Rahim ağzı kanseri genç kadınları da tehdit ediyor!

Rahim ağzı kanseri, üreme çağındaki kadınlar arasında dünyada en sık görülen jinekolojik kanserlerin başında geliyor. Türkiye’de ise jinekolojik kanserler arasında 3. sırada yer alıyor. Ancak 45 yaş altındaki genç kadınlarda rahim ağzı kanseri, jinekolojik kanserler arasında ilk sıraya yükseldi. Her yıl dünyada yaklaşık 662 bin, Türkiye’de ise 2 bin 500 kadın bu kansere yakalanıyor. Özellikle 35 yaş altındaki genç kadınlarda her yıl dünyada 54 bin, Türkiye’de ise 180 vaka görülüyor.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, tarama programlarına erken yaşta başlamanın hayat kurtarabileceğini vurguluyor; “Rahim ağzı kanseri taramaları olan Pap Smear testi 21 yaşından, HPV testi ise 30 yaşından itibaren yapılmalı. Bu sayede kanser, henüz hücre değişimleri seviyesindeyken %95 oranında tespit edilebiliyor.”
Rahim Ağzı Kanseri’nde Belirtileri Görmezden Gelmeyin
Rahim ağzı kanserinin erken belirtileri genellikle fark edilmiyor. Ancak kanser ilerledikçe lekelenme tarzında ara kanamalar, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında kanama gibi semptomlar ortaya çıkabiliyor. Daha ileri evrelerde ise kötü kokulu akıntı, bel ve kasık ağrıları, bacaklarda şişlik, idrarda veya rektal kanama gibi belirtiler görülebiliyor. Bu nedenle herhangi bir semptom yaşayan kadınların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları önem taşıyor.
HPV Her 10 Kadından 8’inde Görülüyor
Çalışmalara göre, her 10 kadından 8’i hayatı boyunca en az bir kez Human Papilloma Virüsü (HPV) ile enfekte oluyor. Bağışıklık sistemi, vakaların %90’ında virüsü 2-3 yıl içinde temizliyor. Ancak %10’luk bir grupta HPV kalıcı hale gelebiliyor. Prof. Dr. Serkan Erkanlı, “HPV testi pozitif çıkan bir hastada hemen panik yapmak gerekmez. Virüs tipine ve Pap Smear sonuçlarına göre biyopsi veya yakın takip gereklidir” uyarısında bulunuyor.
HPV Aşısı, Kanserden Korunmada İlk Adım
Rahim ağzı kanserinin %99’undan onkojenik HPV tipleri sorumludur. HPV aşıları, bu kanserden korunmada %90 oranında etkili. 11-12 yaşlarında yapılması önerilen aşı, 13-26 yaş arasında da uygulanabiliyor. 26 yaşından sonra ise 45 yaşına kadar belli durumlarda aşı yapılabiliyor. Prof. Dr. Erkanlı, aşının HPV bulaşından önce daha etkili olduğunu, ancak enfeksiyondan sonra da fayda sağladığını belirtiyor.
Düzenli Tarama Hayat Kurtarıyor
HPV aşısı, kanser riskini önemli oranda azaltıyor ancak tamamen ortadan kaldırmıyor. Bu nedenle rutin taramalar çok önemli. 21 yaşından itibaren her 3 yılda bir Pap Smear testi yapılması ve 30 yaşından sonra HPV testiyle birlikte taramalara devam edilmesi öneriliyor. HPV bazlı testler, kanser öncüsü lezyonları %95 oranında tespit ederek taramalarda daha başarılı sonuçlar sağlıyor.
Erken Teşhis ve Tedavi Mümkün
Erken evrede yakalanan rahim ağzı kanseri, cerrahi yöntemlerle büyük oranda tedavi edilebiliyor. Prof. Dr. Erkanlı, özellikle genç yaşta çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda rahmin tamamını almadan yapılan üremeyi koruyucu cerrahi yöntemlerin de başarıyla uygulandığını belirtiyor. Ancak ileri evrelerde radyoterapi ve kemoterapi gerekebiliyor. Bu nedenle tarama testlerine erken başlamak ve belirtileri göz ardı etmemek hayat kurtarıyor.
Toplumda Farkındalık Artırılmalı
Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulamak toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor. HPV aşılarının yaygınlaştırılması ve ücretsiz erişim imkânlarının sağlanması, kadınların bu hastalıktan korunmalarında kilit rol oynuyor. Ayrıca, tarama programlarının sağlık merkezlerinde kolaylıkla ulaşılabilir olması ve düzenli aralıklarla kontrol yapılması teşvik edilmeli.
KADINLARI TEHDİT EDEN 3 ÖNEMLİ KANSER
Sağlık çalışanlarının, kadınları bu konuda bilgilendirmesi ve rutin kontrollerin önemini vurgulaması gerekiyor. Okullarda sağlık eğitimi programlarına HPV aşısı ve tarama testlerinin önemi hakkında bilgiler eklenerek, genç bireylerde farkındalık oluşturulabilir. Sosyal medya kampanyaları ve toplumsal bilinçlendirme projeleriyle de daha geniş kitlelere ulaşılabilir. Kadınların kendi sağlıkları konusunda bilinçlenmesi, yalnızca rahim ağzı kanserinin değil, genel kadın sağlığının korunmasında etkili olacaktır. Erken teşhis, düzenli kontroller ve HPV aşısı sayesinde, bu hastalığın yarattığı risklerin büyük oranda önlenebileceği unutulmamalıdır.




