Özel İçerikler

Yapay zeka “beyin” yarışında kim galip gelecek?

Yapay zeka mı daha zeki yoksa beyin mi? Yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte aklımızı tek bir soru kurcalıyor;” Yapay zeka bir gün insan beynini geçer mi?”. Karşımızdaki gücün her geçen gün yeni bir özelliğini keşfediyor, her sorduğumuz soruya mantıklı cevap veriyor, hayalimizdeki fotoğrafları, videoları somuta döküyor vs. Ancak tabir-i caizse beynimizin eli de armut toplamıyor. Hayatının belki de 40 yılını ameliyathanede ve beyinle iç içe geçiren Türkiye’nin yetiştirdiği önemli beyin cerrahlarından biri olan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Kuday, beynin çok kompleks bir organ olduğunu söylüyor ve biz insanların halen onun çok az bir kısmını bildiğimizi de ekliyor. Beyin cerrahisinin dehşet verici olduğunu ve bu özelliğini cerrahiye başladıktan yaklaşık 20 yıl sonra fark ettiğini belirten Prof. Dr. Cengiz Kuday, “Bazen yaptığımız tedaviler yapmadığımız tedavilerden daha kötü olabilir” uyarısında bulunuyor. Editörün Gözünden’de Prof. Dr. Cengiz Kuday ile beyni ve mucizelerini konuştuk.

5 yaşındaki bir çocuğun beynini yapmak için Amerika kıtasının yarısı kadar bilgisayar lazım!

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Kuday

Bütün canlılarda bir beynin olduğunu ancak insan beyninin çok farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Cengiz Kuday, “Yüz milyarlarca hücreden müteşekkil ve her o milyarlarca hücreye nöron diyoruz. Her nöron da kendi arasında 25-30.000 kabloyla bağlı. Buna da sinaps diyoruz. Bir insanın beyninin içindeki bu yolların uzunluğu dünyayı dört defa dolaşır. Beyin öyle bir organ ki; insan beyni, mesela şimdi yapay zeka filan konuşuluyor. Evet! Yapay zeka hem gelecek hem de geleceğin korkusu ama bugünün teknolojisiyle insan beyninin hızına hiç bir şey erişemez. İnsan beyninin hızı saniyenin milyonda birinin 10 üzeri 16’sı kadar süratlidir. Bugünkü bilgisayar teknolojisiyle 5 yaşındaki bir insan beynini yapmak için Amerika kıtasının yarısı kadar bir bilgisayar lazım ve yüzyıllarca insan beyni kutsal kabul edilmiş. O yüzden de beyne pek dokunulmamış ta bu asrın başına kadar. Geçtiğimiz asırlarda tek tük vakalar var ama pek dokunulmamış, kutsal kabul edilmiş ve kutsallığı hep bizim mesleğimize de etki etmiş. Çünkü dokunduğumuz zaman bazen faydadan çok zarar vermişiz” dedi.

Kafatası beynimizin saklandığı kasa

Leonardo Da Vinci beyni şöyle tarif etmiş; “Tanrının bir mucizesi ve mücevheri” diyen Prof. Dr. Cengiz Kuday, mücevherlerin de sağlam bir kasada saklandığını belirterek o kasanın kafatası olduğuna dikkat çekti. Kafatasının içinde beynin çok korunaklı olarak taşındığını belirten Prof. Dr. Cengiz Kuday, “Tanrı bunu yaratırken koruma altına olmasına çok dikkat etmiş. Bence beyne dokunan da ya çok cahildir ya da çok bilgilidir. Ben mesela 1968’de cerrah oldum. 1972’den beri de bir sürü ameliyat yaptım ama beyin cerrahisinin dehşetini 20 yıl sonra fark ettim. 60 yaşıma yaklaştığımda dedim “ben ne yapıyorum”. Çünkü yaptığımız iş o kadar kutsal ki. Beyne dokunmakla her şeyi değiştirebilirsiniz. “Tanrı bu hakkı bana nasıl verdi, ben bu layık mıyım” diye sorgulamaya başladım. Halen bile kendimi layık görmem çünkü yaptığımız tedaviler bazen yapmadığımız şeylerden daha kötü olabilir” ifadelerini kullandı.

Beyin cerrahisi ihtisasını alan her kişi beyin cerrahı olamaz!

beyin, yapay zekaBeyin cerrahisi ihtisasını alan herkesin hakiki anlamda beyin cerrahı olamayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Cengiz Kuday, “Çünkü beyin cerrahisinin anlamına erişmek yalnızca tıbbi bilgi ve birikimle olmaz. Genel kültür, felsefe, sanat… Hepsi bir arada olacak. Bugün teknoloji çok gelişti. Teşhisi eskisi gibi zor koymuyoruz. MR var, tomografi var, bilgisayar var, her şey var. Ama bütün bunların yanında en önemli şey hastanın kendisinden aldığımız bilgidir. Histir. Bilginiz var, tecrübeniz var ama bir de hissetmeniz lazım. Hissetmezseniz ne olur? Şöyle bir misal vereyim; hasta gelir, size hastalığını anlatır, tedaviyi önerirsiniz ama kendi kafanızdan “benim yakınım olsaydı ben ne yapardım” diye düşünmeniz lazım.  Yani önce kendinize ve yakınlarınıza aynı tedavileri yapıp bunu hissetmeniz lazım. Sonra ne olacak diye düşünmeniz lazım. Mesela bir hastayı ameliyat edeceksiniz, genç bir hasta, bir tarafı felç olacak ameliyattan sonra. Etrafına bakmak, sosyal durumuna bakmak lazım, hastaya bakılabilecek mi bakılamayacak mı?” diye konuştu.

BEYİN ÇÜRÜMESİ YILIN KELİMESİ SEÇİLDİ!

Doktorluğu kalp kasına benzeten Prof. Dr. Cengiz Kuday, “Ya çalışır, ya durur. Emekli olsanız bile gittiğiniz her yerde hekimlik yapmaya devam edersiniz” dedi.

İnsanı frenleyen frontal bölgedir

İnsan beyninin hem iyi hem de kötüyü barındırdığını söyleyen Prof. Dr. Cengiz Kuday, “Kötülükleri önleyen nedir biliyor musunuz? Frontal bölgedir. Bazen yaralanmalar da bizi iyi ya da kötü

Frontal Lob

yönde değiştirebilir. İngiltere’de demir ustası vardır. Tersanede demir fırlıyor, beynin bir tarafından girip öbür taraftan çıkıyor. O ana kadar bu kişi ailesine düşkün, munis bir kişi iken kazadan sonra dehşet biri oluyor. Herkesi dövüyor, küfrediyor. Çünkü insanı frenleyen en önde frontal bölgedir. Prefrontal bölgesi fren bölgesidir. Bu bölge ortadan kalkınca kötülük serbest kalır. İnsanlar neden kötü davranır veya taşkın davranır? Çünkü frenleri kalkar frontal bölgedeki frenler. Beyin çok çok kompleks bir organ ve biz hala onun çok az bir kısmını biliyoruz” diye konuştu.

Ameliyat son çare olmalı!

Yaşlandıkça ameliyattan daha çok kaçınılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Cengiz Kuday, “Bugün ki genç doktorlar herşeyi görürler ama hastayı az dinlerler. Bazen hiç dinlemezler. Ama bu kolaya kaçıştır. Halbuki olayın derinliğine inmek gerekir. Şikayetler ne kadardır sürüyor, Ameliyatın bir değeri var mıdır? Ameliyattan başka çare yok mudur? Çünkü her ameliyat risktir. Basit bir tırnak çekmesi bile risktir. Bizim meşhur hocamız Prof. Dr. Mim Kemal Öke tırnak çekimi sonrası hayatını kaybetmiştir. Yani bunun şakası yoktur, ameliyat her zaman ciddi bir olaydır. Sadece ameliyat değil, tedavilerin de getirisini ve götürüsünü iyi hesaplamak gerekir” ifadelerini kullandı.

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün