Genel SağlıkÖzel İçerikler

Aile Hekimliği Nasıl Tıkandı?

Türkiye’de aile hekimliği sistemi her geçen gün daha fazla tartışma konusu oluyor. Randevu yükünden maaş kesintilerine, aşı ve tarama uygulamalarından artan bürokratik baskılara kadar pek çok sorun gündemde. Editörün Gözünden programının bu haftaki konuğu Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, aile hekimlerinin yaşadığı sıkıntıları, hekim göçünü ve sistemin neden tıkandığını anlattı.

Sağlık Ocağı’ndan Aile Hekimine

Dr. Ahmet Mehlepçi, aile hekimliği sistemine geçişin temel amacının “koruyucu sağlık hizmetini güçlendirmek” olduğunu hatırlatarak şunları söylüyor: “Sağlık ocaklarından aile hekimliği sistemine geçiş yapılırken, vatandaşın kendi hekimine daha kolay ulaşması, hekim-hasta bağının güçlenmesi hedeflendi. Ama bugün geldiğimiz noktada bu amaçtan uzaklaşıldı. Aile hekimleri, vatandaşın ilk başvuru noktası olmaktan çıktı; randevu memurluğuna, bürokratik işlere ve performans kriterlerine sıkıştırıldı. Sistem tıkandı, çünkü kuruluş amacından saptı.”

Aile Hekimleri Neden Hep Grevde?

Dr. Ahmet Mehlepçi- Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı

Dr. Ahmet Mehlepçi, aile hekimlerinin sık sık grev kararları almasının nedenini şu sözlerle özetliyor: “Bize 18 parametre üzerinden maaş veriliyor. Hasta size gelmezse maaşınızdan kesiyor, hasta size gelirse yine maaşınızdan kesiyor. Siz hastaya mide koruyucu ilaç yazdığınızda kesinti oluyor, antibiyotik yazdığınızda kesinti oluyor. Bu doğrudan hekimin reçetesine müdahaledir.” Mehlepçi, yalnızca reçete baskısının değil, giderek artan bürokratik yükün de hekimleri isyan ettirdiğini belirtiyor: “Hastalarımızın bilgilerini HYP denilen sisteme girmemizi dayatıyorlar. Girmezsek sözleşmemizi feshedeceklerini söylüyorlar. Biz hekimlik değil, memuriyet yapmaya zorlanıyoruz.”

Evde sağlık hizmeti alırken bunları soruyor musunuz? – Editörün Gözünden

Avrupa ile Türkiye Arasındaki Fark

Dr. Ahmet Mehlepçi, Türkiye’de aile hekimlerinin üzerindeki hasta yükünü Avrupa ile kıyaslayarak tabloyu şöyle anlatıyor: “Avrupa’da aile hekimliği sisteminde bir hekim günde en fazla 12 hasta bakabilir. Çünkü amaç, hastayı dinlemek, detaylı muayene etmek ve koruyucu sağlık hizmetini etkin şekilde yürütmektir. Bizde ise bir aile hekimi günde ortalama 80-90 hasta bakıyor. Bu sayı kimi zaman 100’ün üzerine çıkıyor. Böyle bir yoğunlukta hekimin hastaya ayıracağı zaman kalmıyor, kaliteli sağlık hizmeti de verilemiyor.”

 

 

HPV Taramaları ve Aşı Gerçeği

Dr. Ahmet Mehlepçi, Türkiye’de bugüne kadar milyonlarca HPV taraması yapıldığını hatırlatarak, bu çabanın aşı ile desteklenmediği sürece etkisinin sınırlı kaldığını vurguluyor: “200-250 milyon HPV taraması yaptık. Ama biz bu aşıyı yapamadıktan sonra bu taramaların bir anlamı kalmıyor. Bakanlık üç yıl önce de ödeyeceğini açıkladı, bugün yine ödeyeceğini söylüyor. Ancak hâlâ ücretsiz aşıya erişim sağlanamadı.” Mehlepçi’ye göre, yalnızca tarama programlarıyla kanser önlenemiyor; gerçek koruyucu sağlık hizmeti için HPV aşısının yaygın ve ücretsiz olarak uygulanması gerekiyor.

Aile Hekimliği Sistemi Tıkandı mı?

Dr. Ahmet Mehlepçi, aile hekimliğinin kuruluş amacından uzaklaştığını ve artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini söylüyor: “Aile hekimliği sistemi tıkandı. Biz koruyucu sağlık hizmeti vermek için yola çıkmıştık ama bugün bürokrasiye boğulmuş, randevu memuru gibi kullanılan, performans kriterleriyle baskılanan bir sisteme dönüştük.”

Mehlepçi’ye göre sorun yalnızca iş yükü ve maaş kesintileriyle sınırlı değil; hekim göçü de sistemin en büyük yaralarından biri: “2011’de yurtdışına gitmek için başvuran hekim sayısı 50 iken, 2022’de bu sayı 2 bine, 2023’te 3 binin üzerine çıktı. Hekimler emeğinin karşılığını alamadığı için ülkeyi terk ediyor. Gidenlerin yükünü ise kalan hekimler taşımak zorunda kalıyor.”

Bu tablo, hem hekimlerin mesleki motivasyonunu hem de toplumun sağlık hizmetine erişimini olumsuz etkiliyor.

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün