Mesane Kanseri Evde Tespit Edilebiliyor!
İdrarda tek bir defa bile kan gördüyseniz tehlikeli!

İdrarda kan görülmesi, özellikle tekrarlıyorsa, mutlaka araştırılması gereken bir durum. Bunun nedenleri arasında mesane kanseri de bulunabiliyor. Ancak mesane kanseri şüphesi bulunan kişilerin tanı sürecinde kullanılan bazı yöntemler hastalar için oldukça zahmetli olabiliyor. Şimdi ise evde alınan idrar örneğiyle çalışan yeni bir test, mesane kanserini erken fark etme konusunda umut veriyor. Yapılan araştırmada testin kanser vakalarının yüzde 92,2’sini tespit ettiği görüldü.
Mesane kanseri, idrarın bir süre depolandığı mesanede gelişen bir kanser türü. Hastalığın en dikkat çekici belirtilerinden biri idrarda kan görülmesi. Kan bazen gözle fark edilebiliyor, bazen de yalnızca yapılan testlerde ortaya çıkıyor.
Ancak idrarda kan görülmesi her zaman kanser olduğu anlamına gelmiyor. İdrar yolu enfeksiyonları ve başka sağlık sorunları da benzer bir belirtiye yol açabiliyor. Bu nedenle doktorlar, özellikle idrarında kan görülen hastalarda nedenin belirlenmesi için farklı tetkiklere başvuruyor.

İngiltere’de bu nedenle her yıl yüz binlerce kişi ayrıntılı incelemeye alınıyor. Şimdi araştırmacılar, bu sürecin bir bölümünü çok daha kolay hale getirebilecek bir idrar testi üzerinde duruyor.
Mesane kanseri şüphesinde hastaya ne yapılıyor?
Mesane kanserinden şüphelenildiğinde doktorların başvurduğu yöntemlerden biri sistoskopi.
Peki sistoskopi nedir?
Sistoskopide doktor, idrar kanalından çok ince bir kamera ilerleterek mesanenin içini doğrudan görüntülüyor. Böylece mesanenin içerisinde şüpheli bir bölge olup olmadığı kontrol edilebiliyor.
Yöntem tanı açısından önemli olsa da hastanın vücuduna bir kamera ile girilmesini gerektirdiği için invaziv, yani vücuda müdahale edilen bir işlem olarak kabul ediliyor.
İngiltere’de her yıl yaklaşık 10 bin 900 yeni mesane kanseri vakası teşhis edilirken, yılda 300 binden fazla sistoskopi yapılıyor.
Yeni araştırma ise şu soruya yanıt arıyor: Her hastanın hemen bu işlemi geçirmesi gerekiyor mu, yoksa basit bir idrar testi hangi hastaların daha yakından incelenmesi gerektiğini gösterebilir mi?
Evde yapılan idrar testi nasıl çalışıyor?
Birmingham Üniversitesi ile tanı şirketi Nonacus tarafından geliştirilen GALEAS Bladder isimli test, hastadan alınan idrar örneğini inceliyor.
Testin çalışma mantığı aslında oldukça basit: Mesane kanseri bulunan kişilerde hastalığa ilişkin bazı genetik materyaller idrara karışabiliyor. Test de bu materyaldeki kanserle ilişkili değişiklikleri araştırıyor.
Araştırmada test, 7 farklı üroloji bölümünde 964 hasta üzerinde uygulandı.
Sonuçlar dikkat çekiciydi.
Araştırmaya katılan hastaların 77’sine mesane kanseri tanısı konuldu. GALEAS Bladder ise bu hastaların 71’ini tespit etti. Bu da testin mesane kanserlerini yakalama oranının yüzde 92,2 olduğu anlamına geliyor.
Araştırmanın bulguları, hakemli bilimsel dergi European Urology Oncology‘de yayımlandı. Ayrıca Birmingham Üniversitesi’nin araştırmayla ilgili resmi açıklaması da burada.
Test, binlerce kişiyi zahmetli işlemden kurtarabilir mi?
Araştırmanın belki de en dikkat çekici tarafı yalnızca yüzde 92’lik başarı oranı değil.
Çünkü mesane kanseri şüphesiyle hastaneye başvuran kişilerin büyük bölümü sonunda kanser tanısı almıyor. Buna rağmen bu kişilerin de aynı ayrıntılı inceleme sürecinden geçmesi gerekiyor.
Araştırmacılar, idrar testinin doktorlara “hangi hastanın daha acil değerlendirilmesi gerektiği” konusunda yardımcı olabileceğini düşünüyor.
Nonacus Kurucu Ortağı ve Ürün Direktörü Lee Silcock, testin en önemli amacını şöyle anlattı:
“En önemlisi, kanser olma ihtimali en yüksek kişileri daha erken belirlemek ve hekimlerin hangi hastaların sistoskopi için güvenle bekleyebileceğine karar vermesini sağlamak.”
Yani testin amacı, “Evde test yaptım, kanserim yok” diyerek hastaneye gitmeyi tamamen ortadan kaldırmak değil.
Asıl hedef, doktorların hastaları risk durumlarına göre daha doğru sıralayabilmesine yardımcı olmak.
Her 1000 hastada 730 daha az işlem yapılabilir
Araştırmacıların yaptığı hesaplamalar, testin uygun şekilde kullanılması halinde sağlık sistemi üzerindeki yükün de ciddi biçimde azalabileceğini gösteriyor.
Araştırmaya göre hastaların değerlendirilmesinde GALEAS Bladder kullanılması, her hastaya acil sistoskopi yapılmasıyla karşılaştırıldığında 1000 hasta başına yaklaşık 730 daha az acil sistoskopi yapılmasını sağlayabilir.
Bu da hem hastaların gereksiz yere rahatsız edici işlemlerden kaçınması hem de hastanelerdeki yoğunluğun azalması açısından önemli olabilir.
Araştırmacılar neden bu sonucu önemli buluyor?
Birmingham Üniversitesi Mesane Kanseri Araştırma Merkezi Direktörü ve çalışmanın ortak yazarı Prof. Richard Bryan, araştırmanın sonuçlarının klinik uygulama açısından önem taşıdığını belirterek, “Bu sonuçlar klinik uygulama açısından çok önemli” dedi.
Bryan, araştırmada mesane kanseri tanısı alan kişilerin oranının yalnızca yüzde 8 olduğunu hatırlatarak mevcut sistemde yaşanan soruna dikkat çekti.
“Çalışmadaki hastaların sadece yüzde 8’ine nihayetinde mesane kanseri teşhisi kondu. Bu durum, çoğu kanser olmamasına rağmen aynı acil tanı sürecinde çok sayıda hastanın bulunduğu NHS hematüri hizmetlerinin karşılaştığı zorluğu vurguluyor.” ifadelerini kullandı.
Başka bir ifadeyle, mesane kanseri şüphesiyle incelenen insanların büyük çoğunluğunda sonunda kanser çıkmıyor. Ancak bu kişilerin kanser olmadığından emin olmak için de kapsamlı bir değerlendirmeden geçmesi gerekiyor.
Evde yapılan test sistoskopinin yerini tamamen alacak mı?
Şimdilik hayır.
Burada önemli olan nokta, GALEAS Bladder’ın sistoskopinin tamamen yerine geçmesinin amaçlanmaması.
Test daha çok doktorların hangi hastaların öncelikli olarak ayrıntılı incelenmesi gerektiğine karar vermesine yardımcı olacak bir araç olarak değerlendiriliyor.
Prof. Richard Bryan, daha az müdahaleci olan testin kullanımının tanı sürecini kolaylaştırabileceğini belirterek, “Umut vadeden ve daha az invaziv bir test olan GALEAS’in uygulanması daha kolay ve mesane kanserinin test ve taramalarını çok daha basit hale getirebilir.” diye konuştu.
Mesane kanserinde yeni bir dönem başlayabilir mi?
GALEAS Bladder’ın İngiltere ve Galler’deki sağlık sistemi içerisinde bazı tanı süreçlerinde halihazırda kullanıldığı belirtiliyor. Araştırmanın sonuçları ise testin özellikle hastaların önceliklendirilmesinde önemli bir potansiyel taşıdığını ortaya koyuyor.
Ancak yüzde 92,2’lik başarı, testin her kanser vakasını yakaladığı anlamına gelmiyor. Araştırmada bazı vakalar test tarafından tespit edilemedi.
Bu nedenle özellikle idrarda kan görülmesi gibi önemli bir belirti yaşayan kişilerin, yalnızca evde yapılan bir teste güvenerek tıbbi değerlendirmeden vazgeçmemesi gerekiyor.
Mesane kanserinde tanı artık daha kolay olabilir
Mesane kanseri şüphesi taşıyan hastalar için tanı süreci bugüne kadar çoğu zaman hastanede yapılan ayrıntılı incelemeleri gerektiriyordu. Bunlardan biri olan sistoskopi, mesanenin içeriden kamera ile incelenmesini sağlarken hastalar açısından daha zahmetli bir işlem olabiliyor.
Yeni araştırma ise evde alınabilen bir idrar örneğinin mesane kanserini büyük ölçüde yakalayabileceğini gösteriyor.
GALEAS Bladder, araştırmada kanser vakalarının yüzde 92,2’sini tespit etti. Daha da önemlisi, testin doğru hastaların daha hızlı belirlenmesine yardımcı olması halinde binlerce kişinin gereksiz veya acil sistoskopi sürecinden kurtulmasına katkı sağlayabileceği düşünülüyor.
Kısacası mesane kanserinde geleceğin tanı yöntemi, hastanede yapılan zahmetli bir işlemden önce evde alınan basit bir idrar örneği olabilir. Ancak bu testin bir tarama ve önceliklendirme aracı olduğu, doktor değerlendirmesinin yerini tamamen almadığı unutulmamalı.



