HPV, Baş Boyun Kanserlerinde Artan Bir Risk Faktörü
Uzmanlar uyarıyor: “Erken farkındalık, hayat kurtarıyor.”


Her yıl Eylül ayında düzenlenen Baş Boyun Kanserleri Farkındalık Haftası, bu yıl da toplumda bilinç oluşturmayı hedefleyen etkinliklerle dikkat çekti. Türkiye Baş Boyun Kanserleri Derneği’nin öncülüğünde gerçekleştirilen etkinliklerde, bu kez odak noktası HPV’nin yalnızca rahim ağzı kanserine değil, baş ve boyun kanserlerine de yol açabilmesi oldu.
HPV, baş boyun kanserlerinde yükselen bir risk faktörü
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 700 bin kişiyi etkileyen baş boyun kanserleri, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında altıncı sırada yer alıyor. Buna rağmen erken belirti vermesine rağmen hastalığın çoğu zaman geç evrede fark edildiği vurgulanıyor. Türkiye Baş Boyun Kanserleri Derneği Genel Sekreteri ve EHNS (European Head and Neck Society) Genel Sekreteri Prof. Dr. Şefik Hoşal, bu farkındalık haftasının amacını şu sözlerle anlatıyor:
“Baş Boyun Kanserleri Farkındalık Haftası, 2013 yılından bu yana Avrupa Baş ve Boyun Derneği tarafından yürütülen Make Sense kampanyasının bir parçası olarak ülkemizde de sürdürülüyor. Bizim için önemli olan, toplumun önlenebilir risk faktörleri konusunda bilinçlenmesi ve erken tanının hayat kurtardığını unutmamasıdır.”
Prof. Dr. Hoşal, tütün ve alkol kullanımının yanı sıra HPV enfeksiyonunun da giderek artan bir risk faktörü haline geldiğini belirtiyor. “HPV, yalnızca rahim ağzı kanseriyle sınırlı bir tehdit değildir. Aynı virüs, baş ve boyun bölgesindeki kanserlerin de önemli bir nedeni haline gelmiştir. HPV konusunda toplumda farkındalık oluşturmak, bu kanser türlerinin sıklığını azaltmada kritik bir adımdır.”
Erken belirtiler önemsenmeli
Uzmanlara göre baş ve boyun kanserleri erken dönemde bazı uyarı sinyalleri verir.
Dilde veya ağız içinde geçmeyen yaralar, boğaz ağrısı, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, yüz ağrısı, boyunda şişlik, burun tıkanıklığı veya kanlı akıntı gibi belirtiler dikkate alınmalıdır. Bu bulgular uzun süre devam ediyorsa, ihmal edilmeden bir uzmana başvurmak erken teşhis açısından büyük önem taşır.
Prof. Dr. Hoşal, erken tanının tedavi sürecinde belirleyici olduğunu vurgularken, “Baş boyun kanserleri erken fark edildiğinde tedavi şansı oldukça yüksektir. Ne yazık ki hastaların önemli bir kısmı belirtileri geç fark ediyor. Oysa erken dönemde başvurulan her hasta, yaşam şansını artırıyor” diyor.
Farkındalık genç yaşta başlamalı
Bu yılki farkındalık etkinlikleri yalnızca sağlık profesyonellerine değil, gençlere de ulaştı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hatice Bengü Çobanoğlu, Trabzon’daki üç farklı lisede öğrencilerle bir araya gelerek baş boyun kanserleri hakkında bilgi paylaştı.
Doç. Dr. Çobanoğlu, gençlerle yaptığı buluşmada erken yaşta bilinç oluşturmanın geleceğe yatırım olduğunu şu sözlerle ifade ediyor:
“Genç yaşlarda farkındalık yaratmak çok önemli. Özellikle sigara ve tütün ürünleri gibi önlenebilir risk faktörleri konusunda bilinçli bir nesil yetiştirirsek, gelecekte baş boyun kanserlerinin görülme sıklığını önemli ölçüde azaltabiliriz.”
HPV aşısı ve koruyucu önlemler öne çıkıyor
HPV’nin bulaşma yolları ve önlenebilirliği konusunda bilgi sahibi olmak, hem rahim ağzı hem de baş boyun kanserlerinden korunmada etkili bir yöntem. Cinsel yolla bulaşan bu virüsün önlenmesinde HPV aşısı büyük önem taşıyor. Aşı, özellikle ergenlik döneminden itibaren uygulandığında hem kadınlarda hem erkeklerde virüs kaynaklı kanserlerin görülme riskini azaltabiliyor.
Prof. Dr. Hoşal, HPV’nin önlenebilir bir enfeksiyon olduğunu hatırlatarak, “Toplumda HPV aşısına dair farkındalık artırılmalı. Bu, yalnızca bireysel bir koruma değil, toplum sağlığı açısından da bir gerekliliktir” diyor.
Baş boyun kanserleri: Erken tanı hayat kurtarıyor
Türkiye’de her yıl binlerce kişi baş boyun kanseri tanısı alıyor. Ancak hastaların çoğu ileri evrede başvurduğu için tedavi şansı azalıyor. Uzmanlar, erken tanının yalnızca yaşam süresini değil, yaşam kalitesini de önemli ölçüde artırdığını vurguluyor.
Baş boyun kanserleri; ağız, burun boşluğu, yutak, gırtlak ve tükürük bezlerinde ortaya çıkabiliyor. Bu bölgelerdeki tümörler genellikle cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi kombinasyonlarıyla tedavi ediliyor.
Toplum bilinci artıyor
Türkiye Baş Boyun Kanserleri Derneği’nin 13 yıldır sürdürdüğü farkındalık kampanyaları, toplumun hastalığa bakışını dönüştürmeyi hedefliyor.
Prof. Dr. Hoşal’ın da belirttiği gibi, bu çalışmaların amacı yalnızca hastalığı anlatmak değil; “önlenebilir riskleri azaltmak, eşit tedavi erişimini sağlamak ve erken tanının önemini hatırlatmak.”



