Genel Sağlık

Sürekli Yorgunsanız Nedeni Bu Olabilir

Metabolik jet lag ve biyolojik saat bozukluğu, son dönemde sürekli yorgunluk, kilo alma, uyku problemleri ve odaklanma güçlüğü yaşayan kişilerin en sık araştırdığı sağlık konularından biri haline geldi.

Sabah uyandığınızda dinlenmiş hissetmiyor, gün boyunca enerjinizin hızla tükendiğini düşünüyor, gece yatağa girdiğinizde ise uykuya dalmakta zorlanıyorsanız bunun nedeni yalnızca yoğun iş temposu olmayabilir. Uzmanlara göre modern yaşamın görünmeyen sağlık sorunlarından biri olan metabolik jet lag, vücudun doğal biyolojik ritmini bozarak yorgunluktan kilo artışına, diyabet riskinden kalp hastalıklarına kadar birçok problemi tetikleyebiliyor.

Acıbadem Life Danışmanı ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Baş, birçok kişinin yalnızca ne yediğine odaklandığını ancak sağlıklı yaşamın artık “ne zaman yediğimizle” de doğrudan ilişkili olduğunun bilimsel olarak ortaya konduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Murat Baş’a göre gece geç saatlerde yemek yemek, düzensiz uyumak, ekran başında sabahlamak veya her gün farklı saatlerde yaşamak vücudun biyolojik saatini adeta kıtalararası uçuş sonrası yaşanan jet lag etkisine sokuyor.

Metabolik Jet Lag Nedir?

Son yıllarda “metabolik jet lag nedir?” sorusu sağlık alanında en çok araştırılan başlıklardan biri haline geldi.

Prof. Dr. Murat Baş, beynimizde yer alan ve süprakiyazmatik çekirdek olarak adlandırılan bölgenin vücudun ana zamanlayıcısı olduğunu anlatıyor. Ancak yalnızca beynin değil, karaciğerin, pankreasın, bağırsakların ve yağ dokusunun da kendi iç saatlerine sahip olduğunu vurguluyor.

Bu sistemler uyum içerisinde çalıştığında metabolizma dengeli şekilde işliyor. Ancak gece geç saatlerde yemek yenmesi, sürekli değişen uyku saatleri, vardiyalı çalışma düzeni veya yoğun ekran maruziyeti bu uyumu bozuyor. İşte bilim insanlarının metabolik jet lag olarak tanımladığı durum da tam olarak burada ortaya çıkıyor.

Sürekli Yorgunluğun Sebebi Biyolojik Saatiniz Olabilir

Günümüzde birçok kişi sabahları yorgun uyanmayı normal kabul ediyor. Ancak Prof. Dr. Murat Baş, bunun çoğu zaman biyolojik ritim bozukluğunun ilk sinyallerinden biri olabileceğini ifade ediyor.

Vücudun doğal çalışma saatleri bozulduğunda enerji üretim mekanizmaları da etkileniyor. Sonuç olarak kişi yeterince uyusa bile dinlenmiş hissedemiyor. Gün içerisinde konsantrasyon kaybı, halsizlik, motivasyon düşüklüğü ve performans kaybı yaşanabiliyor.

Özellikle hafta içi ve hafta sonu arasında ciddi uyku farkı bulunan kişilerde bu durum daha sık görülüyor.

Metabolik Jet Lag Diyabet Riskini Artırıyor mu?

Bilimsel çalışmalar, biyolojik ritim bozukluğunun yalnızca enerji seviyelerini değil, kan şekeri metabolizmasını da etkilediğini gösteriyor.

metabolik jetlag,

Prof. Dr. Murat Baş, metabolik jet lag yaşayan kişilerde insülin hassasiyetinin azalabildiğini ve pankreasın daha fazla çalışmak zorunda kaldığını belirtiyor. Bu durum uzun vadede tip 2 diyabet riskini artırabiliyor.

Özellikle gece vardiyasında çalışan bireylerde diyabet görülme oranlarının daha yüksek olması da biyolojik saat ile metabolik sağlık arasındaki güçlü ilişkiyi ortaya koyuyor.

Kalp Sağlığını da Tehdit Edebiliyor

Metabolik jet lag yalnızca kilo veya kan şekeri sorunu yaratmıyor.

Prof. Dr. Murat Baş, sağlıklı bireylerde tansiyonun gece saatlerinde düşmesi gerektiğini, sabah ise kontrollü şekilde yükseldiğini ifade ediyor. Ancak biyolojik ritim bozulduğunda bu koruyucu mekanizma da zarar görüyor.

Araştırmaların; kalp krizi, felç, ritim bozuklukları, yüksek tansiyon ve damar hastalıkları riskinin biyolojik saati bozulan kişilerde daha yüksek olduğunu gösterdiğini belirten Baş, kronik ritim bozukluğunun aynı zamanda kötü kolesterol düzeylerini de artırabildiğine dikkat çekiyor.

Bağırsakların da Bir İç Saati Var

Birçok kişi biyolojik saatin yalnızca uyku düzeniyle ilgili olduğunu düşünüyor. Oysa bağırsaklarımızda yaşayan milyarlarca faydalı bakteri de belirli bir ritim içerisinde çalışıyor.

Prof. Dr. Murat Baş, bağırsak mikrobiyotasının da gündüz ve gece döngülerine uyum sağladığını ifade ediyor. Bu ritmin bozulması sindirim sistemi problemlerine, bağırsak geçirgenliğinde artışa ve kronik inflamasyona zemin hazırlayabiliyor.

Son yıllarda yapılan çalışmaların bağırsak sağlığı ile depresyon, anksiyete ve bağışıklık sistemi arasında güçlü bağlantılar ortaya koyduğunu da hatırlatıyor.

Metabolik Jet Lag Nasıl Düzeltilir?

Uzmanlara göre sevindirici olan nokta, biyolojik saatin yeniden düzenlenebilmesi.

Prof. Dr. Murat Baş, bunun için öncelikle sabah saatlerinde doğal gün ışığı alınmasını öneriyor. Gün ışığının biyolojik saat için en güçlü düzenleyicilerden biri olduğunu belirten Baş, güne başlarken birkaç dakikalık açık hava temasının bile önemli katkı sağlayabileceğini söylüyor.

Gece saatlerinde telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarından yayılan mavi ışığın ise biyolojik saati geciktirdiğini belirten Baş, yatmadan en az bir saat önce ekran kullanımının azaltılmasının uyku kalitesini artırabileceğini ifade ediyor.

Yemek Saatleri Sandığınızdan Daha Önemli

“Ne yediğimiz kadar ne zaman yediğimiz de önemli” görüşünün artık bilimsel olarak desteklendiğini belirten Prof. Dr. Murat Baş, düzensiz yemek saatlerinin karaciğer ve bağırsakların biyolojik ritmini bozduğunu ifade ediyor.

Gün içerisinde belirli saatlerde beslenmenin ve gece geç saatlerde yemek yememeye özen göstermenin metabolik sağlık açısından önemli avantajlar sağlayabildiğini söylüyor.

Zaman kısıtlı beslenme olarak bilinen ve öğünlerin 10-12 saatlik bir zaman dilimine yerleştirildiği beslenme modelinin kan şekeri kontrolü, kilo yönetimi ve inflamasyon üzerinde olumlu etkiler gösterebildiğini belirtiyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkSağlıklı Yaşamın Yeni Anahtarı: Doğru Zamanlama

Prof. Dr. Murat Baş’a göre modern tıp artık yalnızca besinlerin içeriğine değil, yaşam alışkanlıklarının zamanlamasına da odaklanıyor.

Düzenli uyku saatleri, gün ışığından yararlanmak, öğünleri belirli saatlerde tüketmek ve hareketi günlük yaşamın bir parçası haline getirmek, metabolik jet lag riskini azaltan en etkili yöntemler arasında yer alıyor.

Uzmanlar, sürekli yorgunluk hissinin bazen vitamin eksikliği veya yoğun tempodan değil, vücudun kendi iç saatinin bozulmasından kaynaklanabileceğini hatırlatarak biyolojik ritme uygun yaşamanın sağlıklı yaşlanmanın en güçlü anahtarlarından biri olduğunu vurguluyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün