Parmak Emme Alışkanlığı Çocuğunuzun Diş Yapısını Değiştirebilir
Parmak emme ve emzik kullanma alışkanlıkları uzun süre devam ettiğinde ön dişlerde açıklık, dişlerin öne doğru konumlanması ve çene gelişiminde değişiklikler görülebiliyor. Alışkanlıkların erken fark edilmesi ve doğru yaklaşımla yönetilmesi, ağız sağlığının korunmasında önem taşıyor.

Bebeklik döneminde doğal kabul edilen parmak emme ve emzik kullanma gibi alışkanlıklar, uzun süre devam ettiğinde çocukların ağız ve diş gelişimini etkileyebiliyor. Ön dişlerde açıklık, dişlerin öne doğru konumlanması ve çene yapısında değişiklikler görülebiliyor. Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, alışkanlıkların bırakılmasında yaş kadar kullanım sıklığı ve yoğunluğunun da önemli olduğunu belirterek ebeveynlere çocuklarını cezalandırmadan, sabırlı ve kararlı bir yaklaşım benimsemelerini öneriyor.
Bebeklik döneminde emme ihtiyacını karşılamak ve kendini sakinleştirmek amacıyla ortaya çıkan parmak emme ve emzik kullanma davranışları, çocukların gelişim sürecinde doğal kabul ediliyor. Ancak bu alışkanlıkların ilerleyen yaşlarda da devam etmesi, dişlerin dizilimini ve çene gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Üstelik risk yalnızca parmak emme ve emzik kullanımıyla sınırlı değil. Dudak ve dil emme, dil itimi, tırnak yeme veya dişlerin arasında kalem gibi yabancı cisimler tutma gibi davranışlar da ağız yapısında değişikliklere neden olabiliyor.
Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, çocukluk dönemindeki ağız alışkanlıklarının diş ve çene gelişimi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, bu davranışların ne zaman bırakılması gerektiği ve ebeveynlerin nasıl bir yaklaşım benimsemesi gerektiği hakkında değerlendirmelerde bulunuyor.
Alışkanlığın ne kadar sürdüğü dişlerin gelişimini etkiliyor

Parmak emme ve emzik kullanma, bebeklik döneminde doğal davranışlar arasında yer alıyor. Ancak bu alışkanlıkların uzun süre ve yoğun şekilde devam etmesi, dişlere ve çenelere uygulanan kuvvetin zamanla ağız yapısını değiştirmesine neden olabiliyor.
Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, ağız alışkanlıklarının değerlendirilmesinde yalnızca çocuğun yaşına odaklanılmaması gerektiğini belirterek şöyle diyor:
“Bizim için kritik nokta ne kadar süre devam ettiği ve ne sıklıkta yapıldığıdır.”
Alışkanlıkların yaklaşık 3 yaş civarında bırakılmasının hedeflenmesi gerektiğini ifade eden Koçan, bu konuda çocuğun bireysel özelliklerinin ve ağız yapısındaki değişikliklerin de değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor:
“Bu tarz alışkanlıkların 3 yaş civarında bırakılması gerekir. Ancak burada tek başına yaş baz alınarak kesin sonuca varılması doğru değil. Çocuğun alışkanlığı ne kadar yoğun kullandığı ve ağız yapısında herhangi bir değişiklik olup olmadığı da değerlendirilmeli.”
Parmak emme ve emzik kullanımı dişlerin konumunu değiştirebilir
Parmak emme ve emzik kullanma gibi alışkanlıklar uzun süre devam ettiğinde, dişlere ve çene yapısına uygulanan sürekli kuvvet ağız gelişimini etkileyebiliyor. Özellikle ön dişlerde açık kapanış adı verilen, üst ve alt ön dişlerin birbirine temas etmemesi durumu görülebiliyor.
Bunun yanı sıra üst ön dişlerin öne doğru konumlanması, üst ve alt dişler arasındaki yatay mesafenin artması ve bazı çocuklarda arka bölgedeki dişlerin kapanmaması gibi ortodontik sorunlar ortaya çıkabiliyor.
Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, ağız alışkanlıklarının yalnızca parmak ve emzik emmeyle sınırlı olmadığını belirterek şu uyarıda bulunuyor:
“Parmak-emzik emme, dudak-dil emme, dil itimi, tırnak yeme, dişlerin arasında kalem gibi yabancı cisim yerleştirme gibi alışkanlıklar süresine, sıklığına ve şiddetine göre çenelerin büyümesini, dişlerin şeklini ve yerini bozabilir.”
Özellikle parmağın ağız içerisinde sürekli aynı bölgeye yerleştirilmesi, dişler ve çevresindeki dokular üzerinde devamlı bir kuvvet oluşturabiliyor. Bu kuvvetin uzun süre devam etmesi ise dişlerin konumunu ve çene gelişimini etkileyebiliyor.
Ortodontik emzik kullanmak tek başına koruma sağlamıyor
Parmak emme ve emzik kullanma alışkanlıkları birbirinden farklı görünse de her ikisi de uzun süre devam ettiğinde ağız ve diş yapısını etkileyebiliyor. Aralarındaki önemli farklardan biri ise alışkanlığın kontrol edilebilirliği.
Emzik, ebeveynler tarafından çocuğun kullanımından uzaklaştırılabilirken parmak emme davranışını kontrol etmek daha zor olabiliyor. Çocuk parmağına her an ulaşabildiği için özellikle gün içerisinde ve uyku dışında da sık sık bu davranışı tekrarlayabiliyor.
Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, parmak emme ve emzik kullanımı arasındaki bu farka dikkat çekerek şu ifadeleri kullanıyor:
“Emzik gerektiğinde aile tarafından ortadan kaldırılabilirken, çocuk parmağını her zaman yanında taşır. Bu nedenle özellikle uzun süre devam eden ve çocuğun uyku dışında da gün içerisinde sık sık parmak emdiği durumlarda daha dikkatli olunması gerekir. Emzik için de ‘ortodontik emzik kullanıyorum, dolayısıyla hiçbir sorun olmaz’ şeklinde düşünmemek gerekir. Emziğin şekli bazı etkileri azaltabilir ancak uzun süreli ve yoğun kullanımın oluşturabileceği risk tamamen ortadan kalkmaz. Burada en önemli konu, alışkanlığın zamanında bırakılmasıdır.”
Bu nedenle ortodontik emzik tercih edilmesi, uzun süreli kullanımın oluşturabileceği riskleri tamamen ortadan kaldırmıyor. Alışkanlığın ne kadar sürdüğü ve ne sıklıkta tekrarlandığı, ağız ve diş gelişimi açısından önemini koruyor.
Süt dişlerini ihmal etmek kalıcı dişleri de etkileyebilir
Süt dişlerinin ilerleyen yaşlarda yerini kalıcı dişlere bırakacak olması, bu dişlerin sağlığının önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Süt dişleri; çiğneme, konuşma, beslenme ve ağız gelişimi açısından çocukluk döneminde önemli görevler üstleniyor.
Süt dişlerinde meydana gelen çürükler çocuğun beslenmesini ve çiğneme fonksiyonunu olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca süt dişlerinin erken kaybedilmesi, kalıcı dişlerin doğru konumda sürmesini de zorlaştırabiliyor. Erken kayıp sonrasında gerekli görülen durumlarda yer tutucu uygulanmaması, daimi dişlerin yanlış konumda sürmesine veya hiç sürememesine neden olabiliyor.
Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, süt dişlerinin yalnızca geçici yapılar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şöyle diyor:
“Süt dişleri geçici olsa da çocuğun süt dişlerinin bulunduğu dönem, büyüme ve gelişimin önemli bir parçasıdır.”
Çocukların 11-12 yaşına kadar çiğneme fonksiyonlarının büyük bir bölümünü süt dişleriyle gerçekleştirdiğini hatırlatan Koçan, süt dişlerinin sağlığının önemini şu sözlerle açıklıyor:
“Dolayısıyla bu dönemde süt dişlerindeki çürükler beslenmeyi bozabilir. Süt dişlerinin sağlıklı olması; çocuğun beslenmesi, konuşması, çiğnemesi ve ağız gelişimi açısından önemlidir. Bunun yanında süt dişi çürüğünün olması daimi dişlerin gelişimini bozabilir. Süt dişinin erken çekilmesi durumunda çiğneme, konuşma, estetik fonksiyonlarında kayıp olur. Yer tutucu yapılmazsa daimi dişlerin yanlış sürmesine ya da hiç sürememesine sebep olabilir.
Erken dönemdeki alışkanlıklar kalıcı dişlerin yapısını tabii ki etkileyebilir. Parmak-emzik emme, dudak-dil emme, dil itimi, tırnak yeme, dişlerin arasında kalem gibi yabancı cisim yerleştirme gibi alışkanlıklar süresine, sıklığına ve şiddetine göre çenelerin büyümesini, dişlerin şeklini ve yerini bozabilir.”
Çocuğu azarlamak alışkanlığı bırakmasını zorlaştırabilir
Parmak emme gibi davranışlar bazı çocuklarda yalnızca bir alışkanlık değil, aynı zamanda kendini sakinleştirme ve uykuya geçiş yöntemi olabiliyor. Bu nedenle çocuğu bir anda ve sert bir şekilde alışkanlıktan uzaklaştırmaya çalışmak, sürecin daha zor ilerlemesine neden olabiliyor.
Azarlama, utandırma veya cezalandırma yerine alışkanlığın hangi durumlarda ortaya çıktığını anlamaya çalışmak ve çocuğun yaşına uygun yöntemler belirlemek önem taşıyor.
Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, ebeveynlerin alışkanlıkları bıraktırırken yaptıkları hatalara dikkat çekerek şu değerlendirmede bulunuyor:
“En sık karşılaştığımız hatalardan biri, çocuğu bir anda ve çok sert bir şekilde alışkanlıktan uzaklaştırmaya çalışmak. Özellikle parmak emme, çocukların kendilerini sakinleştirmek veya uykuya geçmek için kullandıkları bir davranış olabiliyor.”
Koçan, ebeveynlerin bu süreçte sakin ve kararlı davranmasının önemini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Bunun yerine alışkanlığın hangi durumlarda ortaya çıktığını anlamaya çalışmak ve özellikle uyku öncesinde çocuğun kendisini rahatlatabileceği başka rutinler oluşturmak daha faydalı. Emzik bırakılırken de ailelerin kararlı ancak sakin olması önemli. Bir gün bırakıp birkaç gün sonra tekrar vermek, süreci uzatabilir. Çocuğun yaşına uygun bir yöntem belirlemek ve olumlu davranışlarını desteklemek faydalı olacaktır.”
Çocuklarda parmak emme ve emzik kullanma gibi alışkanlıkların değerlendirilmesinde kullanım süresi, sıklığı ve ağız yapısındaki olası değişiklikler birlikte ele alınmalı. Düzenli çocuk diş hekimi kontrolleri, diş ve çene gelişiminin izlenmesine yardımcı olurken alışkanlıkların zamanında fark edilmesini de sağlayabiliyor.




