Çocukta astım tamamen iyileşebilir mi?

Çocuklarda astım, hem tanı hem de tedavi sürecinde ailelerin dikkatli olmasını gerektiren kronik bir solunum yolu hastalığıdır. Çocukluk çağında başlayan bu hastalık, doğru yönetilmediğinde yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir.
Astım Nedir?

Astım, solunum yollarında gelişen kronik bir iltihaplanma ve kas kasılması sonucu ortaya çıkan bir akciğer hastalığıdır. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ersoy Civelek, “Çocukluk çağı astımında polenler, enfeksiyonlar, soğuk hava gibi çevresel etkenler akciğerlerde iltihaplanmaya yol açar” diyerek hastalığın temel nedenlerine dikkat çekiyor.
Astımın En Sık Görülen 6 Belirtisi
Astım belirtileri çocuktan çocuğa değişse de, bazı işaretler hastalığın habercisi olabilir. Prof. Dr. Civelek, özellikle aşağıdaki belirtiler konusunda aileleri uyarıyor:
-
Gündüz öksürükleri
-
Gece öksürükleri
-
Eforla başlayan öksürük
-
Hırıltılı solunum
-
Göğüs ağrısı
-
Nefes darlığı
Bu belirtiler varsa ve nefes açıcı ilaçlara yanıt alınıyorsa, astım tanısı güçlenir.
Risk Faktörleri Neler?
Astımın kesin nedeni bilinmese de bazı faktörler hastalığın gelişiminde rol oynayabilir. Ebeveynlerde astım veya alerjik rinit öyküsü, besin alerjisi, atopik dermatit, sigara dumanına maruziyet, şehir hayatı, hava kirliliği ve sezaryen doğum başlıca risk faktörleridir. “Anne ya da babasında astım olan bir çocuk sağlıklı olabilirken, astımlı bir çocuğun ebeveynleri tamamen sağlıklı da olabilir” diyen Prof. Dr. Civelek, genetik geçişin yanı sıra çevresel etkilerin de önemine vurgu yapıyor.
Astım Belirtileri 6. Aydan Sonra Ortaya Çıkabilir
Bebeklerde astım belirtileri genellikle 6. aydan sonra görülmeye başlar. Ancak Prof. Dr. Civelek, “İlk şikâyetle astım tanısı koymak yanıltıcı olabilir. Bu nedenle tekrarlayan öksürük ve hırıltı durumlarında dikkatli olunmalı” diyor. Bu süreçte genellikle “hırıltılı çocuk” ya da “okul öncesi astım” tanımlamaları kullanılır.
Doğru Tanı İçin Hangi Testler Yapılıyor?
Astım tanısında ilk adım, doktor, çocuk ve ebeveyn arasında detaylı bir görüşmedir. Bu görüşmenin ardından, diğer hastalıkları dışlamak için kan testleri ve akciğer filmi istenir. 5-6 yaş üzerindeki çocuklarda solunum fonksiyon testleri uygulanır. Ayrıca alerjiye bağlı bir astım söz konusuysa, deri testleri ile bu durum netleştirilir.
Astım ve Alerji Arasındaki Bağlantı
Her astım hastasında alerji olmayabilir. Ancak Prof. Dr. Civelek’e göre, “Astımlı hastaların %60-80’inde alerji görülmektedir.” Bu nedenle alerjisi olan çocuklarda alerjenlerden korunmak, şikayetleri azaltmak açısından büyük önem taşır. Gerekli durumlarda alerji aşıları da tedaviye eklenebilir.
Okullarda Astım Yönetimi Nasıl Olmalı?
Okul çağındaki çocuklarda astımın en sık tetikleyicisi viral enfeksiyonlardır. Bunun yanında sigara dumanı, ev içi hava kirleticileri ve polen gibi alerjenler de atakları artırabilir. Prof. Dr. Civelek, okul ortamında alınması gereken önlemleri şöyle sıralıyor:
-
Sınıfların düzenli olarak havalandırılması
-
El hijyenine dikkat edilmesi
-
Hasta çocukların maske takması
-
Atak geçiren çocuklara okulda rahatlatıcı ilaçların uygulanması
İyileşme Mümkün mü?
Düzenli ilaç kullanan okul öncesi astımlı çocukların %50-55’inde, 6-8 yaşlarına gelindiğinde şikâyetler tamamen ortadan kalkabilir. Ancak geri kalan %40-45’lik kesimde belirtiler devam edebilir. “Her çocuk için ‘7 yaşında düzelir’ demek doğru değildir,” diyen Prof. Dr. Civelek, bu konuda ailelerin yanlış beklentiye kapılmaması gerektiğini belirtiyor.
RSV çocuklarda büyük risk taşıyor – Editörün Gözünden
Beslenme ve Yaşam Tarzı da Önemli
Astımda destekleyici olarak önerilen en etkili yaşam tarzı değişikliği, Akdeniz tipi beslenmedir. Bol sebze, meyve, zeytinyağı ve balık içeren bu diyet, hastalığın yönetimine katkı sağlayabilir. Ayrıca kilo kontrolü de astım semptomlarını azaltmada önemlidir.
Her Çocuk İçin Kişiselleştirilmiş Tedavi Gerekir
Astım, kişiye özel bir hastalıktır. Aynı belirtiler her çocukta aynı şiddette olmayabilir. Bu nedenle özellikle kontrol altına alınamayan şikâyetlerde, mutlaka çocuk alerji ve immünoloji uzmanlarına başvurulmalıdır.




