Çocuklar elektronik sigara tehdidi altında!

Elektronik sigara tehlikesi giderek daha büyük bir tehdit haline geliyor. Yapılan bilimsel araştırmalarda hem depresyonla ilişkili olduğu hem de uzun süreli kullanımda vücuttaki mikroRNA’ların değişimine neden olduğuyla ilgili önemli sonuçlar elde ediliyor. Buna rağmen sokakta, kafede ya da herhangi bir yerde rastladığımız elektronik sigara kullanıcılarının yaş aralığı giderek düşüyor. Kendi aralarında “puf” olarak tabir edilen bu sigaralar hayatımıza sigaranın masum şekli olarak girmişti ve vaadi sigarayı bırakmaya yardımcı olmaktı. Ancak gelinen noktada kişiselleştirilebilir olması, sigara gibi kötü kokular bırakmıyor ve hatta aromatik hale getirebiliyor olması elektronik sigaranın yaygınlaşmasına neden oldu. Bu ise vücudumuzda yepyeni hasarlara neden oldu. Kısa süre önce literatüre EVALİ olarak giren hastalık yalnızca elektronik sigara kullanıcılarında görülüyor ve adı da “Elektronik sigara kullanımına bağlı akciğer hasarı”. Hasarla başlayan bu sürecin son noktada kansere kadar ilerleyebileceğini tahmin etmek ise zor değil.
Çocuk Psikiyatristi Doç. Dr. Herdem Aslan Genç‘de bir bağımlılığın başka bağımlılıkları da getirebileceğine dikkat çekiyor ve “Elektronik sigara yaşam tarzı gibi lanse ediliyor. Burada ebeveynlerin yanlış tepkileri de çocuğu hem korkutuyor hem de bağımlılığa itebiliyor” uyarısında bulundu.
Elektronik sigara “kimyasal ve davranışsal bağımlı” yapıyor

Elektronik sigarayla ilgili toplumda yaygın kanı adının “elektronik” olmasından kaynaklı olarak zarar vermeyeceği yönünde. Elektronik sigaranın sigaradan daha fazla endişe verici olduğunu söyleyen Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, “Hem bağımlılık olarak hem de sigaradan çok daha küçük partiküller içerdiği için akciğerin daha derinine inebiliyor. Sigarada tütün bağımlılığı iken elektronik sigarada bağımlılık kimyasal bağımlılık türüne girmiş oluyor. Üstelik bu bir yaşam tarzı gibi lanse ediliyor gençler arasında. Renkleri değişiyor, kokuları değişiyor. Dolayısıyla davranışsal bağımlılığı da katıyor. Bu hem bağımlılık açısından hem de sağlık açısından endişe verici bir durum” diye konuştu.
AKCİĞER KANSERİNDE BELİRTİLERİ BEKLEMEYİN
Kabul görmek için bağımlı oluyorlar
Bağımlılığın temelinde “kabul görmek” davranışının yattığını belirten Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, “Bu şekilde akran grupları içerisinde daha kolay kabul görebiliyorlar, daha havalı olabiliyorlar veya bir grubun parçası hissedebiliyorlar” dedi.
Cep telefonları gibi yanlarından ayırmıyorlar
Elektronik sigaranın kullanım yaşının ortaokul düzeyine kadar düşmesinin endişe verici olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, “Çocuklar bunu risk alıcı bir şekilde okula götürüyor, riskli yerlerden satın alıyor. Yaş ilerledikçe de bağımlılık başlamış oluyor. Bu elektronik sigaraların normal sigaradan farklı olarak kişiselleştirilebilir olması, renklerinin değiştirilebilir olması gibi etkenler çocuklara daha cazip geliyor ve onu arkadaş grupların içinde “bak benimki sarı, bak benimki kırmızı” gibi özellikleriyle gurur duyabiliyorlar. Tıpkı cep telefonları gibi de yanlarından ayırmıyorlar. Bu da onları daha fazla kullanıma itiyor” diye konuştu.
“Aman ha” tepkisinden kaçının!
Sigara kullanımının tütün kokusundan tanınabildiği için ebeveynler için anlaşılabilir ve takip edilebilir olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, “Burada önemli olan nokta çocuğun ebeveyn ile ilişkisinin şeffaflığı ve destekleyici ilişkinin varlığı. Çocuğun para harcama düzeyindeki değişiklik ebeveynde somut olarak bir belirti ortaya çıkartabilir. Ancak bizim hep söylediğimiz şey ebeveynlerin çocuklarıyla konuşması. Burada en büyük yanlış tabu gibi yaklaşmak. Çocuk bir arkadaşının sigara kullandığını söylediğinde ilk tepkimiz “aman ha sen sakın kullanma” oluyor. Oysa ki tepki vermeden dinlemeliyiz. Çocuk belki denedi, pişman oldu ve bunu sizinle paylaşmak istedi. Burada ebeveynin yargılayıcı tepkisi çocuğun anlatmamasına neden oluyor. Çocuk ne yaşarsa yaşasın bunun evde konuşulabilir, değerlendirilebilir olduğunu bilmeli ki anlatsın, gizlemeye çalışmasın. Öğüt vermek zaten bu yaş grubunda işe yaramıyor çünkü tek yönlü bir iletişime neden oluyor. Bu yüzden karşılıklı iletişim sağlamamız gerekiyor. Onun da fikrini beyan edebilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Okullarında somut önlemlerini artırması gerektiğini belirten Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, “Yurtdışında okullarda elektronik sigara dedektörleri kullanılıyor. Dolayısıyla okulların daha etkin önlem alması şart. Ama denetimden daha da önemlisi ailenin yaklaşımı, iletişimi ve çocuğuyla yakınlığı sorunu daha çözülebilir hale getirecektir” dedi.




