Genel Sağlık

Kalp Hastalığının Habercisi Olan 9 Belirti

Uzun süre belirti vermeden ilerleyebilen kalp kapakçığı hastalıkları, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı ve çabuk yorulma gibi şikâyetlerle ortaya çıkabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, hastalığın belirtilerinden tanı yöntemlerine ve tedavi seçeneklerine kadar merak edilenleri anlattı.

Kalp kapakçığı hastalıkları, uzun süre belirgin yakınmalara neden olmadan ilerleyebildiği için bazı kişilerde rutin sağlık kontrolleri sırasında tespit ediliyor. Nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı ve günlük aktiviteler sırasında çabuk yorulma ise hastalığın kendini gösterebildiği belirtiler arasında yer alıyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, kalp kapakçığı hastalıklarının erken dönemde belirlenmesinin kalbin çalışma fonksiyonlarının korunması ve hastalığın ilerlemesiyle ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesi açısından önem taşıdığını vurguluyor.

Kalp kapakçığı hastalıkları neden oluşur?

Kalpte bulunan aort, mitral, triküspit ve pulmoner kapakların normal şekilde açılıp kapanması, kanın kalp boşlukları ile büyük damarlar arasında doğru yönde ilerlemesini sağlıyor. Kapakların işlevini gerektiği gibi yerine getirememesi ise kalbin çalışma düzenini etkileyebiliyor.

Kalp kapakçığı hastalıklarının oluşumunda farklı nedenlerin rol oynayabildiğini belirten Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, kapaklarda meydana gelen yapısal değişikliklere ilişkin şu bilgileri paylaşıyor:

kalp hastalığı, belirti,

“Kalp kapakçığı hastalıklarının ortaya çıkmasında doğumsal yapısal farklılıklar, yaşlanmaya bağlı değişiklikler, enfeksiyonlar ve bazı kronik hastalıklar rol oynayabilir. Yaşla birlikte kapak dokusunda kalınlaşma ve kireçlenme gelişmesi, özellikle aort kapak darlığının önemli nedenlerinden biridir. Kapak yaprakçıklarının hareket kabiliyeti azaldığında kanın geçişi zorlaşabilir.”

Mitral kapakta görülebilen yapısal bozuklukların da kapak işlevini etkileyebildiğini aktaran Prof. Dr. Beşoğul, mitral kapak prolapsusu ile kapak yetmezliği arasındaki ilişkiyi şöyle açıklıyor:

“Mitral kapak prolapsusu gibi bazı yapısal bozukluklarda kapak yaprakçıkları normal kapanma pozisyonunu koruyamaz. Bu durum kanın geriye kaçmasına neden olarak mitral kapak yetmezliğine yol açabilir.”

Kapak hastalıklarıyla ilişkili nedenler arasında romatizmal kalp hastalığı ve enfeksiyonlar da bulunuyor. Prof. Dr. Beşoğul, bu konudaki değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanıyor:

“Romatizmal kalp hastalığı, özellikle mitral kapak darlığı ve bazı diğer kapak bozukluklarıyla ilişkili olabilir. Geçirilmiş romatizmal ateş sonrasında kapak dokusunda kalıcı yapısal değişiklikler gelişebilir. Enfektif endokardit olarak bilinen kalp iç yüzeyi ve kapak enfeksiyonu da kapak yaprakçıklarında ciddi hasar oluşturabilir. Enfeksiyon sonucunda kapak dokusunda yırtılma veya kapanma kusuru meydana gelebilir.”

Kalp krizi ve kalp kası hastalıklarının da kapakların normal çalışmasını etkileyebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Beşoğul, “Kalp krizi ve kalp kası hastalıkları, doğrudan kapak dokusunu etkilemeden de kapakların normal çalışmasını bozabilir. Kalp boşluklarının genişlemesi, kapak halkalarının gerilmesine ve özellikle mitral veya triküspit kapak yetmezliğine neden olabilir. Kapak hastalığının nedeni, tedavi yönteminin belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Kalp kapakçığı hastalıklarının belirtileri nelerdir?

Kalp kapakçığı hastalıklarının her hastada aynı belirtilerle ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, şikâyetlerin etkilenen kapağa ve hastalığın derecesine göre değişebildiğini ifade ediyor.

“Hafif dereceli kapak bozukluklarında belirgin yakınma bulunmayabilir. Nefes darlığı, kapak hastalıklarında sık görülen belirtilerden biridir. Başlangıçta efor sırasında hissedilen nefes darlığı, hastalık ilerlediğinde günlük aktivitelerde ve dinlenme sırasında da ortaya çıkabilir.”

Günlük yaşamda daha önce kolaylıkla yapılan aktivitelerin zorlaşmasının da değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Beşoğul, çabuk yorulma hakkında şu bilgileri veriyor:

“Çabuk yorulma, kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterince etkili biçimde pompalayamamasıyla ilişkili olabilir. Daha önce rahatlıkla gerçekleştirilen yürüyüş veya merdiven çıkma gibi aktivitelerin zorlaşması dikkatle değerlendirilmelidir.”

Çarpıntı hissinin bazı kapak hastalarında görülebildiğini belirten Prof. Dr. Beşoğul, özellikle mitral kapak hastalıklarında ortaya çıkabilen değişikliklere de dikkat çekiyor:

“Özellikle mitral kapak hastalıklarında sol kulakçığın genişlemesi, atriyal fibrilasyon gibi ritim bozukluklarına zemin hazırlayabilir.”

Göğüs ağrısı ve bayılmanın da bazı kapak hastalıklarında görülebilen belirtiler olduğunu aktaran Prof. Dr. Beşoğul, “Göğüs ağrısı, ileri aort kapak darlığında önemli bir belirti olabilir. Fiziksel efor sırasında ortaya çıkan göğüs ağrısı veya baskı hissi, kalbin artan çalışma yüküyle ilişkili olabilir. Bayılma da özellikle ileri aort kapak darlığında dikkate alınması gereken bir bulgudur. Efor sırasında bayılma yaşayan hastaların gecikmeden değerlendirilmesi gerekir.” ifadelerini kullanıyor.

Hastalığın ilerlemesiyle bazı kişilerde vücutta sıvı birikimiyle ilişkili bulguların da görülebileceğini belirten Prof. Dr. Beşoğul, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ayak bileklerinde şişlik, karında sıvı birikimi ve boyun damarlarında belirginleşme, özellikle kalbin sağ tarafını etkileyen ileri hastalıklarda görülebilir. Gece uykudan nefes darlığıyla uyanmak ve yatarken birden fazla yastığa ihtiyaç duymak da kalp yetersizliği açısından önemli belirtiler arasındadır.”

Kalpte üfürüm olması kalp kapakçığı hastalığı anlamına mı gelir?

Kalp kapakçığı hastalıklarının değerlendirilmesinde fizik muayene önemli bir yer tutuyor. Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, kalp seslerinin stetoskopla dinlenmesi sırasında duyulabilen üfürümlerin tek başına hastalığın ciddiyetini göstermediğini belirtiyor.

“Üfürüm, kanın kalp içerisinde veya büyük damarlar boyunca türbülanslı hareket etmesi sonucunda duyulabilir. Özellikle kapak darlıkları ve kaçaklarında üfürüm oluşması mümkündür. Ancak her üfürüm ciddi kapak hastalığı anlamına gelmez. Bazı sağlıklı bireylerde fizyolojik üfürümler duyulabilir.”

Üfürümün şiddetinin de tek başına belirleyici olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Beşoğul, “Ciddi kapak hastalığı bulunan bazı hastalarda üfürüm beklenenden daha hafif olabilir. Bu nedenle yalnızca üfürümün şiddetine bakılarak hastalığın derecesi belirlenemez.” bilgisini paylaşıyor.

Fizik muayenede farklı bulguların da birlikte değerlendirildiğini aktaran Prof. Dr. Beşoğul, “Kalp seslerine ek olarak nabız özellikleri, kan basıncı, akciğer sesleri ve vücutta sıvı birikimi bulguları da değerlendirilir. Üfürümün özellikleri kalp kapak hastalığı açısından şüphe oluşturduğunda, tanının netleştirilmesi için ekokardiyografi yapılması gerekebilir.” diye konuşuyor.

Kalp kapakçığı hastalıkları nasıl teşhis edilir?

Kalp kapakçığı hastalıklarının tanı ve takibinde ekokardiyografi önemli bir görüntüleme yöntemi olarak kullanılıyor. Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, bu incelemenin kapakların hareketlerinin ve kan akışının değerlendirilmesine olanak sağladığını ifade ediyor.

“Ekokardiyografi, ultrason dalgaları kullanılarak gerçekleştirilir. Bu inceleme sayesinde kalp kapaklarının açılma ve kapanma hareketleri ayrıntılı olarak değerlendirilebilir. Doppler ekokardiyografi ise kapaklardan geçen kanın hızını ve yönünü incelemeye olanak tanır. Böylece kapak darlığının derecesi veya kapak yetmezliğine bağlı geri kaçan kanın özellikleri belirlenebilir.”

İnceleme sırasında yalnızca kapakların değil, kalbin diğer yapılarının da değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Beşoğul, şu bilgileri aktarıyor:

“Ekokardiyografi sırasında kalp boşluklarının büyüklüğü, kalp kasının kalınlığı ve sol karıncığın kasılma gücü de değerlendirilir. Bu bulgular, kapak hastalığının yalnızca anatomik durumunu değil, kalbin genel çalışma düzeni üzerindeki etkilerini de ortaya koyar.”

Bazı hastalarda farklı görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç duyulabildiğini kaydeden Prof. Dr. Beşoğul, “Transtorasik ekokardiyografi ile yeterli görüntü elde edilemeyen durumlarda yemek borusundan yapılan transözofageal ekokardiyografi tercih edilebilir. Bu yöntem, özellikle mitral kapak yapısının ayrıntılı incelenmesinde ve bazı kapak enfeksiyonlarının değerlendirilmesinde önemli bilgiler sağlayabilir. Kapak hastalığının karmaşık olduğu durumlarda kalp bilgisayarlı tomografisi veya kardiyak manyetik rezonans görüntüleme de kullanılabilir.” ifadelerini kullanıyor.

Kalp kapakçığı hastalıklarında hangi tedaviler uygulanır?

Kalp kapakçığı hastalıklarında tedavi seçeneği, hastalığın türüne ve derecesine göre belirleniyor. Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, hafif dereceli kapak sorunlarında düzenli takibin yeterli olabileceğini, takip sırasında hastalığın ilerleyişinin değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtiyor.

“Hafif dereceli kapak sorunlarında düzenli takip yeterli olabilir. Takip sürecinde hastanın şikâyetleri değerlendirilir ve belirli aralıklarla ekokardiyografi yapılarak hastalığın ilerleyip ilerlemediği incelenir.”

İlaç tedavisinin bazı durumlarda kapak hastalığına eşlik eden sorunların kontrolünde kullanılabildiğini aktaran Prof. Dr. Beşoğul, “İlaç tedavileri, kapak hastalığına eşlik eden kalp yetersizliği, hipertansiyon veya ritim bozukluğu gibi sorunların kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir. Ancak ileri derecede yapısal kapak darlığı veya yetmezliğinin yalnızca ilaç tedavisiyle ortadan kaldırılması genellikle mümkün değildir.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Hastalığın ileri düzeye ulaşması durumunda farklı girişimlerin gündeme gelebileceğini belirten Prof. Dr. Beşoğul, tedavi seçeneklerini şöyle açıklıyor:

“Kapak hastalığının ileri düzeye ulaşması durumunda cerrahi tamir veya kapak değişimi gündeme gelebilir. Bazı hastalarda kateter yoluyla uygulanan kapak girişimleri de değerlendirilebilir. Mitral kapak yetmezliğinin belirli türlerinde doğal kapağın korunması amacıyla tamir uygulanabilir. Aort kapak hastalıklarında ise hastanın özelliklerine göre cerrahi veya kateter temelli kapak değişimi tercih edilebilir. Triküspit kapak hastalıklarında da uygun hastalarda cerrahi tamir veya diğer girişimsel yöntemler kullanılabilmektedir.”

Tedavi kararının birden fazla unsur dikkate alınarak verilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Beşoğul, “Tedavi kararında kapağın yapısı, kalp fonksiyonları, belirtilerin derecesi ve ameliyat riski birlikte değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullanıyor.

Kalp kapakçığı hastalıklarında erken tanı neden önemli?

Kalp kapakçığı hastalıklarının uzun süre belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebilmesi, düzenli takip konusunu öne çıkarıyor. Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, özellikle daha önce kapak hastalığı tanısı almış kişilerin kontrol süreçlerini aksatmamasının önemini vurguluyor.

“Kapak hastalığının ilerlemesi kalp boşluklarının genişlemesine, kalp kası fonksiyonlarında bozulmaya ve ritim sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Düzenli ekokardiyografi kontrolleri, kapaktaki değişikliklerin ve kalp üzerindeki etkilerin izlenmesine yardımcı olur. Bu nedenle bilinen kapak hastalığı bulunan bireylerin, yakınmaları olmasa bile önerilen kontrol aralıklarına uyması önemlidir.”

Belirtilerdeki değişikliklerin takip sürecinde dikkate alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Beşoğul, “Nefes darlığında artış, efor kapasitesinde belirgin azalma, yeni başlayan çarpıntı veya bayılma gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda kontrol zamanını beklemeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Ani gelişen ciddi nefes darlığı, şiddetli göğüs ağrısı veya bilinç kaybı acil sağlık değerlendirmesi gerektiren durumlardır.” açıklamasında bulunuyor.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleri

Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, kalp kapakçığı hastalıklarında erken teşhis, düzenli takip ve kişiye özel tedavi planlamasının önemine dikkat çekerek, bu yaklaşımla kalp fonksiyonlarının korunmasının ve hastalığın yol açabileceği uzun dönem komplikasyonların azaltılmasının hedeflendiğini belirtiyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün