Genel Sağlık

Boynunuzdaki Ağrısız Şişlik Bunun İlk Belirtisi Olabilir!

Tiroit kanseri belirtileri arasında yer alan boyunda ağrısız şişlik, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa tiroit kanserinde erken tanı, tedavi başarısını ve yaşam süresini önemli ölçüde artırabiliyor.

Prof. Dr. İldem Deveci

Boynun ön kısmında fark edilen küçük bir şişlik çoğu kişi tarafından lenf bezi büyümesi ya da geçici bir sağlık sorunu olarak değerlendirilebiliyor. Ancak bazı durumlarda bu belirti, tiroit kanserinin ilk habercisi olabiliyor. Özellikle ağrı oluşturmayan ve zamanla büyüyen kitleler, uzmanlar tarafından dikkatle değerlendirilmesi gereken bulgular arasında gösteriliyor.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci, tiroit kanserinin erken evrede çoğu zaman belirti vermediğini ancak günümüzde görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşması sayesinde çok küçük nodüllerin bile erken dönemde tespit edilebildiğini belirtiyor. Prof. Dr. İldem Deveci’ye göre erken teşhis edilen tiroit kanserlerinde sağkalım oranları oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor.

Tiroit Kanseri Nedir?

Tiroit bezi, boynun ön bölümünde yer alan ve metabolizmanın düzenlenmesinde kritik görev üstlenen hormonları üreten bir organ olarak biliniyor. Bu bezde meydana gelen hücresel değişiklikler zamanla kontrolsüz çoğalmaya dönüşebiliyor ve tiroit kanseri gelişebiliyor.

Tiroit kanserinin oluşumunda genetik yatkınlık, hormonal değişimler, radyasyona maruz kalma ve çevresel faktörler etkili olabiliyor. Özellikle çocukluk veya gençlik döneminde baş-boyun bölgesine radyoterapi uygulanmış kişilerde riskin belirgin şekilde arttığı biliniyor.

Tiroit Kanseri Neden Son Yıllarda Daha Sık Görülüyor?

“Tiroit kanseri neden artıyor?” sorusu son yıllarda en çok araştırılan sağlık başlıklarından biri haline geldi.

Prof. Dr. İldem Deveci, dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 bin yeni tiroit kanseri vakasının tanı aldığını, Türkiye’de ise bu sayının yıllık ortalama 30 bine ulaştığını belirtiyor. Ancak bu artışın önemli bir bölümünün hastalığın daha sık görülmesinden değil, erken tespit edilmesinden kaynaklandığını ifade ediyor.

Özellikle ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemlerinin rutin kontrollerde daha fazla kullanılması sayesinde belirti vermeyen küçük tümörler erken evrede saptanabiliyor. Bu durum da istatistiklerde vaka sayılarının yükselmesine neden oluyor.

Tiroit Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Tiroit kanseri erken dönemde genellikle sessiz ilerliyor. Bu nedenle birçok hasta herhangi bir şikayet yaşamadan rutin muayene sırasında tanı alabiliyor.

tiroit kanseri, şişlik, boyun,

Hastalık ilerledikçe bazı belirtiler ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. İldem Deveci, boynun orta hattında fark edilen ağrısız ve sert şişliklerin en sık görülen belirtilerden biri olduğunu belirtiyor.

Tiroit kanserinde görülebilen belirtiler şunlar olabilir:

  • Boyunda ağrısız şişlik
  • Ses kısıklığı
  • Yutma güçlüğü
  • Boğazda baskı hissi
  • Boynun yan taraflarında şişlik
  • Nefes alma sırasında zorlanma
  • Boyun bölgesinde sert nodüller

Prof. Dr. İldem Deveci, kanser büyüdükçe çevre dokulara baskı yapabildiğini, bu nedenle ses telleri etkilenirse ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gelişebildiğini ifade ediyor.

Kadınlarda Neden Daha Fazla Görülüyor?

Araştırmalar tiroit kanserinin kadınlarda erkeklere göre yaklaşık dört kat daha fazla görüldüğünü ortaya koyuyor.

Prof. Dr. İldem Deveci, bu farkın en önemli nedenlerinden birinin kadınlarda özellikle üreme çağında etkili olan östrojen hormonu olduğunu belirtiyor. Östrojenin tiroit dokusu üzerinde uyarıcı etkileri bulunması nedeniyle kadınlarda risk daha yüksek olabiliyor.

Hastalık en sık 20 ile 60 yaş arasında görülse de her yaş grubunda ortaya çıkabiliyor.

Kimler Risk Altında?

“Tiroit kanseri kimlerde görülür?” sorusu özellikle ailesinde tiroit hastalığı bulunan kişiler tarafından sıkça araştırılıyor.

Prof. Dr. İldem Deveci, bazı grupların düzenli kontrol yaptırmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Risk grubunda yer alan kişiler arasında:

  • Ailesinde tiroit hastalığı bulunanlar
  • Otoimmün hastalık öyküsü olanlar
  • Baş-boyun bölgesine radyoterapi alanlar
  • Hamileler
  • İyot eksikliğinin sık görüldüğü bölgelerde yaşayanlar
  • 35 yaş üzerindeki kadınlar

yer alıyor.

Bu kişilerde düzenli muayene ve ultrason takipleri erken tanı açısından kritik rol oynayabiliyor.

Tiroit Kanseri Nasıl Teşhis Ediliyor?

Boyunda saptanan nodüllerin büyük kısmı iyi huylu olsa da bazı nodüller ayrıntılı inceleme gerektiriyor.

Prof. Dr. İldem Deveci, tanı sürecinin çoğu zaman fizik muayene ve ultrason incelemesiyle başladığını belirtiyor. Şüpheli özellik taşıyan nodüllerde ince iğne aspirasyon biyopsisi uygulanarak hücre örnekleri alınabiliyor.

Bu örneklerin patolojik değerlendirilmesi sonucunda kesin tanıya ulaşılabiliyor. Gerekli görülen durumlarda kan testleri, genetik analizler, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabiliyor.

Tiroit Kanserinde Tedavi Nasıl Yapılıyor?

Tiroit kanserinde temel tedavi yöntemi cerrahi olarak kabul ediliyor. Ancak günümüzde her hastada tiroit bezinin tamamının alınması gerekmeyebiliyor.

Prof. Dr. İldem Deveci, erken evrede yakalanan bazı hastalarda yalnızca tümörün bulunduğu tarafın çıkarılabildiğini belirtiyor. Bu yaklaşım sayesinde hastaların bir kısmı ömür boyu tiroit hormonu kullanmak zorunda kalmayabiliyor.

Kanserin yayılım durumuna göre cerrahi planlama kişiye özel olarak yapılıyor. Lenf bezlerine yayılım saptanırsa aynı operasyon sırasında bu bölgeler de temizlenebiliyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkErken Tanı Neden Hayat Kurtarıyor?

Tiroit kanseri, erken yakalandığında tedavi başarısının en yüksek olduğu kanser türlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Prof. Dr. İldem Deveci, erken evrede tanı konulan hastalarda sağkalım oranlarının oldukça yüksek olduğunu belirtiyor. Ayrıca erken tanı sayesinde daha sınırlı cerrahiler uygulanabiliyor ve ek tedavi ihtiyacı önemli ölçüde azalabiliyor.

Bu nedenle boyunda fark edilen ağrısız şişliklerin, uzun süren ses kısıklığının veya yutma güçlüğünün basit bir sorun olarak görülmemesi gerekiyor. Özellikle risk grubunda yer alan kişilerin düzenli kontrollerini aksatmaması ve boyun bölgesindeki değişiklikleri ciddiye alması, erken tanının kapısını aralayabiliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün