Aşırı Ekran Kullanımı Otizm Yapıyor mu?
Otizm diğer bir adıyla Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı alan çocukların sayısı günümüzde hızla artıyor. Artışın ardında yatan nedenler sorgulanırken son yıllarda ekran kullanımının 2 yaş altına kadar inmesiyle otizm artışı arasında bir bağlantı olup olmadığı tartışılıyor. Peki gerçekten otizm ile ekran kullanımı arasında ilişki var mı?
Editörün Gözünden programına konuk olan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Doç. Dr. Herdem Aslan Genç değerlendirdi.
Otizmli mi Otistik mi?

Bu tartışmanın “önce insan mı yoksa önce tanı mı” olduğundan kaynaklandığını belirten Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, ” Otizmli dediğiniz
zaman bir durumdan muzdarip olan birisinden bahsediyor gibi oluyorsunuz ve otizme bazı durumlarda istenmeyecek kadar fazla bir hastalık
vurgusu yapılmış oluyor. Otistik dediğiniz zaman burada daha çok bir kimlik aidiyetinden bahsetmiş oluyorsunuz. Yapılan çalışmalarda yarıdan çoğunun aslında hani otizmli mi otistik mi dendiğinde otistiğin seçildiğini görüyoruz ama bu çok da netleşmiş bir durum değil. Bir kere biliyoruz ki otizm tanısıyla yaşayan bireylerin bir kısmı da kendini sözel olarak veya herhangi bir şekilde ifade edemeyebilir. Daha
işlevselliği yüksek, dil becerileri gelişmiş ve otizmin genelini yansıtmayan bir gruba sorulduğunda ise geri bildirim alabiliyorsunuz ve onlara göre otizmli tercih edilmiş. Dolayısıyla burada tek bir doğrudan bahsetmek mümkün değil” diye konuştu.
Otizmin neden farklı renkleri vardır?
2013 yılından bu yana otizme Otizm Spektrum Bozukluğu olarak tanı verildiğini belirten Genç, “Tek bir otizm yoktur. Bu nedenle mottomuz “otizmin farklı renkleri vardır”olmuştur. Otizmde ağırlık dereceleri değişmektedir. Özellikle son yıllarda otizm farkındalığının artmasıyla çok hafif vakalarda çok erken yaşlarda otizm tanısı konulmaktadır. Otizmde hafif, orta, ağır olarak duyulan destek düzeyine göre sınıflandırma yapıyoruz. Burada tanı konulanların arasında 4’te 1 diyebileceğimiz bir grupta ağır otizm tanısı alıyor. Son yıllarda ise tanı alan grubun daha çok hafif düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Bu aslında iyi bir gelişme. Çünkü vakalar atlanmamış ve gereken desteği alabilmiş oluyorlar” diye konuştu.
Aşılarla otizm arasında bağlantı var mı?
Otizmin genetik bir bozukluk olduğunun altını çizen Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, “Genlerimizde bir takım değişiklikler oluyor ve otizm burada ortaya çıkan değişikliklerin sonucu oluşuyor. Toplumda sık sık dile getirilen bir konu aşı. Ancak bilim dünyası çok net ortaya koyuyor ki otizmin aşılarla bir ilgisi yok. Aşıların içerisinde cıva bu konuda önemli bir soru işaretiydi ancak biliyoruz ki aşıların içerisinde artık cıva yok. Otizm halen görülüyor. Örneğin Norveç’in Kohort bölgesinde 40 yıl süresince takip edilen bir kesim var. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle aşıların yapılamadığı dönemde bunun içerisinde ve o dönemde de otizm tanısı alanların sayısı azalmamış. Dolayısıyla aşılarla otizm arasında bağlantının olmadığı çok net ortaya çıkarılmıştır” dedi.
Ekran kullanımı otizm nedeni mi?
Ekran kullanımının azaltılmasını gerektiğini söyleyen grubun başında çocuk psikiyatristlerinin olduğunu söyleyen Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, “İlk 2 yıl, hatta 3 yıl çocukların ekrana maruz kalmaması ve sonrasında da çok kısıtlı sürelerle ve ebeveyn eşliğinde başlayarak izletilmesini birçok gelişim alanı için önemsiyoruz ama ekran otizm yapmıyor. Bununla ilgili çalışmalar çok net. Otizme yönelik belirtiler yapabiliyor; işte göz temasının daha kısa süreli olması, dil gelişiminin gecikmesi gibi ki tek başına zaten otizm ve dil o kadar ilişkili değildir. Ancak burada vurgulamamız gereken nokta şu ki çocuk otizm tanısı aldığında aile bunu zor kabulleniyor ve bir de ekrana maruz bıraktıysa bu ailede ikincil bir travmaya neden olabiliyor. Oysa ki o an ailenin desteğine daha çok ihtiyaç duyulan bir noktada ailenin suçluluk hissetmesi sürece çok da iyi etkiler bırakmıyor. Ancak aşırı ekran kullanımının çocukta etki bırakmadığını söylemek doğru değildir. Aşırı ekrana maruz kalan çocuklarda sosyal, bilişsel alanda eksiklikler ortaya çıkabilir. Bu eksiklikler çocuğun ekran maruziyetinin azalmasıyla giderilebilir” diye konuştu.
Otizm belirtileri nelerdir?
Otizm belirtilerinin 10-12 ay itibariyle fark edilmeye başlandığının altını çizen Genç,” Ağır otizm derecelerinde farklılıklar erken yaşlarda belirginleşebilirsen hafif derecelerde otizm tanısı için biraz daha beklenebilmektedir. Ama burada ebeveyn ya da bakım veren kişinin endişesi çok çok önemlidir. Göz teması çocuğun yaşına ve gelişimsel seviyesine göre yeterli sürede ve sıklıkta oluyor mu buna dikkat edilir. Dil gelişimi tek başına bir belirti olmasa da belirtiyi destekleyebilir. Sosyal karşılıklık dediğimiz bir nokta vardır ki çocuğun karşısındaki kişinin davranışını ya da sesini devam ettirip ettirmemesidir. Mesela topu attığınızda o topu size geri atıyor mu, size geri el sallıyor mu gibi durumların olmaması bizim için önemli bir eşik kabul edilebilir.
Otizmin eğitimi var!
Otizmde çocuğun ya da bireyin sahip olduğu otizm derecesine göre özel eğitimle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, “Bu durumda tanıya kadar kaybedilen zaten belirli bir süre oluyor. Eğer bu konuda bir şüphe varsa öncelikle mutlaka bir çocuk psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Eğer aile farklı uzmanlara götürecekse tabii ki götürmelidir ancak bunun zaman kaybı yaratmasına izin vermeden bir yandan hızla eğitime başlamaları çocuğunda vakit kaybetmemesini sağlayacaktır. Bu özel eğitimle çocuğun ya da bireyin eksik olan noktaları tamamlanır. Örneğin duyu hassasiyeti varsa buna çalışılır, dil gelişimi eksikse buna çalışılır gibi… Eksik hangi yönler varsa bunlar tamamlanmaya çalışılır ve birey sosyal hayata alıştırılır” diye konuştu.



