Genel Sağlık

‘Gizli Kalp Krizi’ Hiç Belirti Vermeden Görülebiliyor

Prof. Dr. Mehmet Baltalı Uyarıyor

Prof. Dr. Mehmet Baltalı

Kalp krizi denilince çoğu kişinin aklına göğüs ağrısı, nefes darlığı ve terleme gelir. Ancak bazı durumlarda kalp krizi sessizce, hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Tıpta “sessiz iskemi” olarak adlandırılan bu durum, kalp kasına giden kan akışının azalmasıyla ortaya çıkar fakat klasik kalp krizi belirtileri görülmez.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, sessiz iskeminin sanılandan çok daha sık yaşandığını, özellikle şeker hastalarında belirti göstermeden ilerleyebileceğini vurguluyor.

Sessiz Kalp Krizi Nasıl Oluşur?

Prof. Dr. Mehmet Baltalı, sessiz iskemi kavramını şu şekilde açıklıyor:

“Kalp kası yeterli oksijen alamadığında, dokularda ‘iskemi’ dediğimiz durum gelişir. Normalde bu, göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi uyarılarla kendini belli eder. Ancak bazı kişilerde bu sinyaller alınmaz; kişi farkında olmadan kalp krizi geçirebilir.”

Yani kalp, damarlardaki tıkanıklık nedeniyle oksijen açısından yetersiz kalır ama sinir uçlarındaki bozulma nedeniyle ağrı hissedilmez.
Bu nedenle kişi günlük yaşamına devam ederken, örneğin yürürken veya çalışırken fark etmeden kalp krizi geçirebilir.

sessiz iskemi, kalp krizi,Belirti Vermeden Geçen Krizler Sandığınızdan Daha Yaygın

Birçok kişi, “Belirti olmadan kalp krizi olur mu?” sorusunu yöneltir. Prof. Dr. Baltalı bu soruya net yanıt veriyor:

“Sessiz iskemi sanıldığı kadar nadir değildir. Hatta yapılan araştırmalar, tüm kalp krizi vakalarının yaklaşık yüzde 20’sinin belirti göstermeden gerçekleştiğini ortaya koyuyor.”

Çoğu zaman bu sessiz krizler, EKG veya EKO gibi rutin kalp taramalarında tesadüfen fark edilir.
Baltalı, “Kişi ayakta kalp krizi geçirebilir, hatta o sırada hiçbir sıkıntı hissetmeyebilir. Ancak geriye dönüp bakıldığında, kalp kasında hasar izleri görülür,” diyor.

En Riskli Grup: Şeker Hastaları

Sessiz iskeminin en sık görüldüğü grubun diyabet hastaları olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Baltalı, bu durumun nedenini şöyle açıklıyor:

“Şeker hastalarında sinir uçları zamanla hasar görür. Bu da ağrı hissinin azalmasına yol açar. Dolayısıyla kalp krizi gerçekleşse bile kişi bunu fark etmeyebilir.”

Diyabet dışında, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, obezite ve ailede kalp hastalığı öyküsü de sessiz iskemi riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor.

Sessiz Kalp Krizinin Belirtileri Nasıl Anlaşılır?

Gizli kalp krizinde tipik göğüs ağrısı görülmez, ancak bazı ipuçları uyarıcı olabilir.
Prof. Dr. Baltalı’ya göre şu belirtiler dikkatle izlenmelidir:

  • Merdiven çıkarken ani nefes darlığı,

  • Nedensiz yorgunluk hissi,

  • Çarpıntı veya kalp ritminde düzensizlik,

  • Baş dönmesi ya da bayılma eğilimi,

  • Egzersiz sırasında beklenmeyen halsizlik.

Bu belirtiler genellikle “yorgunluk” ya da “stres” olarak yorumlanır; oysa kalbin oksijen yetersizliğiyle ilgilidir. Baltalı, “Kalp pompalama gücü bozulduğunda kalp yetmezliği gelişebilir. Bu da sonradan nefes darlığı ve ödem gibi başka semptomlarla kendini gösterebilir,” diyor.

Neden Tehlikeli? Çünkü Hissedilmiyor

Sessiz iskemi, normal kalp krizlerine göre çok daha tehlikeli olabilir.
Prof. Dr. Baltalı bu durumu şöyle özetliyor:

“Tipik kalp krizinde kişi ağrı hissettiği anda hastaneye gider ve müdahale edilir. Ancak sessiz iskemide belirti olmadığı için kişi doktora başvurmaz. Bu nedenle kalp kası uzun süre oksijensiz kalır ve kalıcı hasar oluşur.”

Bu durum, ilerleyen dönemde kalp yetmezliği, ritim bozuklukları ve ani kalp durması riskini de artırır.

Riskleri Azaltmak İçin Neler Yapılmalı?

Kalp sağlığını korumada en etkili yol, risk faktörlerini kontrol altında tutmaktır.
Prof. Dr. Baltalı, “Sessiz iskemiyi önlemenin en güvenli yolu, risk faktörlerini erken dönemde tespit etmek ve düzenli kontrolleri ihmal etmemektir,” diyor.

Uzmanın önerileri şöyle sıralanıyor:

  • Diyabet, tansiyon ve kolesterol düzenli olarak takip edilmelidir.

  • Sigara kesinlikle bırakılmalıdır.

  • Doymuş yağ ve tuz tüketimi azaltılmalı, sebze ve tam tahıllar ağırlıklı beslenme tercih edilmelidir.

  • Haftada en az 150 dakika egzersiz yapılmalıdır.

  • 40 yaş üstü bireyler, belirti olmasa bile yılda bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmelidir.

Baltalı, “EKO veya EKG testleri basit ama hayat kurtarıcı yöntemlerdir. Kalpte fark edilmeyen hasarlar bu testlerle erken aşamada saptanabilir,” diyerek erken taramanın önemini vurguluyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkKalp Krizi Her Zaman Acı Vermez

Her kalp krizi göğüs ağrısıyla gelmez. Bazen hiçbir belirti vermeden yaşanır ve kişi bunu günler sonra fark eder.
Prof. Dr. Mehmet Baltalı’nın uyarısı net:

“Sessiz iskeminin tehlikesi, fark edilmeden ilerlemesidir. Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kişilerin bile düzenli kalp kontrollerini yaptırması gerekir.”

Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve periyodik kontroller, kalbin sessiz çığlıklarını duymanın tek yoludur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün