

Ramazan ayında oruç tutmak, birçok kişi için manevi huzur ve ruhsal arınma anlamına gelirken, kalp hastaları için oruç tutma kararı mutlaka bireysel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gereken kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Özellikle uzun saatler süren açlık ve susuzluk, kalp ve damar sistemi üzerinde ek yük oluşturabiliyor. Uzmanlar, bu dönemde acil servis başvurularının iftar sonrası ilk saatlerde arttığına dikkat çekiyor.
Memorial Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, kalp hastalarının Ramazan öncesinde mutlaka hekimleriyle görüşmesi gerektiğini vurgularken, doğru planlama yapıldığında bazı hastalar için orucun güvenli olabileceğini belirtiyor.
Oruç tutmanın kalp sağlığı üzerindeki etkileri
Bilimsel çalışmalar, sağlıklı bireylerde doğru şekilde tutulan orucun bazı olumlu metabolik etkiler oluşturabildiğini gösteriyor. Ramazan süresince ve sonrasındaki haftalarda iyi kolesterol olarak bilinen HDL düzeylerinin artabildiği, kötü kolesterol LDL’nin ise azalabildiği bildiriliyor. Ayrıca kalori alımının kısıtlanmasının insülin duyarlılığını artırdığı ve vücudun strese karşı daha dayanıklı hale gelebildiği biliniyor.
Ancak Prof. Dr. Ahmet Yıldız, bu olumlu etkilerin her kalp hastası için geçerli olmadığını vurguluyor. Kalp-damar hastalığı olan bireylerde uzun süreli açlık ve sıvı kaybının, tansiyon ve kalp ritmi üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabileceğini ifade ediyor.
Kalp hastaları için risk grupları nasıl belirleniyor?
Uzmanlara göre kalp hastaları oruç açısından üç ana grupta değerlendiriliyor:
Düşük – Orta Riskli Grup:
Stabil kalp hastalığı olan, tansiyonu kontrol altında bulunan ve düzenli kontrolleri yapılan hastalar, doktor onayıyla oruç tutabiliyor.
Yüksek Riskli Grup:
Son 6 hafta içinde kalp krizi geçirmiş olanlar, ciddi kalp yetmezliği bulunanlar, kontrolsüz ritim bozukluğu yaşayanlar ve ileri damar tıkanıklığı olan hastalar için oruç önerilmiyor.
Çok Yüksek Riskli Grup:
İleri evre kalp yetmezliği ve ciddi pulmoner hipertansiyonu (akciğer tansiyonu) olan hastalarda oruç tutmak kesinlikle sakıncalı kabul ediliyor.

Prof. Dr. Yıldız, özellikle son 6 ay içinde kalp krizi geçiren, stent takılan, balon yapılan veya bypass ameliyatı olan hastaların da oruçtan kaçınması gerektiğini belirtiyor.
Ramazan’da kalp hastalarını bekleyen riskler
Uzun süreli açlık ve susuzluk kalp hastalarında bazı sorunları tetikleyebiliyor:
-
Tansiyon dalgalanmaları
-
Kalp ritim bozuklukları
-
Sıvı kaybına bağlı halsizlik ve baş dönmesi
-
Kalp yetmezliği olan hastalarda şikayetlerin artması
-
Diyabeti olan kalp hastalarında kan şekeri düzensizlikleri
Bu risklerin kişiden kişiye değişebildiğini belirten Prof. Dr. Yıldız, oruç kararının mutlaka bireysel değerlendirme ile verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Oruç tutmasına izin verilen kalp hastaları nelere dikkat etmeli?
Doktoru tarafından uygun görülen kalp hastalarının Ramazan boyunca bazı kurallara uyması büyük önem taşıyor:
İlaç saatleri düzenlenmeli
Hastaların kullandıkları ilaçlar iftar ve sahur saatlerine uygun şekilde yeniden planlanmalı.
Aşırı tuzlu ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı
İftar ve sahurda ağır, kızartılmış ve çok tuzlu besinler kalbi zorlayabiliyor.
Yeterli sıvı alımı sağlanmalı
İftar ile sahur arasında su tüketimi gün içine yayılmalı.
Yavaş ve dengeli beslenilmeli
İftar bir anda büyük porsiyonlarla açılmamalı, mide ve kalp ani yükten korunmalı.
Aşırı efordan kaçınılmalı
Gün içinde ağır fiziksel aktiviteler kalbin daha fazla yorulmasına neden olabilir.
Prof. Dr. Yıldız, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya baş dönmesi gibi şikayetler geliştiğinde orucun bozulması ve vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Hipertansiyon hastaları oruç tutabilir mi?
Tek başına hipertansiyonu olan ve ilaç tedavisiyle tansiyonu kontrol altında bulunan hastalar, doktorlarının onayıyla oruç tutabiliyor. Ancak dirençli hipertansiyonu olan, yani ilaçlara rağmen tansiyonu yüksek seyreden hastaların, değerleri normale inmeden oruç tutmamaları öneriliyor.
Kalp sağlığı için Ramazan’da bilinçli hareket şart
Uzmanlara göre Ramazan, kalp hastaları için risklerin arttığı bir dönem olabileceği gibi, doğru planlama yapıldığında sağlıklı bir şekilde geçirilebilecek bir süreç de olabilir. Prof. Dr. Ahmet Yıldız, “Her kalp hastasının durumu farklıdır. Bu nedenle kulaktan dolma bilgilerle değil, hekim değerlendirmesiyle hareket edilmelidir” vurgusunu yapıyor.
Kalp hastalarının Ramazan ayına girmeden önce kontrollerini yaptırmaları, ilaç düzenlemelerini planlamaları ve beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmeleri, hem güvenli hem de huzurlu bir Ramazan için temel adımlar arasında yer alıyor.



