Bilim & AraştırmaGenel Sağlık

50 Yaş Altında Kanser Vakaları Neden Artıyor? Bilim İnsanları Biyolojik Yaşlanmayı İşaret Etti

Nature Medicine'da yayımlanan araştırma, biyolojik yaşlanmanın hızlanmasının 50 yaş altındaki kanser vakalarındaki artışla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.

Son yıllarda 50 yaş altındaki kişilerde görülen kanser vakalarındaki dikkat çekici artışın nedeni uzun süredir araştırılıyordu. Nature Medicine dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, biyolojik yaşlanmanın hızlanmasının, genç yaşlarda kansere yakalanma riskini artırabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, yaşam tarzı ve çevresel faktörlerin vücudun biyolojik yaşını hızlandırarak özellikle akciğer, kolorektal ve rahim kanseri riskini yükseltebileceğini belirtiyor.

Araştırma, erken başlangıçlı kanser vakalarının yalnızca genetik nedenlerle açıklanamayacağını, vücudun zaman içinde maruz kaldığı biyolojik yıpranmanın da önemli rol oynayabileceğini gösteriyor.

Erken Başlangıçlı Kanser Vakaları Dünya Genelinde Artıyor

biyolojik yaşlanma genç yaşlardaki kanserlerden sorumlu mu?Bilim insanlarının dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, 50 yaş altındaki bireylerde teşhis edilen kanser vakalarının hızla artması.

Küresel veriler, 1990 ile 2019 yılları arasında erken başlangıçlı kanser vakalarının dünya genelinde yüzde 24 arttığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu yükselişin halen devam ettiğini ve halk sağlığı açısından önemli bir sorun haline geldiğini belirtiyor.

Artışın nedenleri arasında;

  • değişen beslenme alışkanlıkları,
  • hareketsiz yaşam,
  • obezite,
  • çevresel kirleticiler,
  • kronik iltihaplanma
  • ve biyolojik yaşlanmanın hızlanması yer alıyor.

Biyolojik Yaş Nedir?

Araştırmada dikkat çeken kavram ise biyolojik yaş oldu.

Kronolojik yaş, doğum tarihinden itibaren geçen süreyi ifade ederken biyolojik yaş, vücudun gerçek işlevsel durumunu gösteriyor. Başka bir ifadeyle iki kişi aynı yaşta olsa bile organlarının ve hücrelerinin yıpranma düzeyi farklı olabiliyor.

Biyolojik yaş;

  • beslenme düzeni,
  • fiziksel aktivite,
  • uyku kalitesi,
  • sigara ve alkol kullanımı,
  • kronik hastalıklar,
  • çevresel toksinlere maruz kalma
  • ve genel yaşam tarzından etkileniyor.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleri

Araştırmada 160 Binden Fazla Kişinin Verileri İncelendi

Nature Medicine’da yayımlanan çalışmada araştırmacılar, Birleşik Krallık Biyobankası’ndan 154 bin 169, ABD’den ise 10 bine yakın kişinin sağlık verilerini analiz etti.

Katılımcıların biyolojik yaşını belirlemek için PhenoAge adı verilen ve rutin kan testlerinden elde edilen dokuz biyobelirteci değerlendiren algoritma kullanıldı.

Bu yöntem;

  • kan şekeri kontrolü,
  • bağışıklık sistemi fonksiyonları,
  • iltihaplanma düzeyi
  • ve metabolik sağlığı birlikte değerlendirerek kişinin biyolojik yaşını hesaplıyor.

Hangi Kanser Türleriyle Daha Güçlü İlişki Bulundu?

Araştırmanın sonuçlarına göre hızlanmış biyolojik yaşlanma özellikle üç kanser türüyle anlamlı ilişki gösterdi:

  • Akciğer kanseri
  • Kolorektal (kalın bağırsak) kanseri
  • Rahim (endometrium) kanseri

Bunun yanında araştırmacılar, proteomik analizlerle organlara özgü yaşlanma süreçlerini de değerlendirdi.

Elde edilen bulgular;

  • bağışıklık sisteminin yaşlanmasının erken başlangıçlı akciğer kanseriyle,
  • yağ dokusunun yaşlanmasının ise erken başlangıçlı kolorektal kanserle ilişkili olabileceğini ortaya koydu.

Uzmanlar: Kanser Sadece Genetik Bir Hastalık Değil

Çalışmanın baş araştırmacılarından Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi ve Tıp Doçenti Dr. Yin Cao, biyolojik yaşlanmanın yalnızca takvim yaşını ifade etmediğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Biyolojik yaşlanma yalnızca kaç yaşında olduğunuzla ilgili değil. Hücresel ve moleküler düzeyde vücutta zaman içinde biriken yıpranmayı yansıtıyor.”

Araştırmada görev alan Dr. David Scott ise erken yaşta görülen kanserlerin yalnızca hücre düzeyindeki değişikliklerle açıklanamayacağını belirterek, yaşam tarzı ve çevresel faktörlerin vücudun tamamını etkileyen süreçler oluşturabileceğine dikkat çekti.

Bulgular Kesin Neden-Sonuç İlişkisi Göstermiyor

Araştırmacılar, çalışmanın biyolojik yaşlanmanın kanseri doğrudan oluşturduğunu kanıtlamadığını özellikle vurguluyor.

Bunun yerine, hızlanan biyolojik yaşlanmanın erken başlangıçlı kanser gelişimiyle güçlü bir ilişki gösterdiği belirtiliyor.

Uzmanlara göre bu bulgular gelecekte;

  • kanser riskinin daha erken belirlenmesi,
  • kişiselleştirilmiş tarama programlarının geliştirilmesi,
  • biyolojik yaşın rutin sağlık değerlendirmelerine dahil edilmesi

gibi yeni yaklaşımların önünü açabilir.

Sağlıklı yaşam alışkanlıkları yalnızca yaşam süresini değil, biyolojik yaşlanma hızını da etkiliyor.

Erken yaşta görülen kanser vakalarının giderek artması, yalnızca genetik faktörlerle açıklanabilecek bir tablo olmaktan çıkıyor. Nature Medicine’da yayımlanan bu kapsamlı çalışma, biyolojik yaşlanmanın hızlanmasının özellikle 50 yaş altındaki akciğer, kolorektal ve rahim kanseri riskinin artmasıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Uzmanlar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yalnızca yaşam süresini değil, biyolojik yaşlanma hızını da etkileyebileceğini belirterek düzenli egzersiz, dengeli beslenme, kaliteli uyku ve sigaradan uzak durmanın önemini bir kez daha vurguluyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün