Genel Sağlık

Kemoterapi Görenler Yazın Daha Dikkatli Olmalı!

Sıcak Hava Tedavinin Yan Etkilerini Artırabilir

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Engin Erdemoğlu

Yazın kanser tedavisi gören hastalar için artan sıcaklıklar yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmıyor, aynı zamanda kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin bazı yan etkilerinin daha belirgin hale gelmesine de neden olabiliyor. Uzmanlara göre sıcak hava, sıvı kaybı, güneş hassasiyeti ve enfeksiyon riskini artırırken, alınacak doğru önlemler sayesinde tedavi sürecini yaz aylarında da güvenli ve konforlu şekilde sürdürmek mümkün olabiliyor.

Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Engin Erdemoğlu, yaz döneminde kanser tedavisi gören hastaların yaşam alışkanlıklarını mevsim koşullarına göre düzenlemesinin büyük önem taşıdığını ifade ediyor. Dr. Engin Erdemoğlu, yeterli sıvı tüketimi, güneşten doğru korunma, güvenilir beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve enfeksiyonlardan korunmaya yönelik basit önlemlerin hem tedavinin daha rahat ilerlemesini hem de yaşam kalitesinin korunmasını desteklediğini belirtiyor.

Yaz Sıcakları Kanser Tedavisini Neden Daha Zor Hale Getirebiliyor?

Yaz aylarında yükselen hava sıcaklığıyla birlikte vücut, normalden daha fazla sıvı kaybediyor. Kanser tedavisi gören kişilerde ise bu durum çok daha dikkatle takip edilmesi gereken bir tablo oluşturuyor.

Kemoterapi ve bazı hedefe yönelik tedaviler nedeniyle zaten hassaslaşan vücut, aşırı sıcaklarda susuz kalmaya daha yatkın hale gelirken, güneş ışınlarına karşı cilt duyarlılığı da belirgin şekilde artabiliyor.

kemoterapi, yaz,Dr. Engin Erdemoğlu, özellikle ileri yaş hastalarda, böbrek veya kalp hastalığı bulunan bireylerde sıcak havaların tedavi sürecini daha fazla zorlayabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle yaz aylarında alınacak basit önlemlerin ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebileceğini vurguluyor.

Güneş ve Kemoterapi Bir Araya Geldiğinde Risk Artabiliyor

Kanser tedavisi gören hastaların yaz aylarında yaptığı en yaygın hatalardan biri uzun süre güneş altında kalmak oluyor.

Dr. Engin Erdemoğlu, bazı kemoterapi ilaçları ile hedefe yönelik tedavilerin cildi güneş ışınlarına karşı çok daha hassas hale getirebildiğini belirtiyor. Bunun sonucunda kısa süreli güneş maruziyetinde bile ciddi güneş yanıkları, cilt lekeleri ve tahriş gelişebiliyor.

Bu nedenle yalnızca güneş kremi kullanmanın yeterli olmadığını ifade eden Dr. Erdemoğlu, geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü, ince ama koruyucu kıyafetler ve gölgede kalmanın da en az güneş kremi kadar önemli olduğunu dile getiriyor.

Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmaması öneriliyor.

SPF 50 Güneş Kremi Tercih Edilmeli mi?

Son yıllarda güneş kremleri hakkında sosyal medyada çok sayıda bilgi dolaşıyor.

Ancak Dr. Engin Erdemoğlu, hastaların bilimsel olmayan paylaşımlar yerine güvenilir sağlık kaynaklarına yönelmesi gerektiğini ifade ediyor.

Dr. Erdemoğlu’na göre günümüzde onaylı güneş koruyucuların kanser tedavileriyle klinik açıdan anlamlı bir olumsuz etkileşim oluşturduğunu gösteren güçlü bilimsel kanıt bulunmuyor.

Özellikle SPF 50, geniş spektrumlu (UVA ve UVB korumalı) ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor.

Hassas cilt yapısına sahip hastalarda ise çinko oksit veya titanyum dioksit içeren mineral filtreli güneş koruyucular daha iyi tolere edilebiliyor.

Kanser Tedavisinde Sıvı Tüketimi Neden Hayati Önem Taşıyor?

Yaz aylarında onkoloji kliniklerinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri de yetersiz su tüketimi.

Birçok kişi susamadığı sürece su içmeye ihtiyaç duymadığını düşünse de Dr. Engin Erdemoğlu bunun doğru olmadığını belirtiyor.

Özellikle ileri yaşlarda susama hissinin güvenilir bir gösterge olmayabileceğini ifade eden Dr. Erdemoğlu, sıvı kaybının yalnızca halsizlik ve baş dönmesine değil, böbrek fonksiyonlarının bozulmasına ve kemoterapi ilaçlarının yan etkilerinin artmasına da neden olabileceğini söylüyor.

Bu nedenle gün boyunca susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerekiyor.

Özel bir sağlık sorunu bulunmayan hastalarda günlük 2-2,5 litre sıvı tüketimi genel olarak öneriliyor. Ancak bu miktarın kişinin kilosuna, kullandığı ilaçlara ve mevcut hastalıklarına göre değişebileceği unutulmamalı.

Yazın Beslenirken Bu Hataları Yapmayın

Kanser tedavisinde bağışıklık sisteminin güçlü kalması büyük önem taşıyor.

Dr. Engin Erdemoğlu, yaz aylarında hafif ama dengeli beslenmenin tedavi sürecini desteklediğini ifade ediyor.

Mevsim sebzeleri, taze meyveler ve kaliteli protein kaynakları günlük beslenmenin temelini oluştururken, açıkta satılan yiyeceklerin mümkün olduğunca tüketilmemesi gerekiyor.

Özellikle iyi yıkanmamış sebzeler, çiğ et ürünleri, çiğ deniz ürünleri, açık büfede uzun süre bekleyen yiyecekler ile mayonezli ürünler enfeksiyon riski oluşturabiliyor.

Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda basit görünen bir gıda enfeksiyonu bile ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Sıcak Çarpması ile Kemoterapi Yan Etkileri Karışabilir

Sıcak havalarda görülen bazı belirtiler kemoterapiye bağlı şikâyetlerle benzerlik gösterebiliyor.

Dr. Engin Erdemoğlu, yüksek ateş, aşırı halsizlik, bilinç bulanıklığı, yoğun terleme ya da tam tersine terleyememe, baş dönmesi, çarpıntı ve bayılma hissi geliştiğinde sıcak çarpmasının mutlaka akla gelmesi gerektiğini ifade ediyor.

Özellikle ileri yaş hastalar, kalp ve böbrek hastalığı bulunan kişiler ile genel performansı düşük hastaların bu konuda daha dikkatli olması gerekiyor.

Enfeksiyonlardan Korunmak Yazın Daha da Önemli

Kemoterapi bağışıklık sistemini baskıladığı için enfeksiyon riski yaz aylarında da devam ediyor.

Dr. Engin Erdemoğlu, kalabalık ortamlarda uzun süre bulunmaktan kaçınılmasını, el hijyenine dikkat edilmesini ve ateş gelişmesi halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.

Özellikle seyahatlerde hijyen kurallarına daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini belirtiyor.

Egzersiz Yapılabilir mi?

Geçmiş yıllarda kanser tedavisi gören kişilerin dinlenmesi gerektiği düşünülürken, günümüzde bunun tam tersini gösteren çok sayıda bilimsel çalışma bulunuyor.

Dr. Engin Erdemoğlu, hastaların kendilerini zorlamadan aktif kalmasının hem yaşam kalitesini hem de fiziksel dayanıklılığı artırdığını ifade ediyor.

Sabah erken saatlerde yapılan yürüyüşler, hafif tempolu bisiklet sürme, yüzme ve esneme hareketleri yaz aylarında uygun egzersiz seçenekleri arasında yer alıyor.

Ancak egzersiz sırasında yeterli sıvı alınması ve aşırı efordan kaçınılması gerektiğinin de altını çiziyor.

Tatil Planı Tedavi Takvimine Göre Yapılmalı

Kanser tedavisi gören birçok kişi tatil yapmanın sakıncalı olduğunu düşünüyor.

Oysa Dr. Engin Erdemoğlu’na göre uygun planlama yapıldığı sürece yaz tatili çoğu hasta için mümkün olabiliyor.

Tedavi tarihleri dikkate alınmalı, gidilecek bölgede sağlık hizmetlerine ulaşım olanakları araştırılmalı ve kullanılan ilaçlar eksiksiz şekilde yanınıza alınmalı.

Deniz genellikle güvenli kabul edilirken hijyeninden emin olunmayan havuzlar enfeksiyon riski nedeniyle dikkatle değerlendirilmeli.

Kateteri bulunan, yakın zamanda ameliyat geçiren veya bağışıklık sistemi ciddi şekilde baskılanmış hastalarda ise daha dikkatli hareket edilmesi gerekiyor.

Estetik İşlemler Tedavi Sonrasına Bırakılmalı

Botoks, dolgu, mezoterapi ve benzeri estetik uygulamalar yaz döneminde sık tercih edilse de aktif kanser tedavisi sırasında aynı yaklaşım doğru olmayabiliyor.

Dr. Engin Erdemoğlu, bu işlemlerin enfeksiyon, yara iyileşmesinde gecikme ve beklenmeyen cilt reaksiyonları oluşturabileceğini belirtiyor.

Özellikle beyaz küre ve trombosit değerlerinin düşük olduğu dönemlerde estetik girişimlerden kaçınılması gerektiğini ifade eden Dr. Erdemoğlu, böyle bir plan yapılacaksa mutlaka hastayı takip eden onkoloji uzmanıyla birlikte karar verilmesini öneriyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkYaz Aylarında Bilinçli Davranmak Tedaviyi Destekliyor

Kanser tedavisi gören hastalar için yaz ayları ekstra dikkat gerektiren bir dönem olsa da alınacak doğru önlemler sayesinde bu süreci güvenli geçirmek mümkün.

Dr. Engin Erdemoğlu’nun da vurguladığı gibi yeterli sıvı tüketimi, güneşten etkili korunma, hijyen kurallarına uyum, güvenli beslenme, düzenli hareket ve tedavi planına sadık kalmak hem tedavinin yan etkilerini azaltabiliyor hem de yaşam kalitesini artırabiliyor. Yaz mevsimini güvenli geçirmek için küçük görünen bu önlemler, tedavi sürecinde büyük fark oluşturabiliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün