Genel Sağlık

O belirti demansın erken teşhisini sağlayabilir.

Demansın erken teşhisi konusunda yapılan yeni bir araştırma, özellikle orta yaş grubundaki bireyler için çığır açıcı olabilir. Kaliforniya’daki bilim insanları, omurilik sıvısında tespit edilen bazı proteinlerin demansın en yaygın türlerinden biri olan frontotemporal demansın (FTD) erken işareti olabileceğini duyurdu.

Demans Nedir?

demans, erken teşhis, Demans, beyin fonksiyonlarının zamanla bozulmasıyla karakterize edilen genel bir terimdir. Hafıza kaybı, düşünme ve karar verme yetilerinde zayıflama, davranışsal ve duygusal değişikliklerle kendini gösterir. Demansın birçok farklı türü vardır. En yaygın formu Alzheimer hastalığı iken, frontotemporal demans (FTD) gibi daha nadir ama ciddi türler de mevcuttur.

Demans genellikle yaşlılıkla ilişkilendirilse de, özellikle frontotemporal demans, daha genç bireylerde, yani 45 ila 65 yaş arasında sık görülür. Bu durum erken tanı koymayı zorlaştırmakta ve hastaların sıklıkla başka psikiyatrik hastalıklarla karıştırılmasına neden olmaktadır.

Yeni Araştırma Orta Yaş Grubuna Odaklandı

Kaliforniya Üniversitesi San Francisco (UCSF) bünyesindeki bilim insanları, 116 frontotemporal demans hastasının omurilik sıvısındaki 4 binden fazla proteini analiz etti. Çalışmada bu hastaların büyük bir kısmının kalıtsal genetik formlara sahip olduğu, yani FTD’ye neden olan genetik mutasyonları taşıdığı belirtildi.

Bu hastaların verileri, aynı ailelerden seçilmiş 39 sağlıklı bireyle karşılaştırıldı. Elde edilen sonuçlar, demans hastalarının omurilik sıvısında RNA düzenleme bozukluklarıyla ilişkili protein değişimleri olduğunu ortaya koydu. RNA (ribonükleik asit), hücrelerin genetik bilgiyi işlemesinde temel rol oynar ve düzgün çalışmadığında beyin hücrelerinin işlevleri ciddi şekilde bozulabilir.

Proteinler Erken Teşhiste Biyobelirteç Olabilir

Araştırmanın en dikkat çekici yanı, bu protein değişimlerinin hastalık belirtileri başlamadan önce de var olabileceği ihtimali. Bu da onları, frontotemporal demans için ilk biyolojik belirteçler (biyobelirteçler) haline getiriyor.

UCSF Hafıza ve Yaşlanma Merkezi’nden Dr. Rowan Saloner, “Tanımladığımız bazı proteinleri kullanarak FTD’yi erken teşhis edebilirsek, hastaları doğru kaynaklara yönlendirebilir, onları uygun klinik denemelere dahil edebilir ve zamanla etkili tedaviler sunabiliriz,” diyerek bu bulguların önemini vurguladı.

Saloner, araştırmanın hakemli bilimsel dergi Nature Aging’de yayımlanan makalesinin de başyazarı.

FTD Neden Bu Kadar Zor Teşhis Ediliyor?

Frontotemporal demans, beynin ön ve yan loblarını etkileyen, davranışsal ve kişilik değişimleriyle kendini gösteren bir türdür. Diğer demans türlerine kıyasla, daha genç yaşlarda ortaya çıkması ve depresyon, şizofreni ya da Parkinson hastalığı gibi başka durumlarla karıştırılması, doğru teşhisi zorlaştırmaktadır.

Çoğu zaman kesin tanı, hastanın ölümünden sonra yapılan beyin otopsisiyle konulabiliyor. Bu da yaşam süresince tedaviye ulaşamayan çok sayıda hasta anlamına geliyor.

Araştırmacılar, omurilik sıvısı analizi ile tespit edilen proteinlerin FTD’yi henüz belirtiler çok ağırlaşmadan önce ortaya koyabileceğini ve hastalar için bir dönüm noktası olabileceğini düşünüyor.

Demansın Yaygınlığı ve Risk Faktörleri

Demans, ABD’de 6 milyondan fazla kişiyi etkiliyor ve yılda 100 binden fazla ölüme neden oluyor. Tahminlere göre, 55 yaş üzerindeki Amerikalıların %42’si hayatlarının bir döneminde demansla karşı karşıya kalacak.

FTD ise ABD’de yaklaşık 50 bin ila 60 bin kişide görülüyor. Diğer demans türlerine göre daha nadir olsa da, erken yaşta başlaması nedeniyle etkileri daha yıkıcı olabiliyor. Uzmanlar, metabolik sağlığın kötü olması, genetik yatkınlık, kronik stres ve enflamasyonun demans riskini artırabileceğini belirtiyor.

Korunmak Mümkün mü?

Demans riskini azaltmak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemi büyük. Düzenli egzersiz, dengeli beslenme, bilişsel aktivitelerle zihni aktif tutmak, uyku kalitesine dikkat etmek ve sosyal etkileşimde bulunmak gibi adımlar hastalık riskini azaltabiliyor.

İlginç bir şekilde, geçtiğimiz ay yayımlanan başka bir çalışmada zona aşısının demans riskini azaltabileceği de öne sürüldü. Bu, önleyici stratejiler arasında aşıların da potansiyel bir rolü olabileceğini gösteriyor.

Orta Yaşta Demans Teşhisi Artık Daha Mümkün Olabilir

Yaşamın ortasında gelen bir demans tanısı, bireylerin hem mesleki hem de kişisel hayatlarını derinden etkileyebiliyor. Yeni araştırma sayesinde, omurilik sıvısındaki proteinlere bakarak frontotemporal demansın çok daha erken tespit edilmesi mümkün olabilir.

Bu tür çalışmalar, yalnızca daha erken teşhise olanak sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda daha etkili ve kişiye özel tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine de kapı aralıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün