Tedavi Edilmeyen Reflü Kanser Riskini Artırıyor!
Sürekli mide koruyucu kullanıyor, mide yanmasını sıradan bir sorun olarak görüyorsanız dikkat! Uzun yıllar kontrol altına alınmayan reflü, yemek borusunda kalıcı hasara ve kanser riskinde artışa neden olabiliyor.


Reflü, mide yanması, ağza acı su gelmesi ve kronik öksürük gibi belirtilerle kendini gösteren en yaygın sindirim sistemi hastalıklarından biri olarak dikkat çekiyor. Ancak birçok kişi reflüyü yalnızca geçici bir mide rahatsızlığı olarak değerlendirdiği için tedaviyi geciktirebiliyor. Oysa uzmanlara göre uzun süre kontrol altına alınmayan reflü, yemek borusunda kalıcı hasarlara ve hatta yemek borusu kanseri riskinde artışa neden olabiliyor.
Toplumda sık görülen mide yanması şikâyetleri çoğu zaman basit bir sindirim problemi olarak görülse de, bu belirtilerin altında reflü hastalığı yatabiliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Samet Yardımcı, reflünün yalnızca yaşam konforunu bozan bir sorun olmadığını, aynı zamanda uzun vadede ciddi sağlık problemlerine yol açabilen bir hastalık olduğunu belirtiyor.
Reflü Nedir ve Neden Oluşur?
Reflü, mide içeriğinin ve mide asidinin yemek borusuna geri kaçması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Normal şartlarda mide ile yemek borusu arasında bulunan koruyucu mekanizma, mide asidinin yukarı çıkmasını engeller. Ancak bazı durumlarda bu mekanizma görevini yeterince yerine getiremez ve reflü belirtileri ortaya çıkar.
Obezite, sigara kullanımı, düzensiz beslenme alışkanlıkları, aşırı kilo ve hareketsiz yaşam tarzı reflü gelişimini kolaylaştıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Prof. Dr. Samet Yardımcı, özellikle mide fıtığının reflü oluşumunda önemli bir rol oynadığını ifade ediyor. Prof. Dr. Yardımcı’ya göre mide fıtığı bulunan kişilerde mide ile yemek borusu arasındaki bariyer zayıflıyor ve bu durum mide asidinin yemek borusuna daha kolay ulaşmasına neden oluyor.
Sürekli Mide Yanması Yaşıyorsanız Dikkat!
Pek çok kişi mide yanması şikâyetini geçici bir problem olarak görerek yıllarca mide koruyucu ilaçlarla yaşamaya çalışıyor. Ancak uzmanlar, sürekli tekrarlayan mide yanmasının reflü açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Prof. Dr. Samet Yardımcı, yıllarca devam eden reflünün yemek borusunda kronik iltihaplanmaya neden olabileceğini belirtiyor. Sürekli asit teması nedeniyle yemek borusunun iç yüzeyinde hasar meydana gelirken, zamanla ülserler ve daralmalar gelişebiliyor. Daha da önemlisi bazı hastalarda Barrett özofagusu olarak adlandırılan hücresel değişiklikler ortaya çıkabiliyor.
Bu değişimlerin uzun vadede yemek borusu kanseri gelişimi için önemli bir risk faktörü oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Yardımcı, reflü belirtilerinin ilaçlarla baskılanmasının sorunu ortadan kaldırmadığını, aksine altta yatan hastalığın ilerlemesine fırsat verebildiğini dile getiriyor.
Reflünün Belirtileri Nelerdir?
Reflü her zaman yalnızca mide yanması ile ortaya çıkmayabiliyor. Özellikle uzun süredir devam eden bazı şikâyetler reflünün habercisi olabiliyor.
En sık görülen reflü belirtileri arasında:
- Mide yanması
- Ağza acı veya ekşi su gelmesi
- Göğüs bölgesinde yanma hissi
- Yemeklerden sonra şişkinlik
- Kronik öksürük
- Ses kısıklığı
- Boğazda takılma hissi
- Yutma güçlüğü
- Gece nefes darlığı hissiyle uyanma
yer alıyor.
Prof. Dr. Samet Yardımcı, özellikle kronik öksürük ve ses kısıklığı yaşayan birçok kişinin sorunun mide kaynaklı olabileceğini bilmediğini belirterek, reflünün yalnızca mideyi değil üst solunum yollarını da etkileyebildiğini ifade ediyor.
Mide Koruyucu İlaçlar Kontrolsüz Kullanılmamalı
Toplumda en sık yapılan hatalardan biri de mide koruyucu ilaçların uzun yıllar boyunca hekim kontrolü olmadan kullanılması.
Prof. Dr. Samet Yardımcı, mide koruyucu ilaçların doğru hastada ve doğru süreyle kullanıldığında son derece etkili olduğunu ancak gelişigüzel kullanımın bazı sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguluyor. Uzun süreli kontrolsüz kullanımın kemik erimesi, B12 vitamini eksikliği, mineral dengesizlikleri ve mide hücrelerinde yapısal değişiklikler gibi problemlere neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Yardımcı, mide yanmasının nedeninin mutlaka araştırılması gerektiğini söylüyor.
Reflü Tedavisi Mümkün Mü?
Reflü tedavisinde ilk basamağı yaşam tarzı değişiklikleri oluşturuyor. Kilo verilmesi, sigaranın bırakılması, yağlı ve ağır yiyeceklerin azaltılması, yemek sonrası hemen yatılmaması ve düzenli beslenme alışkanlıkları tedavide önemli rol oynuyor.
Ancak bazı hastalarda yalnızca yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olmayabiliyor. Özellikle mide fıtığının eşlik ettiği veya ilaç tedavisine rağmen şikâyetlerin devam ettiği durumlarda cerrahi seçenekler gündeme gelebiliyor.
Prof. Dr. Samet Yardımcı, günümüzde reflü ameliyatlarının büyük bölümünün laparoskopik yani kapalı yöntemle gerçekleştirildiğini belirtiyor. Doğru hasta seçimiyle uygulanan modern reflü cerrahisinin uzun süreli ilaç kullanımını azaltabildiğini ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde yükseltebildiğini ifade ediyor.
Reflüyü Basit Bir Mide Sorunu Olarak Görmeyin
Uzmanlara göre reflü yalnızca mide yanmasına neden olan geçici bir rahatsızlık değil, tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlar doğurabilen kronik bir hastalık. Özellikle uzun süredir mide yanması yaşayan, sürekli mide koruyucu ilaç kullanma ihtiyacı hisseden veya kronik öksürük, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurması gerekiyor.
Prof. Dr. Samet Yardımcı’nın da dikkat çektiği gibi, erken tanı ve doğru tedavi sayesinde reflünün yol açabileceği ciddi komplikasyonların önüne geçmek mümkün olabiliyor. Bu nedenle “mide yanmasıdır geçer” düşüncesi yerine, belirtilerin kaynağını araştırmak uzun vadeli sağlık açısından büyük önem taşıyor.



