“Sağlıklı beslenme” takıntı mı?

Sağlıklı beslenme konusunda bilinçlenmek önemli olsa da, bu durum bazen takıntı boyutuna ulaşabiliyor. Sağlıklı beslenmeye aşırı odaklanan bireyler, günlük yaşamlarını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilecek katı kurallar geliştirebiliyor.

Günümüzde sağlıklı beslenmeye olan ilginin artış gösterdiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, bazı kişiler için bu durumun bir takıntıya dönüşebileceğine dikkat çekiyor. “Bazı bireyler, en sağlıklı ve en doğal yiyecekleri bulma konusunda aşırı bir kaygı geliştirerek, günlerinin çok büyük bir kısmını bu konuya ayırabiliyor. Bu takıntılı beslenme davranışı Ortoreksiya Nervoza olarak adlandırılıyor” diyor Aytop.
2030’da Türkiye’yi Bekleyen Büyük Tehlike: Obezite Salgını! – Editörün Gözünden
Ortoreksiya Nervoza Nedir?
Sağlıklı beslenme bilincinin yaygınlaşması olumlu bir gelişme olsa da, bazı bireyler için bu durum, kaygı ve obsesif düşüncelerle beslenen bir takıntı haline gelebiliyor. Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, bu konuda şu uyarıda bulunuyor: “Ortoreksiya Nervoza’ya sahip kişiler, en sağlıklı beslenme modelini takip etmek adına katı ve kısıtlayıcı diyetler uyguluyor, dışarıda yemek yeme konusunda yoğun kaygı duyabiliyor. Bu kaygı, sosyal izolasyona yol açabiliyor.”
Sosyal Hayata Etkileri
Ortoreksiya Nervoza’nın kişisel ilişkiler üzerinde de olumsuz etkileri olduğuna vurgu yapan Aytop, “Bu bireyler restoranlara ya da kafelere gitmek istemiyor, çünkü tüketebilecekleri yiyeceklerin sağlıklı olup olmadığı konusunda endişe duyuyorlar. Sosyal etkileşimlerden kaçınmaya başlayarak zamanla izole hale gelebiliyorlar. Bununla birlikte, bazen çevrelerindeki insanlara da kendi beslenme alışkanlıklarını dayatma eğiliminde bulunabiliyorlar. Bu da kişisel ilişkilerde gerilim yaratabiliyor” diyor.
Tedavi Yaklaşımı ve Öneriler
Ortoreksiya Nervoza’nın tedavisinde multidisipliner bir yaklaşımın önemini vurgulayan Aytop, “Bu rahatsızlığın ülesinden gelebilmek için beslenme ve diyetetik uzmanlarıyla çalışmak, psikoterapi desteği almak ve gerekirse bir psikiyatristin görüşüne başvurmak gereklidir. Aile ve sosyal desteğin de iyileşme sürecinde çok değerli olduğuna inanıyorum,” ifadelerini kullandı.
Sosyal Medyanın Rolü
Sağlıklı beslenme konusunda sosyal medyanın etkisine de değinen Aytop, “Bugün sosyal medya platformlarında sağlıklı ve doğal beslenme ile ilgili çok fazla içeriğe maruz kalıyoruz. Hangi gıdalar sağlıklı, hangileri zararlı konusunda sürekli bir bilgi bombardımanı altındayız. Sosyal medya bu bozukluğun gelişmesinde bir etken olsa da tek başına sorumlu değil. Psikolojik ve biyolojik yatkınlıkların, sosyal faktörlerin bir araya gelmesi bu rahatsızlığın ortaya çıkmasında etkili olabilir” diyor.
Aytop, bu durumun özellikle mükemmeliyetçi ve obsesyonel düşünme yapısına sahip bireylerde sık görüldüğünü belirterek, “Dansçılar, sporcular ve modeller gibi belirli vücut formunu korumak zorunda olan bireylerde yaygın olarak rastlanabiliyor” diyerek sözlerini tamamladı.




