Her Göz Kızarıklığı Enfeksiyon Değil!
Göz kızarıklığı, ağrı, ışığa hassasiyet ve bulanık görme, üveit hastalığının belirtileri arasında yer alabiliyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit İnan, göz içi iltihaplanmasının nedenlerini, tedavi sürecini ve düzenli takibin önemini anlatıyor.


Üveit, gözde kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet ve bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösterebilen, bazı durumlarda ise belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebilen bir hastalık. Yorgunluk veya basit göz rahatsızlıklarıyla karıştırılabilen bu belirtilerin altında gözün iç dokularındaki iltihaplanma da bulunabiliyor. Hastalığın erken değerlendirilmesi ve düzenli takip, görme sağlığının korunması açısından önem taşıyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit İnan, üveitin farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğini ve her hastada aynı şekilde ilerlemediğini belirterek belirtilerin dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor.
Üveit nedir, belirtileri nelerdir?
Üveit, gözün damar açısından zengin orta tabakası olan uveanın iltihaplanmasıyla ortaya çıkıyor. İltihaplanma gözün ön, orta veya arka bölümlerini etkileyebiliyor ve tutulumun yerine göre farklı belirtiler görülebiliyor.
Prof. Dr. Ümit İnan, üveit belirtilerinin başka göz hastalıklarında da ortaya çıkabildiğini belirterek şu ifadeleri kullanıyor:
“Göz kızarıklığı, ağrı ve ışığa hassasiyet gibi şikâyetler farklı göz hastalıklarında da görülebilir. Ancak bu belirtilerin üveitten kaynaklanması durumunda göz içindeki iltihaplanmanın değerlendirilmesi gerekir.
“Özellikle bulanık görme, uçuşan noktalar veya görme kalitesinde ani değişiklikler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulması önemlidir.”
Üveitin bazı hastalarda belirgin şikâyetlerle ortaya çıktığını, bazı durumlarda ise fark edilmeden ilerleyebildiğini aktaran Prof. Dr. İnan, tekrarlayan göz şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Üveit başka hastalıklarla ilişkili olabilir mi?
Üveit yalnızca göz dokularını etkileyen bir hastalık olarak ortaya çıkmayabiliyor. Bazı hastalarda vücudun farklı bölgelerini ilgilendiren sistemik hastalıklarla birlikte görülebiliyor. Behçet hastalığı, ankilozan spondilit, sarkoidoz ve bazı iltihaplı bağırsak hastalıkları, üveitle ilişkili olabilen hastalıklar arasında bulunuyor. Bunun yanında çeşitli enfeksiyonlar da üveite neden olabiliyor.
Prof. Dr. Ümit İnan, hastalığın altında yatan nedenin araştırılmasının tedavi planlamasında önemli olduğunu vurguluyor:
“Üveit tanısı alan her hastada aynı neden söz konusu değildir. Bazı hastalarda bağışıklık sistemiyle ilişkili hastalıklar, bazılarında enfeksiyonlar ön plana çıkabilir. Bir grup hastada ise yapılan incelemelere rağmen belirli bir neden saptanamayabilir.
“Hastanın öyküsü, göz muayenesi bulguları ve gerekli görülen tetkikler birlikte değerlendirilerek kişiye özgü bir takip ve tedavi planı oluşturulur.”
Altta yatan sistemik bir hastalıktan şüphelenildiğinde, göz hastalıkları uzmanının ilgili diğer branşlarla birlikte değerlendirme yapması gerekebiliyor.
Üveit tedavi edilmezse görme kaybına neden olur mu?
Üveitte göz içindeki iltihaplanmanın zamanla farklı dokularda hasara neden olabilmesi, hastalığın takip edilmesini önemli hâle getiriyor. Hastalığın türüne, şiddetine ve seyrine bağlı olarak katarakt, göz içi basıncında yükselme, makula ödemi ve retina hasarı gibi komplikasyonlar gelişebiliyor.
Prof. Dr. İnan, üveit tanısının mutlaka görme kaybı yaşanacağı anlamına gelmediğini ancak tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini belirtiyor:
“Üveit tanısı, kişinin mutlaka görme kaybı yaşayacağı anlamına gelmez. Bununla birlikte hastalığın kontrol altına alınamadığı veya tedavinin geciktiği durumlarda görmeyi etkileyen komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Erken tanı, uygun tedavi ve düzenli takip, bu risklerin azaltılması açısından önem taşır.”
Üveit tamamen geçer mi, tekrarlar mı?
Üveitin seyri, hastalığın nedenine ve gözdeki tutulumuna göre değişiyor. Bazı hastalarda tek bir ataktan sonra uzun süre yeni bir iltihaplanma görülmeyebilirken bazı kişilerde hastalık tekrarlayan ataklarla veya kronik bir süreçle ilerleyebiliyor.
Tedavide temel amaç, göz içindeki iltihaplanmayı kontrol altına almak, görme fonksiyonlarını korumak ve olası komplikasyonları önlemek. Hastalığın türüne göre kortikosteroid içeren ilaçlar, bağışıklık sistemini düzenleyen tedaviler veya uygun hastalarda biyolojik ilaçlar kullanılabiliyor. Enfeksiyon kaynaklı üveitlerde ise etkene yönelik tedavi gerekebiliyor.
Prof. Dr. Ümit İnan, tedavi sürecinde ilaçların hekim önerisi dışında bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuşuyor:
“Üveit tedavisinde hastaların dikkat etmesi gereken konulardan biri, ilaçlarını hekim önerisi dışında bırakmamalarıdır. Şikâyetlerin azalması, göz içindeki iltihaplanmanın tamamen ortadan kalktığını göstermeyebilir.
“Özellikle kortizon içeren ilaçların kullanım süresi ve doz değişiklikleri göz muayenesi bulgularına göre planlanmalıdır.”
Çocuklarda üveit belirti vermeden ilerleyebilir mi?
Üveit yalnızca yetişkinlerde görülmüyor; çocukluk çağında da ortaya çıkabiliyor. Bazı çocuklarda belirgin bir şikâyete neden olmadan ilerleyebildiği için hastalığın takibinde özel dikkat gerekiyor.
Juvenil idiyopatik artrit olarak adlandırılan çocukluk çağı romatizması bulunan çocuklarda kronik ön üveit gelişebiliyor. Bu çocuklarda göz kızarıklığı, ağrı veya ışığa hassasiyet bulunmasa bile göz içinde iltihaplanma görülebiliyor.
Bu nedenle risk grubundaki çocukların, ilgili uzmanların önerdiği aralıklarla göz muayenesinden geçirilmesi önem taşıyor.
Üveit hastaları günlük yaşamda nelere dikkat etmeli?
Üveit hastalarının günlük yaşamda dikkat etmesi gerekenler, hastalığın aktif olup olmamasına ve mevcut göz bulgularına göre değişebiliyor. Işığa hassasiyet yaşayan kişilerde güneş gözlüğü kullanımı günlük konforu artırabiliyor.
Bilgisayar ve telefon ekranları doğrudan üveit nedeni olarak kabul edilmese de uzun süreli ekran kullanımı göz yorgunluğunu ve rahatsızlık hissini artırabiliyor.
Prof. Dr. Ümit İnan, hastalığın kontrolünde planlanan muayenelerin aksatılmamasının önemini vurguluyor. Belirtiler hafiflese bile takip sürecinin devam etmesi gerekiyor.
Özellikle yeni başlayan görme bulanıklığı, göz ağrısı, kızarıklık, ışığa hassasiyet veya uçuşan cisimlerde belirgin artış yaşandığında gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulması önem taşıyor.
Üveitte erken tanı ve düzenli takip neden önemli?
Üveit, farklı nedenlerle ortaya çıkabilen ve hastadan hastaya değişen bir seyir gösterebilen bir hastalık. Gözün farklı bölümlerini etkileyebilmesi ve bazı durumlarda belirgin belirtiler olmadan ilerleyebilmesi, değerlendirme ve takip sürecini önemli kılıyor.
Prof. Dr. Ümit İnan, erken değerlendirme, doğru tedavi ve düzenli takibin görme sağlığının korunmasındaki önemine dikkat çekiyor. Hastalığın nedeninin araştırılması, tedavinin kişiye göre planlanması ve ilaçların hekim önerisi doğrultusunda kullanılması, üveit yönetiminin temel unsurları arasında yer alıyor.




