıklığında ilaçlı tedavi mümkün mü?

Yürütülen bir araştırma damar tıkanıklığı hakkında ne söylüyor?

Prof. Dr. Tanıl Kocagöz

Damar tıkanıklığı konusunda Acıbadem Üniversitesi’nde yürütülen yeni bir bilimsel çalışma, damarları tıkayan aterom plaklarının oluşumunda mikroorganizmaların da rol oynayıp oynamadığı sorusunu gündeme taşıdı. Prof. Dr. Tanıl Kocagöz ve ekibinin yaptığı araştırmada, incelenen 20 aterom plağı örneğinin 8’inde Toxoplasma gondii parazitine ait DNA saptandı.

Çalışmanın bundan sonraki aşamasında ise çok daha kritik bir soru araştırılacak: Bu DNA, geçmişte geçirilmiş bir enfeksiyonun damarda kalan izi mi, yoksa parazit aterom plağında canlılığını koruyarak çoğalıyor ve plağın büyümesine katkıda bulunuyor mu?

Damar tıkanıklığı nasıl oluşuyor?

Kalp ve damar hastalıkları, dünyada önemli ölüm nedenleri arasında yer alırken kalp ve beyin damarlarındaki daralma veya tıkanıklık; kalp krizi, inme ve felç gibi sonuçlara yol açabiliyor. Basın bülteninde yer alan Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kalp-damar hastalıkları her yıl yaklaşık 18 milyon kişinin ölümüne neden oluyor.

Araştırmanın çıkış noktasını ise damar tıkanıklığının oluşumunda mikroorganizmaların olası rolü oluşturuyor.

Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, araştırmanın temel sorusunu şöyle açıklıyor:

“Damar tıkanıklığı yıllardır büyük ölçüde damar sertliği ve kolesterol birikimi üzerinden açıklanıyor. Ancak biz şu soruyu sorduk: Acaba damarları tıkayan aterom plaklarının oluşumunda mikroorganizmaların da bir rolü olabilir mi?”

Daha önce bazı mikroorganizmaların damar hastalıklarıyla ilişkili olabileceğinin öne sürüldüğünü belirten Prof. Dr. Kocagöz, bu kapsamda farklı mikroorganizmalar üzerinde araştırmalar yapıldığını aktarıyor:

“Daha önce bazı mikroorganizmaların damar hastalıklarıyla ilişkili olabileceği öne sürülmüştü. Örneğin mide ülserleriyle ilişkilendirilen Helicobacter pylori ile bazı solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan Chlamydia pneumoniae bakterisinin damar sertliği ve damar tıkanıklığındaki olası rolü araştırılmıştı. Ancak bugüne kadar bu mikroorganizmaların damar tıkanıklığının doğrudan nedeni olduğunu ortaya koyan kesin bir kanıt elde edilemedi.”

Damar tıkanıklığına neden olan plaklarda ne bulundu?

Acıbadem Üniversitesi ekibinin araştırmasında, damar tıkanıklığı nedeniyle ameliyat veya girişimsel işlemler sırasında çıkarılan aterom plakları incelendi. Araştırmacılar, bu dokulardaki DNA’yı analiz ederek özellikle mikrobiyal DNA üzerinde yoğunlaştı.

Araştırmanın sonucunda ise dikkat çekici bir bulgu elde edildi. Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, çalışmanın nasıl yürütüldüğünü ve ulaşılan sonucu şöyle anlatıyor:

“Acıbadem Üniversitesi ekibi olarak bu soruya farklı bir yöntemle yanıt aradık. Araştırma kapsamında Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut ve ekibi ile birlikte çalıştık ve damar tıkanıklığı nedeniyle ameliyat veya girişimsel işlemler sırasında çıkarılan aterom plaklarını inceledik. Bu dokuların tüm DNA’sını analiz ederek özellikle mikrobiyal DNA üzerinde yoğunlaştık. Ve sonuç olarak büyük bir sürprizle karşılaştık. 20 örneğin 8’inde, yani neredeyse yarısında Toxoplasma gondii parazitinin DNA’sına rastladık. İncelediğimiz örneklerde başka bir mikroorganizmaya ait DNA’ya rastlamadık.”

Ancak araştırmacılar açısından parazit DNA’sının saptanması tek başına yeterli görülmüyor. Bulguyu önemli hale getiren asıl soru, parazitin aterom plağında canlı olup olmadığı.

Prof. Dr. Kocagöz, araştırmanın bundan sonraki aşamasına ilişkin şu ifadeleri kullanıyor:

“Ancak parazitin DNA’sını bulmuş olmamız, tek başına bu parazitin damar tıkanıklığına neden olduğunu kanıtlamıyor. Şimdi asıl soruya yanıt arıyoruz: Bu parazit gerçekten damarda canlı olarak bulunuyor ve çoğalıyor mu?”

Toxoplasma gondii damar plağında canlı mı?

Araştırmanın yeni aşamasında, aterom plaklarında bulunan Toxoplasma gondii parazitinin canlılığının ve çoğalma kapasitesinin araştırılması planlanıyor. TÜBİTAK tarafından desteklenmesi kabul edilen proje kapsamında deneysel çalışmalar yürütülecek.

Parazitin plak içerisinde canlı olduğunun ve çoğaldığının gösterilmesi halinde, araştırmacılar bunun yalnızca geçmişten kalan bir DNA parçası olup olmadığının daha güçlü şekilde değerlendirilebileceğini belirtiyor.

Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, bu süreci şöyle aktarıyor:

“Eğer parazitin, aterom plağında canlı olduğunu gösterebilir ve burada çoğaldığını ortaya koyabilirsek, bunun yalnızca geçmişten kalmış bir DNA parçası olmadığını, aktif bir enfeksiyon etkeni olabileceğini daha güçlü biçimde ortaya koyabiliriz.”

Bültene göre Toxoplasma gondii toplumda oldukça yaygın görülen bir parazit. İnsanlara çoğunlukla yeterince pişirilmemiş et, kontamine su veya uygun şekilde temizlenmemiş gıdalar yoluyla bulaşabiliyor. Enfeksiyon sonrasında vücudun çeşitli dokularında uzun süre kalabiliyor ve toplumun önemli bir bölümünün yaşamının bir döneminde bu parazitle karşılaştığı ve buna karşı antikor geliştirdiği belirtiliyor.

Araştırmacıların odaklandığı nokta ise parazitin aterom plağında bulunmasının ne anlama geldiği. Çalışmanın temel sorularından biri, bu parazitin damar plağının büyümesine katkı sağlayıp sağlamadığı.

Plağın büyümesini durdurmak neden önemli?

Damar tıkanıklığı açısından yalnızca mevcut darlığın derecesi değil, aterom plağının zaman içinde büyümesi ve damarı daha fazla daraltması da araştırmanın üzerinde durduğu konular arasında bulunuyor.

Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, olası bir tedavinin plağı tamamen ortadan kaldırmasının şart olmadığını, büyümenin durdurulmasının dahi önemli olabileceğini şu sözlerle anlatıyor:

“Damarın yüzde 50 oranında tıkalı olduğunu düşünelim. Eğer bir tedaviyle bu plağın büyümesini durdurabiliyorsak, bu bile önemli bir kazanım olabilir. Çünkü plağın ilerlemesini engellemek, damarın daha ileri düzeyde tıkanmasını ve buna bağlı kalp krizi veya inme riskinin artmasını önlemeye katkı sağlayabilir.”

Araştırmacılar, ilerleyen aşamalarda yalnızca kalp damarlarındaki değil, beyne kan taşıyan şah damarı gibi damarlardaki aterom plaklarında da benzer mekanizmaların araştırılabileceğine dikkat çekiyor.

Damar tıkanıklığında antibiyotik tedavisi mümkün olabilir mi?

Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de aterom plağında canlı parazit bulunmasının kanıtlanması halinde ortaya çıkabilecek olası tedavi yaklaşımı.

Prof. Dr. Kocagöz, parazitin damar plağının oluşumu ve ilerlemesinde aktif rol oynadığının bilimsel olarak ortaya konulması durumunda, enfeksiyonu hedefleyen tedavilerin gündeme gelebileceğini belirtiyor:

“Bunu kanıtlarsak gelecekte basit bir antibiyotik tedavisiyle damar tıkanıklıkları engellenebilir, kalp krizi, felç gibi sıkıntılar da önlenebilir.”

Bununla birlikte çalışmanın henüz araştırma aşamasında olduğu özellikle vurgulanıyor. Araştırmanın tamamlanmasıyla elde edilecek sonuçlar, Toxoplasma gondii ile aterom plakları arasındaki ilişkinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği açısından önem taşıyacak.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleri

Araştırma ne zaman sonuçlanacak?

Acıbadem Üniversitesi’nde yürütülen çalışmanın yaklaşık 1-1,5 yıl içinde sonuçlanması bekleniyor. Bu süreçte araştırmacılar, aterom plaklarından paraziti üretmeye ve plaklarda canlı parazit bulunup bulunmadığını ortaya koymaya çalışacak.

Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, mevcut bulgunun önemini aktarırken çalışmanın henüz klinik uygulamaya dönüşmediğinin altını çiziyor:

“Şu anda elimizde umut verici bir bulgu var; ancak bu bulgunun tedaviye dönüşebilmesi için önümüzde kat edilmesi gereken önemli bir bilimsel yol bulunuyor.”

Çalışma, damar tıkanıklığının oluşumunda mikroorganizmaların olası rolünü araştırırken, özellikle aterom plaklarında saptanan Toxoplasma gondii DNA’sının kaynağını ve parazitin canlı olup olmadığını ortaya çıkarmayı hedefliyor. Araştırmanın sonuçları, bu ilişkinin yalnızca geçmişte geçirilmiş bir enfeksiyonun izi mi yoksa aktif bir süreç mi olduğunu anlamaya yönelik olacak.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün