Covid-19 Hayatımızdan Çıktı mı?

“Covid-19 büyük bir mücadeleydi”
Bu sözler bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına ait. YouTube’ta yayınlanan Elif Nur Güder’in sunduğu Editörün Gözünden programına katılan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan bütün dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgınının büyük bir mücadele olduğunu söyledi. Ülke olarak pandemiye hazırlıksız yakalandığımızı belirten Prof. Dr. Akhan, “Yine de ülke olarak doğru adımlar attık. Toplum olarak sağlık bilincimiz arttı. Bunun yanı sıra Covid-19’un şu anda sıradan bir mevsimsel hastalık olmasında en büyük yardımcımız aşılar oldu. Bu yadsınamaz bir gerçek” dedi.
SALGININ KIRILMA NOKTASI AŞI OLDU!
Seyri hiç bilinmeyen virüsün teşhis ve tedavisinde adım adım ilerlenildiğinin, her gün yeni bir makale ile sürecin yeni baştan yazılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sıla Akhan, “bu aşamada kırılma noktası aşı oldu. İlk aşıdan sonra biz klinikte bizzat vakalardaki rahatlamayı gözlemleyebildik. Önce tüm sağlık çalışanları, sonra adım adım aşının yaygınlaşmasıyla hastalığın seyri hafifledi. Örneğin biz klinikte o kadar çok hasta görüyorduk ki hastalarda ikinci hafta kötüleşme sınırı vardı ve o sınırı en ufak bir belirtiden anlayabilir duruma geldik” diye konuştu.
AŞILAR GÜVENSİZ Mİ?
Salgının başladığı noktadan ve tehlikeli bir yöne doğru ilerlediğinin fark edilmesiyle herkesin beklentisi aşıdan gelecek güzel haberlerdeydi. Önce Çin’den ardından Rusya’dan ve Almanya’dan mRNA aşıları hızla piyasaya sürüldü. Ancak bu aşılardan mRNA yeni bir teknolojiyle üretilmesi nedeniyle tartışma yarattı. Peki aşılar ne kadar güvenli?
Prof. Dr. Sıla Akhan Kocaeli Üniversitesi olarak aşıların klinik araştırma aşamasında bizzat görev aldığını belirtti ve “Faz 2, Faz 3 aşamalarını bizzat gözlemledik. Tüm bilimsel aşamalarına şahit olduk ve her şeyin düzgün, planlı ilerlediğini biliyoruz. O süreçte açıklamaların hep tek bir ağızdan yapılması doğruydu. Sayıların an be an verilmesi doğruydu. Sadece en başından plansızdık. Çünkü bir salgına karşı eylem planımız yoktu. Şu an bile halen hastalar geliyor ve diyor ki “aşıdan sonra böyle oldum”. Biz bunları da dikkate alıyor ve raporluyoruz, bildiriyoruz. Her şikayet ciddiye alınmalıdır. Ancak şu da bir gerçek. Pandeminin üzerinden 4 yıl geçti ve herkes bir şekilde bu virüsü soludu. Muhatap oldu. Virüsün ana özelliklerinden biri damara yapışması. O yüzden embolilerin arttığına yönelik bir algı var. Aşıda ise biz sadece çok küçük bir miktarını vücuda veriyoruz ki vücut bunu tanısın ve savunma mekanizması oluştursun diye. Dolayısıyla aşının kalp hastalıklarını artıracak bir gücü olamaz ki. Virüsün kalp krizini artırma gücü olabilir ancak aşının böyle bir gücü olamaz” diye konuştu.
COVİD’DEN SONRA GRİPLER NEDEN AĞIR GEÇİYOR?
Covid-19 salgınını takip eden senelerde özellikle kış aylarında hastane acil servislerinde yoğunluk olduğunun sorulması üzerine Prof. Dr. Sıla Akhan, “Biz salgın sırasında evlere kapandık, maske taktık ve dolayısıyla virüslerden, bulaştan iyi bir şekilde korunduk. Yaklaşık 2 yıl boyunca bağışıklık sistemimiz grip aşısı da olunmadıysa grip virüsünü unuttu. Biz bu nedenle artık grip virüsünü de ağır geçiriyoruz. Ancak bir kaç sezon grip virüsü ile tanıştıktan sonra yeniden bağışıklık sistemimiz grip virüsünü tanıyacak ve eskisi gibi bu virüsü de hafif atlatabileceğiz. Ancak şunu unutmamak gerekir ki grip de bağışıklık sistemi düşük kişilerde öldürücüdür. Bu nedenle grip aşısı olunmasını biz hastalarımıza mutlaka öneriyoruz” diye konuştu.
İKLİM KRİZİ SALGINLARI DA GETİRECEKTİR!
Dünyanın her zaman yeni bir salgın riski ile karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sıla Akhan,” İklim krizi çok önemli. Burada en büyük sıkıntı sivrisinekler. Sıcaklıkların artmasıyla onların yaşadığı alan genişledi. Onların taşıyacağı ve bizde hiç görünmeyen etkenler görünmeye başladı. Bu bütün dünyayı etkileyen bir problem ve bize enfeksiyon olarak da geri dönecek. Çünkü mesela Sars CoV2’de de önce hayvanlarda görünüyordu, ardından kendisine başka bir konak buldu, insana geçmeye başladı. Sonra mutasyonlar geçirerek yani kendini şekillendirerek insandan insana geçme özelliği kazandı. Tüm bunlar yeni salgınlara tabii ki yol açacaktır” dedi.
İLAÇ İÇMİYORUZ AMA AVUÇ AVUÇ VİTAMİN ALIYORUZ!
Pandemi ile birlikte toplumun vitamin alışkanlığının değiştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sıla Akhan, “hastalandığımızda ilaç kullanmıyoruz ama avuç avuç vitamin alıyor. Ancak şunu düşünmemiz gerekiyor ki aldığımız her ilaç ya da takviyeler karaciğer ya da böbrekten atılıyor. Dolayısıyla tüm bunlar vücudumuza ek bir yük getiriyor. Gerektiği yerlerde kullanılmalı ve gerektiği kadar kullanılmalı” uyarısında bulundu.




