Bebeklerde Göz Sulanması ve Çapaklanma Neden Olur
Bebeklerde Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı


Bebeklerde gözyaşı kanalı tıkanıklığı, doğumdan sonraki ilk aylarda sık görülen ve çoğu zaman göz sulanması ile çapaklanma şikayetleriyle kendini gösteren bir durumdur. Bu tablo çoğu ebeveyn tarafından basit bir irritasyon olarak yorumlansa da, doğru değerlendirilmediğinde enfeksiyona ve ilerleyici problemlere yol açabiliyor. Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, bebeklerde ve çocuklarda göz sulanmasının en önemli nedenlerinden birinin doğuştan gelen kanal darlığı olduğunu belirterek erken farkındalığın kritik olduğunu vurguluyor.
Yeni Doğanların Üçte Birinde Göz Sulanması Görülüyor
Hayatın ilk günlerinde gözyaşı kanallarının tam olarak açılmamış olması yaygın bir durum.
Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, yeni doğan her üç bebekten birinde bir veya iki gözde sulanma görüldüğünü belirterek,
“Bu tür sulanmanın temel nedeni, gözyaşı kanalının doğuştan dar olmasıdır. Kirpiklerin birbirine yapıştığı durumlarda genellikle enfeksiyon da eşlik eder”
diyor.
Gözyaşı, göz kapaklarının burun köküne yakın kısmındaki dört küçük açıklıktan keseye akar. Oradan da göz kırpma hareketinin oluşturduğu basınç ile buruna taşınır. Bu nedenle ağlama sırasında burun akıntısı olması doğal bir süreçtir. Bu mekanizmadaki tıkanıklık, gözyaşının dışarı akmasına ve çapaklanmaya yol açar.
Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı Hangi Belirtilere Yol Açar?
Bebeklerde gözyaşı kanalının açılmaması çok belirgin bulgularla kendini gösterebilir. En sık görülen belirtiler:
-
Sürekli göz sulanması
-
Göz çevresinde çapaklanma
-
Kirpiklerin birbirine yapışması
-
Gözde biriken sıvının yanaklara akması
-
Hafif şişlik veya kızarıklık
Prof. Dr. Kaşkaloğlu,
“Gözyaşı kesesinin buruna açıldığı bölgede doğuştan bulunan zar birçok bebekte henüz açılmamıştır ve bu durum fazla sulanmaya neden olur”
diyerek bu bulgunun oldukça sık karşılaşılan bir gelişim süreci olduğunun altını çiziyor.
Göz Sulanması Daha Ciddi Hastalıkların İşareti Olabilir
Her sulanma masum değildir.
Ender de olsa doğuştan göz tansiyonu (konjenital glokom) gibi ciddi hastalıklar benzer belirtiler gösterebilir.
Bu hastalıkta:
-
Işık hassasiyeti
-
Göz bebeğinde büyüme
-
Korneada bulanıklık
gibi bulgular da tabloya eşlik eder.
Bu nedenle her bebekte sulanma şikayeti mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Bebeklerde Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı Tedavisi Nasıl Yapılır?
Tedavinin ilk adımı, enfeksiyon ve tıkanıklığın derecesine göre belirlenir.
Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, bu süreci şöyle açıklıyor:
“İlk muayenede genellikle antibiyotikli göz damlaları başlanır ve gözyaşı kesesine masaj önerilir. Masaj yöntemi doğru uygulandığında hem kanalda biriken sıvıyı boşaltır hem de enfeksiyon riskini azaltır.”
Gözyaşı Kesesi Masajı Neden Önemli?
Masaj:
-
Tıkanıklığın açılmasına yardımcı olur.
-
Kanal içinde biriken mikroplu sıvının boşalmasını sağlar.
-
Düzenli yapıldığında tıkanıklığın kendiliğinden düzelme ihtimalini artırır.
Masajın nasıl ve kaç kez yapılacağı gözü takip eden hekim tarafından aileye öğretilmelidir.
Tıkanıklık Ne Zaman Kendiliğinden Düzelir?
Bebeklerde gözyaşı kanal tıkanıklığının büyük bölümü 6 aya kadar kendiliğinden açılır.
Ancak sulanma devam ederse işlem gerekebilir.
Prof. Dr. Kaşkaloğlu,
“Bebek bir yaşına gelmeden kanalın sonda ile açılması gerekir. Biz işlemi burundan endoskopik görüntüleme eşliğinde yapıyoruz ve bu yöntem başarı şansını oldukça artırıyor”
diyerek erken müdahalenin önemini vurguluyor.
Sonda İşlemi ve Ameliyat Gerekebilir mi?
Evet, bazı bebeklerde masaj ve damla tedavisine rağmen tıkanıklık devam eder.
Bu durumda:
-
Önce sonda yöntemi uygulanır.
-
Bir yaşından sonra başarı oranı azaldığı için işlem geciktirilmemelidir.
-
Geciken vakalarda ameliyat gerekebilir.
Kanal tıkanıklığının konjonktivit ile karıştırılabileceğini söyleyen Kaşkaloğlu,
“Her iki durumda da sulanma ve çapaklanma olduğu için aileler karıştırabiliyor. Doğru tanı için mutlaka göz hekimi tarafından değerlendirme yapılmalıdır”
diye ekliyor.
Erken Tanı Ailelerin Sorumluluğunda
Bebeklerde gözyaşı kanalı tıkanıklığı çoğu zaman basit yöntemlerle düzelebilen bir durumdur. Ancak zamanında müdahale edilmezse kalıcı sorunlara, ileri yaşlarda ise cerrahi gereksinimine yol açabilir.
Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu’nun da vurguladığı gibi:
“Tedavinin bir yaşından önce yapılması büyük önem taşır. Ailelerin sulanma ve çapaklanma şikayetlerini hafife almaması, düzenli takip yaptırması gerekir.”



