Uyku apnesi cinsel yaşamı da etkiliyor

Uyku günümüzün neredeyse yarısında ihtiyaç duyduğumuz bir eylem. Bir insanın 24 saatinin en az 7 saatini kaliteli uyku ile geçirmesi ertesi günkü yaşamının sağlıklı bir döngüde ilerleyebilmesinin ön koşulu olarak kabul ediliyor. Ne var ki uykuyu kalitesizleştiren dış etkenler olduğu gibi uyku apnesi sorunu da yaygınlığını koruyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cenk Gürbüz ereksiyon sorununda problemlerden birinin uyku bozuklukları olduğunu söylerken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur‘da uyku sorunları ile cinsel problemler arasındaki bağlantıya dikkat çekiyor.
Uyku apnesiyle vücut ve organlar oksijensiz kalıyor

Uyku apnesinin temelinde uyku sırasında tekrarlayan nefes durmalarının ve bunun sonucunda oksijen düşmelerinin ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Hacer Okur, “Oksijen düştüğü zaman da bütün kalp-damar sistemi ve bütün organ sistemi hipoksiye yani oksijensizliğe maruz kaldığı için hem hormonal hem de organlarda fonksiyon bozuklukları oluyor. Cinsel organımızda sonuçta bu hipoksiye maruz kaldığı için uzun dönemde hastalarda uyku apnesini tedavi etmediğiniz zaman tıpkı bir kalbin, bir damarın bozulması gibi ya da beyinsel fonksiyonların işlevlerinde bozulma gibi erkeklerde de ereksiyon problemleri gibi pek çok cinsel bozukluklarla biz karşı karşıyayız. Aynı şekilde kadınlarda da uyku apnesinin cinsel fonksiyon bozukluklarına yol açtığını biliyoruz” diye konuştu.
Cinsel fonksiyon bozukluklarının içerisine pek çok faktörün girdiğini belirten Prof. Dr. Cenk Gürbüz, “Öncelikle bunun altında yatan sebeplere bakıyoruz. Metabolik hastalıklar olabilir, aşırı kilolar olabilir, yaşamsal açıdan baktığınız zaman birtakım değiştiremediği ya da yardım gerektiren faktörler olabilir. Cinsellik eğitimi bile gerekebiliyor bazen mesela tek başına aşırı mastürbasyon yapan hastalarımız geliyor. Hikayeye bütüncül yaklaştığımızda bazı durumlarda uyku sorunları da cinsel sorunları beraberinde getirebiliyor. Ereksiyonla yani sertleşme
kayıplarının altında yatan 34 tane temel sebep var bu sebeplerden bir tanesi de o bölgenin iyi oksijenizasyon olmaması. Bunu tedavi ederseniz kaliteli bir yaşama, kaliteli bir cinsel sağlığa, hormonlarda bile düzelmeye giden bir iyilik hali olabiliyor” dedi.
Uyku kalitesiz ise dinlenme olmuyor
Kaliteli bir uykunun ertesi günü kaliteli geçirme konusunda oldukça etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Hacer Okur, “Uyku apnesi gibi uyku bozukluğu sürekli devam eden vakalarda her uyku, yorgunluğu da beraberinde getiriyor. Yani bu insanlar hiç dinlenemiyor. Biz geceyi kalitesiz bir uyku ile geçirdiğimizde hiçbir şekilde vücudumuzda bir dinlenme bir yenilenme dediğimiz olay olamıyor ve bu kronik tekrarladığı da o zaman vücudumuz dinlenmesi gereken periyotta daha çok tahrip olmuş oluyor. Uykudan yorgun kalkanlar var, uyudum ama dinlenemedim, uykusuzum gene uykusuzum gene uykum var” diyen var. Çünkü gerçek bir uyku olmuyor o insanların yaşadığı” dedi.
Kaliteli bir uyku nasıl anlaşılır?
Kaliteli bir uyku için gerekenleri anlatan Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, “Gece yatakta geçirdiğiniz süre sabah uyandığınızda size yetiyorsa, gün içinde yaptığınız aktivitelerde size yetiyorsa ve gündüz uyku atakları gelmiyorsa uykunuz size yetmiş demektir” ifadelerini kullandı. Uyku sağlığının geç yaşlanma, hastalıklardan korunma ve sağlıklı bir ömür geçirmek için gerekli olduğunu belirten Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, ” Uyku en önemli sağlık yatırımıdır. Dönemsel bir uyku bozukluğu vücut tarafından tolere edilebilir. Ancak sürekli olan uyku bozukluğu bütün organ sistemlerinde yavaş yavaş bozulmalara yol açar. Bu nedenle ne kadar erken fark edilirse bu süreç o kadar hasarsız atlatılır. Bu nedenle bireylerin kendilerini test etmeleri gerekir” diye konuştu.
Cinsel sorununuz uykunuzdan mı?
İnsanların çoğunun günde az 6 ila 8 saatlik bir uykuya ihtiyacı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, “Aksi halde yaşlanma da hızlanır. Mesela sınava çalışıyorsunuz ya da işte çocuk büyüttüğünüz bir dönemde uyku süresi azaldığı zaman bizim yorgunluğumuz, yaşlanma sürecimiz artmış ve hızlanmış oluyor. Yani bir şekilde o ihtiyacımız olan süreleri biz tamamlamak zorundayız. Fakat tabii aslında burada olay uykunun saatinden çok kaliteli ve gerçek uykunun sağlanmış olması. Bizim özellikle cinsel işlev bozukluğu olan kişilerdeki sebep eğer bir uyku hastalığı araştırıyorsak onu gerçekten gösterebileceğimiz, objektif testlere de sahibiz. Mesela polisomnografik incelemelerde özellikle erkek hastalar için penisin uykunun REM döneminde sertleşip sertleşmediğini gösteren kayıt sistemlerimiz var. Yani organik mi, gerçekten uyku apnesine bağlı mı bu? Tüm bunları objektif veri olarak da görmemiz mümkün.
Uyku apnesinin temelinde yatan sorunun üst solunum yolu kaslarındaki kontrol edilemeyen çökmeler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, “Bundan dolayı sanki böyle hep boğazlanmış gibi hisseder kişiler ve bu yüzden de oksijen kesintiye uğrar. Bizler bunun teşhisini objektif olarak koyduktan sonra belki sadece pozisyon tedavisi ile iyileşme sağlıyoruz. Yani hastaya sadece sırt üstü yatma, yan yat diyerek pozisyondan kaynaklı uyku apnesini tedavi edebiliyoruz. Sırta takılan bir takım aparatlarla ya da bunun derecesi ağır her pozisyonda apneniz var ise o zaman bu çökmeyi önlemek için de buranın sürekli açık kalmasını sağlayan cihazla hastaların tüm gece uykuda kullanmasını sağlıyoruz. Aslında önlüyoruz. Fakat bu gözlük gibi. Uyurken kullanmak zorundasınız. Kullanmadığınız zaman yine apne oluşuyor” diye konuştu.
Uyku apnesinin ayak sesleri
Uyku apnesinin genellikle orta yaşlarda ortaya çıktığına dikkat çeken Prof. Dr. Hacer Okur, “En önemli ayak sesi horlamadır. Horlamadan nefesi durur,” ben sürekli dürtüklemek zorunda kalıyorum” demesidir partnerinin. Bu süre biraz ilerledikçe sabahları kişide yorgun uyanmalar, gün içi uyuma atakları ortaya çıkar. Biraz daha yaş aldıkça kişi zamanla tahribat da artacağından tansiyonu çıkar kişinin, şekeri çıkar, kilo veremez, kaza yapar, çok yorgunum der, işimde konsantre olamıyorum der. Horlamadan dolayı cinsel isteksizlik olur. Sonrasında organik olarak cinsel problemler ortaya çıkmaya başlar.
Uyku hijyeninizi önemseyin!
Uykunun da hijyeni olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hacer Okur, “Uyku hijyenini korumak için dikkat etmemiz gereken bir kaç nokta var. Bunlardan ilki kiloyu ideal seviyede tutmak, gıdı olmamalı. Çünkü bunlar uyku sırasında basınçla o çökmeleri artırıyor. Mümkün olduğu kadar sırtüstü yatmayı önermiyoruz biz. Anatomik olarak kaslarda çökme, yer çekiminin etkisine bağlı olacağı için tıkanmalar kesinlikle daha fazla oluyor. Ağız hijyenimizin önemi var. Bu yüzden yeterince su içmemiz gerekiyor. Mümkünse sigara içmememiz, yemekten en az 4 saat sonra uyumamız gerekiyor ki tok bir mide ile uyumayalım. Alkol özellikle çok önermiyoruz. Bunun dışında da sessiz, sakin, belli ısıda, karanlık bir odada uyumak uykuyu çağrıştıran bir ortamdır” diye konuştu.




