Genel Sağlık

Ağrısız Sertlikten Cilt Değişikliğine: Meme Kanserinin Erken Sinyalleri

Meme sağlığında farkındalık önemli: Şüpheli değişiklikleri göz ardı etmeyin

Memede ağrısız bir sertlikten ciltteki hafif bir çekilmeye kadar bazı değişiklikler, meme kanserinin erken dönemindeki işaretler arasında yer alabiliyor. Kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinde erken tanı, tedavi sürecinin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Hastalığın başlangıç döneminde belirgin şikâyetlerin ortaya çıkmaması ise meme sağlığında meydana gelen küçük değişikliklerin takip edilmesini daha önemli hale getiriyor.

Daviva Avcılar Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Kemal Hünerli, memede fark edilen her değişikliğin kanser anlamına gelmediğini ancak olağan dışı ve kalıcı farklılıkların uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında meme kanserine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Meme kanseri erken dönemde belirgin şikâyet vermeyebilir

Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Kemal Hünerli

Meme kanserinde erken tanı, hastalığın yönetimi açısından önem taşıyor. Ancak hastalığın başlangıç döneminde her zaman belirgin bir şikâyet ortaya çıkmayabiliyor. Bu nedenle kişinin kendi meme yapısında normalden farklı olduğunu düşündüğü değişiklikleri fark etmesi ve bu değişikliklerin kalıcı olması halinde sağlık kuruluşuna başvurması önem taşıyor.

Memede ortaya çıkan her farklılığın kanser anlamına gelmediğini vurgulayan Op. Dr. Kemal Hünerli, özellikle olağan dışı ve devam eden değişikliklerin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Ağrısız sertlik meme kanserinin işaretlerinden biri olabilir

MEME KANSERİMeme kanserinin erken belirtileri kişiden kişiye değişebiliyor. Memede veya koltuk altında ele gelen ağrısız bir sertlik, meme dokusunun belirli bir bölgesinde ortaya çıkan yoğunluk değişikliği ya da meme başında meydana gelen farklılıklar dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer alıyor.

Meme başının yönünde meydana gelen değişikliklerin yanı sıra meme cildindeki renk farklılıkları ve herhangi bir neden olmaksızın ortaya çıkan şeffaf veya kanlı akıntılar da değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise meme cildinde “portakal kabuğu” olarak tanımlanan görünüm, ciltte veya meme başında içe doğru çekilme, memelerin büyüklüğünde yeni gelişen asimetri ve koltuk altındaki lenf bezlerinde büyüme gibi daha belirgin değişiklikler ortaya çıkabiliyor.

Bu bulguların görülmesi tek başına meme kanseri tanısı anlamına gelmese de yeni ortaya çıkan ve devam eden değişikliklerin ihmal edilmemesi gerekiyor.

Meme kanseri erkeklerde de görülebiliyor

Meme kanseri ağırlıklı olarak kadınlarda görülse de erkeklerde de ortaya çıkabiliyor. Erkeklerde görülen meme kanseri vakaları, tüm meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 1’ini oluşturuyor.

Özellikle ileri yaştaki erkeklerin meme ve meme başı çevresinde ortaya çıkan kitle, sertlik, şekil değişikliği veya akıntı gibi belirtileri göz ardı etmemesi gerekiyor.

Genetik yatkınlık, aile öyküsü, ilerleyen yaş ve bazı hormonal faktörler meme kanseri riskini etkileyebiliyor. Bununla birlikte herhangi bir risk faktörünün bulunması kişinin mutlaka meme kanserine yakalanacağı anlamına gelmediği gibi belirgin bir risk faktörünün bulunmaması da meme sağlığı kontrollerinin gereksiz olduğu anlamına gelmiyor.

Bu nedenle meme kanseri farkındalığının yalnızca kadınlarla sınırlı tutulmaması ve erkeklerin de memelerinde meydana gelen olağan dışı değişiklikleri takip etmesi önem taşıyor.

Meme taramasında görüntüleme yöntemi kişiye göre belirleniyor

Meme sağlığının değerlendirilmesinde kullanılacak yöntem; kişinin yaşı, meme dokusunun yapısı ve bireysel risk durumuna göre belirleniyor. Klinik muayenenin yanı sıra ultrasonografi ve mamografi gibi radyolojik görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılıyor.

Son yıllarda kullanılan görüntüleme yöntemlerinden biri olan 3D Tomosentez Mamografi, meme dokusunun farklı açılardan ince kesitler halinde görüntülenmesine imkân sağlıyor. Özellikle yoğun meme dokusuna sahip kişilerde dokuların üst üste binmesinden kaynaklanan görüntüleme güçlüklerinin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.

Ancak her kişi için aynı görüntüleme yönteminin veya aynı tarama sıklığının uygulanması gerekmiyor. Hangi yöntemin kullanılacağı ve kontrollerin hangi aralıklarla yapılacağı, kişinin bireysel riskleri değerlendirilerek hekim tarafından belirleniyor.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleri

Tedavi planı tümörün özelliklerine göre şekilleniyor

Meme kanseri tanısı sonrasında uygulanacak tedavi, hastalığın evresi ve tümörün biyolojik özelliklerinin yanı sıra kişinin genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebiliyor.

Cerrahi tedavi, ilaç tedavileri ve radyoterapi, hastanın durumuna göre tek başına veya birbirini tamamlayacak şekilde uygulanabiliyor. Günümüzde meme kanseri tedavisinde standart bir yaklaşım yerine hastanın ve tümörün özelliklerinin birlikte değerlendirildiği kişiselleştirilmiş tedavi planları önem taşıyor.

Özellikle erken evrede saptanan meme kanserinde tedavi seçeneklerinin arttığı ve tedavi başarısının önemli ölçüde yükseldiği belirtiliyor. Bu nedenle kişinin kendi risk durumuna uygun tarama programını aksatmaması ve memesinde yeni ortaya çıkan değişiklikleri gecikmeden hekimine bildirmesi önem taşıyor.

Meme sağlığında korku yerine farkındalık öne çıkıyor

Meme kanseri konusunda farkındalık oluşturmanın temel amaçlarından biri, kişilerin hastalıktan korkması yerine meme sağlığındaki değişiklikleri tanımasını sağlamak. Memede meydana gelen farklılıkların fark edilmesi, uygun yaş ve risk grubunda düzenli taramaların sürdürülmesi ve şüpheli bir bulgu ortaya çıktığında sağlık kuruluşuna başvurulması erken tanı açısından önem taşıyor.

Meme kanserinin her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmaması nedeniyle kişinin kendi vücudundaki olağan dışı değişiklikleri tanıması önemli bir farkındalık adımı olarak öne çıkıyor. Ağrısız bir sertlik, ciltte veya meme başında çekilme, yeni gelişen asimetri ya da kendiliğinden ortaya çıkan akıntı gibi değişiklikler fark edildiğinde gecikmeden uzman değerlendirmesine başvurulması gerekiyor.

Meme kanseri farkındalığı yalnızca Ekim ayıyla sınırlı kalmadan, yıl boyunca meme sağlığının takip edilmesini ve kişinin kendi risk durumuna uygun kontrollerini sürdürmesini kapsıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün