Bebeklerde Gaz Sancısı Neden Olur?
Minik karınlarda büyük sorun yaratan 10 etkili çözüm


Bebeklerde gaz sancısı, özellikle yenidoğan ve ilk aylardaki bebeklerde en sık görülen sorunların başında geliyor. Uzmanlara göre her 10 bebekten 4’ü yaşamının ilk aylarında gaz sancısı nedeniyle huzursuzluk yaşıyor. Çoğunlukla masum nedenlere dayansa da, bebeklerde gaz sancısı hem bebeğin hem de ebeveynlerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Acıbadem International Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ece Birincioğlu Çetin, doğru uygulamalarla gaz sancısının hafifletilebileceğini, ancak hekim önerisi olmadan kullanılan bitkisel takviyelerin fayda yerine zarar getirebileceğini vurguluyor.
Bebeklerde gaz sancısı neden bu kadar yaygın?
Bebeklik döneminde sindirim sistemi henüz tam olarak olgunlaşmadığı için gaz sancısı sık görülüyor. Özellikle 0-6 ay arasındaki bebeklerde bağırsak hareketlerinin düzensiz olması, gazın bağırsak içinde ilerlemesini zorlaştırabiliyor. Dr. Ece Birincioğlu Çetin, bu süreçte bebeğin gaz çıkarma mekanizmasının yeterince gelişmemiş olmasının önemli bir rol oynadığını belirtiyor.
Bebeğin hızlı emmesi, emme sırasında hava yutması, yanlış emzirme pozisyonları ve karın kaslarının zayıf olması da gaz oluşumunu artırabiliyor. Bazı bebeklerde genetik yatkınlık, bağırsak florasının yapısı veya besin alerjileri gibi faktörler de tabloya eşlik edebiliyor.
Gaz sancısı ne zaman azalır?
Gaz sancısı çoğu bebekte 3-4. aydan sonra belirgin şekilde azalır ve genellikle 4-6 ay arasında kendiliğinden kaybolur. Ancak bu sürecin her bebekte farklı ilerleyebileceğini belirten Dr. Ece Birincioğlu Çetin, uzun süren veya şiddetli sancılarda altta yatan bir sorunun araştırılması gerektiğini ifade ediyor.

Bebeklerde gaz sancısının yaygın belirtileri
Gaz sancısı genellikle beslenme sonrasında veya akşam saatlerinde daha belirgin hale gelir. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:
-
Bacakları karnına çekme
-
Kıvranma ve kasılma hareketleri
-
Karında şişkinlik ve sertlik
-
Huzursuzluk ve ağlama nöbetleri
-
Uykuda sık uyanma
-
Emme sırasında memeyi sık bırakma
-
Gaz çıkardıktan sonra belirgin rahatlama
“Bitkisel iyi gelir” düşüncesi tehlikeli olabilir
Toplumda yaygın olan bitki çayı, şekerli su veya zeytinyağı gibi uygulamaların bebeğin sindirim sistemine zarar verebileceğini belirten Dr. Ece Birincioğlu Çetin, bu tür ürünlerin altta yatan bir hastalığın tanısını da geciktirebileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca emziren annelerin aşırı rezene çayı tüketmesinin de artık önerilmediğini, içeriğindeki fitoöstrojenlerin anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.
Bebeklerde gaz sancısına karşı 10 etkili öneri
-
Her beslenme sonrası gazını çıkarın.
Omuza yaslayarak veya oturur pozisyonda hafif sırt sıvazlama faydalıdır. -
Bebeği acele ettirmeden emzirin.
En az 10-15 dakika emzirmek hem doyum sağlar hem de gaz oluşumunu azaltır. -
Beslenme sonrası hemen yatırmayın.
Yaklaşık 30-45 derece açıyla yatırmak gazın çıkmasını kolaylaştırır. -
Nazik karın masajı yapın.
Saat yönünde, ılık ellerle yapılan masaj rahatlatıcıdır. -
Anne beslenmesine dikkat etmeli.
Anneye gaz yapan besinler bebekte de huzursuzluğa yol açabilir. -
Hava yutmasını önleyin.
Meme veya biberon emziğinin tam kavrandığından emin olun. -
Dik pozisyonda besleyin.
Dümdüz yatarken beslemek hava yutmayı artırabilir. -
Mama değişimini sık yapmayın.
Sürekli değişen mama sindirim sistemini zorlayabilir. -
Mamayı doğru hazırlayın.
Fazla çalkalamak köpük oluşturur ve gazı artırır. -
Ilık banyo deneyin.
Akşam saatlerinde yapılan ılık banyo kasları gevşetir.
Hangi durumlarda mutlaka doktora başvurulmalı?
Gaz sancısı çoğunlukla masumdur; ancak bazı belirtiler ciddi sorunlara işaret edebilir. Dr. Ece Birincioğlu Çetin’e göre şu durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır:
-
Şiddetli ve durdurulamayan ağlama
-
Yeşil renkli veya fışkırır tarzda kusma
-
Ateş
-
Kilo alamama veya kilo kaybı
-
Dışkıda kan
-
Uzun süre gaz veya kaka yapamama
-
Karında belirgin sertlik
Bebeklerde gaz sancısı, doğru yaklaşım ve sabırla büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. En önemli nokta ise kulaktan dolma yöntemler yerine, uzman önerilerine kulak vermek ve gerektiğinde doktora başvurmaktır.



