Zayıflama iğnesi “obezite”ye çözüm mü?

Bitkisel ilaçlar, şok diyetler, mide ameliyatları, mide balonlarından sonra şimdi de zayıflama iğneleri piyasada… Zayıflama iğnelerinin çalışma mekanizması aslında vücuttaki bir hormonu taklit ederek kilo kaybı sağlamak. Piyasaya tip 2 diyabetin etkilerini azaltmak amacıyla çıksa da kullanım amacından biraz şaştı. Sadece diyabet hastaları değil, kilo vermek isteyen sağlıklı bireylerde bu iğneleri eczaneden temin ederek kullanmaya başladı. Öyle ki eczanelerde zayıflama iğnesi bulunamıyor talep yoğunluğundan. Bu konuyu Editörün Gözünden’de Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Şahin ile konuştuk. Prof. Dr. Şahin, bu iğnelerin bilinçsiz kullanımının depresyonu ve daha da önemlisi tiroid kanseri riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
“Bitkisel zayıflama ürünlerinin içinde tehlikeli maddeler…”
Zayıflama iğnelerinin son bir kaç yılda ihtiyacı olandan daha çok ihtiyacı olmayanların kullandığına dikkat çeken Prof. Dr. İbrahim Şahin, “Bakıyorum sosyal medyada bir genç kız çıkıyor, bir kür tarifi veriyor ve ekliyor “bunu kullanın basenleriniz incelsin”. Böyle mucizevi maddeler yoktur. Bir de şu var “komşum kullandı, kilo verdi bende kullanayım”. Mesela bu zayıflama ürünleri ile ilgili bir çalışma yapmıştık. Bir asker vefat etmişti ve biz de dolabında bitkisel olduğu söylenen zayıflama ilaçlarından bulunmuştu. Biz araştırdık, bu bitkisel zayıflama ilacını ve o an piyasada bulunan bütün bu tip zayıflama ilaçlarını üniversitenin laboratuvarında inceledik. Hepsinde daha önce toplatılan, zararlı olduğu gösterilen zayıflama etken maddeleri eklenmişti. Kiminde diazem vardı, kiminde kafein. Dolayısıyla insanlarımızdan bunlara itibar etmemelerini rica ediyorum” dedi.
Obezite kompleks bir hastalık

Obezitenin tek başına bir sorun olmadığını çok komplike bir sorun olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Şahin, “Kimisinde psikiyatrik yönü çok ön planda oluyor çünkü yeme bozukluğu oluyor. Yiyerek mutlu olan var. Bazılarında altta yatan hormonsal sorunlar olabiliyor. Hipotiroid varsa mesela ne yaparsanız yapın kilo veremiyorsunuz. Bazen genetik nedenler olabiliyor, yemese bile kilo alıyor kişi. Dolayısıyla sürecin bir endokrinoloji uzmanı tarafından takip edilmesi gerekiyor. Bazen hem ilaç hem diyetisyen hem de psikoterapi gerekebiliyor” ifadelerini kullandı.
Zayıflama iğnesinin yan etkileri ciddi olabilir!
Obezite tedavisinde mide balonu, gastric bypass gibi seçeneklerin kullanıldığını söyleyen Prof. Dr. İbrahim Şahin, “Zayıflama iğnesi bu noktada nerede devreye giriyor? Şimdi bu zayıflama iğneleri bir tür kertenkelenin tükürüğünden izole edilmiş. İnsanda da var. İnsan bağırsaklarından bu madde salgılanıyor. Bize tokluk hissi veren bir hormon bu. Buna GLP-1 (glukagon benzeri peptid-1) diyoruz. Yemek yediğimizde yükseliyor, tokluk hissi veriyor ama yağ ömrü çok kısa. Bunu parçalayan enzimler var. İğnenin farkı süresi daha uzun. Gün boyu kanda kalarak gün boyu tokluk sağlıyor. Yalnız burada önemli nokta şu ki; toklukla zevk reseptörleri birbirine yakın. Dolayısıyla mutluluğu, mutlu hissetmeyi de etkiliyor. Yani siz yemek yediğinizde mutlu oluyorsunuz, sizin o mutluluk hormonunuzu azaltıyor ve mideniz bulanıyor. Yemek yemekten artık zevk alamıyorsunuz, sürekli tokluk hissi oluyor. Nadiren kusma, karın ağrısı, ishal, depresyon gibi durumları tetikleyebiliyor” uyarısında bulundu.
Kas kaybına zemin hazırlıyor!
Zayıflama iğnesi ile kilo verirken hastalarda güçsüzlük, yorgunluk olabildiğini söyleyen Prof. Dr. İbrahim Şahin, “Kilo verirken bizim hedefimiz aslında yağdan kaybetmek. Evet bu ilaçla yağın bir kısmı gidiyor ama bununla birlikte kas dokusu da gidiyor. Biz kas dokusunun gitmesini istemiyoruz çünkü kaslar bize ileri yaşlarda çok lazım olacak. Dikkat ederseniz kilo verilirken hep egzersiz önerilir. Bunun nedeni kas dokusunu korumaktır. Kas kaybedildiği zaman yerine konulması çok zordur” ifadelerini kullandı.
Zayıflama iğnesi tiroid kanserleri ile ilişkilendirilmiş
Zayıflama iğnesinin hayvan çalışmalarında bazı tiroid kanserleri ile ilişkilendirildiği uyarısında bulunan Prof. Dr. İbrahim Şahin, “Kanser öyküsü olanların kullanmaması lazım. Mesela bu zayıflama iğneleri pankreatit riskini bir miktar artırıyor. Örneğin karın ağrısı yapabiliyor bu ilaçlar ama bu karın ağrısı devam ederse mutlaka diyoruz pankreatit açısından bakmamız lazım” dedi.
Sağlıklı kilo kaybında düzenli yeme alışkanlığının, hareketliliğin ve sağlıklı yaşam tarzının kişinin hayatına yerleşmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. İbrahim Şahin, “Siz iğne ile de kilo verirsiniz ama bir süre sonra fazlasıyla geri de alabilirsiniz. Üstelik her kilo alıp vermede vücut yıpranıyor. Çünkü siz vücudu strese sokuyorsunuz. Hormonal denge bozuluyor, florası bozuluyor, mikrobiyatası bozuluyor. Her sene kilo alıp verenler var. O süre belki de sizi birkaç yıl hızlı yaşlandırıyor” uyarısında bulundu.




