Genel Sağlık

Hızlı Kilo Kaybı Göz Çevresini Nasıl Değiştiriyor?

“Ozempic face” gözleri etkiliyor mu? Görünüm değişikliği ile görme sorunu birbirinden ayrılmalı

Son dönemde sosyal medyada hızlı kilo kaybı sonrasında yüzde meydana gelen değişiklikleri tanımlamak için kullanılan “Ozempic face” ifadesi, özellikle göz çevresindeki çökme, torbalanma ve hacim kaybı üzerinden gündeme geliyor. Ancak bu görünümün doğrudan gözün görme fonksiyonunda bir bozulma anlamına gelmediğine dikkat çekiliyor. Yüzdeki hacim değişikliği ile yeni başlayan görme şikâyetlerinin birbirinden ayrılması, göz sağlığı açısından önem taşıyor.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İsmail Diri, hızlı ve belirgin kilo kaybı sonrasında göz çevresinde görülebilen değişikliklerin çoğunlukla göz küresinden ziyade çevre dokulardaki hacim kaybıyla ilişkili olduğunu belirterek, görünüm değişikliği ile görme fonksiyonundaki değişikliklerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurguluyor.

“Ozempic face” tıbbi bir hastalık tanımı değil

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İsmail Diri

Sosyal medyada yaygınlaşan “Ozempic face” ifadesi, hızlı kilo kaybı sonrasında yüzde meydana gelen hacim kaybını tanımlamak amacıyla kullanılan popüler bir söylem olarak öne çıkıyor. Bu nedenle söz konusu ifade, tek başına bir göz hastalığının veya tıbbi bir tanının adı olarak değerlendirilmemeli.

Kilo kaybıyla birlikte yüzün farklı bölgelerindeki cilt altı yağ dokusunun azalması, yüz hatlarının daha belirgin hale gelmesine ve göz çevresindeki yapıların daha görünür olmasına neden olabiliyor. Bu değişiklik özellikle hızlı ve belirgin kilo kaybı yaşayan kişilerde daha fazla dikkat çekebiliyor.

Op. Dr. İsmail Diri, yüzdeki hacim kaybının göz çevresindeki görünümü nasıl değiştirebildiğini şöyle açıklıyor:

“Kilo kaybıyla birlikte yüz bölgesindeki cilt altı yağ dokusunun azalması; yanakların daha çökük görünmesine, göz çevresindeki anatomik yapıların belirginleşmesine ve yüz ifadesinin daha yorgun algılanmasına neden olabilir. Göz çevresinde gördüğümüz değişikliklerin önemli bir bölümü göz küresinden değil; göz çevresindeki cilt, cilt altı yağ dokusu ve destek dokularındaki değişimlerden kaynaklanır. Özellikle belirgin kilo kaybının ardından göz altı olukları ve morluklar daha görünür hale gelebilir, mevcut torbalanmalar daha belirgin fark edilebilir. Bu görünüm tek başına gözün görme fonksiyonunun zarar gördüğünü göstermez.”

Göz altındaki çökme görme kaybı anlamına gelmiyor

ozempic faceGöz çevresindeki yağ dokusu ve destek yapıları, yüzün anatomik görünümünün oluşmasında önemli rol oynuyor. Yüzdeki hacmin azalmasıyla gözler daha çukurda görünüyormuş gibi bir izlenim oluşabiliyor. Yaşla birlikte cilt ve bağ dokusunda meydana gelen değişiklikler de bu görünümü daha belirgin hale getirebiliyor.

Ancak dış görünüşte meydana gelen bu değişikliklerin gözün işlevsel durumuyla aynı şey olmadığına dikkat çekiliyor.

Bu ayrımın önemine vurgu yapan Op. Dr. Diri, “Bir kişinin göz altlarının çökmesi ya da torbalanmanın daha görünür hale gelmesi, tek başına retina, göz merceği veya görme sinirinin hasar gördüğü anlamına gelmez. Göz çevresindeki yapısal değişikliklerle görme fonksiyonuna ilişkin belirtileri ayrı değerlendirmek gerekir.” ifadelerini kullandı.

Dolayısıyla aynada fark edilen göz altı çökmesi, göz çevresindeki olukların belirginleşmesi veya torbalanmanın artması ile bulanık görme, görme seviyesinde azalma ya da ani görme kaybı gibi belirtilerin aynı başlık altında değerlendirilmemesi gerekiyor.

Göz çevresindeki hacim kaybında hangi yöntemler uygulanıyor?

Hızlı kilo kaybı sonrasında göz çevresinde meydana gelen hacim kaybı, kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Değişikliğin derecesi, cildin elastikiyeti ve göz çevresindeki mevcut yapısal özellikler uygulanabilecek yöntemlerin belirlenmesinde rol oynuyor.

Göz çevresindeki hacim kaybına yönelik yaklaşımların kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Op. Dr. İsmail Diri, tedavi seçenekleriyle ilgili şu bilgileri veriyor:

“Eğer kişide sadece hacim kaybı ve hafif morluklar mevcutsa, göz altı ışık dolgusu veya hyaluronik asit içerikli dermal dolgu uygulamalarıyla bu boşluklar doldurularak daha dinç bir görünüm elde edilebiliyor. Ancak kilo kaybı çok yüksek miktarlarda olmuşsa, deri elastikiyetini kaybetmiş ve alt göz kapağında belirgin torbalanmalar veya sarkmalar meydana gelmişse medikal dolgular yetersiz kalabilir.

İleri derece durumlarda ise alt göz kapağı estetiği (blefaroplasti) ameliyatları veya cerrahi yağ enjeksiyonu yöntemleri tercih edilmektedir. Burada en kritik nokta, bu tarz estetik veya cerrahi müdahalelere başlamadan önce kişinin hedef kilosuna ulaşmış ve kilosunun tamamen sabitlenmiş olmasıdır.”

Bu nedenle hızlı kilo kaybı sonrasında ortaya çıkan her göz çevresi değişikliğinin aynı yöntemle ele alınması yerine, kişinin mevcut anatomik yapısı ve kilo değişiminin ardından oluşan durumun değerlendirilmesi gerekiyor.

Yeni başlayan görme şikâyetleri kilo kaybına bağlanmamalı

Göz çevresinde oluşan çökme veya torbalanma ile görme fonksiyonunda ortaya çıkan değişikliklerin farklı süreçler olabileceğini belirten Op. Dr. Diri, özellikle yeni başlayan görme şikâyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

“Göz çevresinin daha çökük ya da yorgun görünmesi ile görme fonksiyonunda ortaya çıkan bir değişiklik birbirinden farklı durumlardır. Bulanık görme, görme düzeyinde belirgin azalma, ani görme kaybı veya görmede hızlı bir değişiklik yaşanması halinde bunun yalnızca kilo kaybına bağlı olduğu düşünülmemelidir. Bu tür belirtilerin göz hastalıkları açısından değerlendirilmesi önemlidir.” diyen Diri, görünümdeki değişiklikle görme fonksiyonundaki değişikliğin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Özellikle kısa sürede belirgin kilo değişimi yaşayan kişilerde yüzde meydana gelen farklılıklar aynada kolaylıkla fark edilebiliyor. Ancak yeni başlayan bir görme şikâyetinin yalnızca bu değişimle açıklanmaması gerekiyor.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleri

Aynadaki değişiklik ile görmedeki değişiklik aynı şey değil

Sosyal medyada sağlıkla ilgili popüler ifadelerin hızla yayılması, bazı görsel değişikliklerin tıbbi sorunlarla doğrudan ilişkilendirilmesine neden olabiliyor. “Ozempic face” ifadesi de bu kapsamda değerlendirilmesi gereken popüler söylemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Göz çevresindeki çökme veya torbalanmanın çoğunlukla çevre dokuların görünümündeki değişikliklerle ilişkili olduğunu belirten Op. Dr. İsmail Diri, sözlerini şu ifadelerle tamamlıyor:

“Göz çevresindeki çökme veya torbalanma çoğunlukla çevre dokuların görünümündeki değişikliklerle ilişkilidir. Burada önemli olan, görünüm değişikliği ile görme fonksiyonundaki değişikliği birbirinden ayırt etmektir. Bulanık görme, görme düzeyinde belirgin değişiklik, ani görme kaybı veya hızla kötüleşen görme gibi yeni bir şikâyet ortaya çıktığında bunun yalnızca kilo kaybının doğal sonucu olduğu düşünülmemeli ve tıbbi açıdan değerlendirilmelidir.”

Hızlı kilo kaybı sonrasında yüz ve göz çevresindeki değişikliklerin fark edilmesi tek başına görme kaybı anlamına gelmiyor. Buna karşılık bulanık görme, görme düzeyinde belirgin değişiklik, ani görme kaybı veya hızla kötüleşen görme gibi yeni belirtilerin ortaya çıkması halinde göz hastalıkları açısından değerlendirme yapılması önem taşıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün