Genel Sağlık

Dermatologlar Uyarıyor: Bulutlu Havada Da Güneş Kremi Şart

Güneşten korunma yolları ve güneş koruyucu kullanımı yaz aylarında her zamankinden daha önemli hale gelirken, uzmanlar güneş yanığının geçici olduğunu ancak ciltte bıraktığı hasarın kalıcı olabileceğini belirtiyor.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte milyonlarca kişi daha fazla vakit geçirmek için sahillere, parklara ve açık alanlara yöneliyor. Güneş ışınlarının D vitamini üretimine katkı sağlaması ve ruh halini olumlu etkilemesi önemli avantajlar sunarken, kontrolsüz güneş maruziyeti cilt sağlığı açısından ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle açık tenli, çilli ve açık renk gözlü kişilerde güneşin zararlı etkileri çok daha erken ortaya çıkabiliyor.

Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, güneş ışınlarının kısa vadede kızarıklık, yanık ve su toplaması gibi sorunlara yol açabildiğini, uzun vadede ise erken yaşlanma belirtilerinden cilt kanserine kadar uzanan ciddi sonuçlar doğurabildiğini belirtiyor. Dr. Şenay Ağırgöl’e göre cilt sağlığını korumanın en etkili yolu, güneşten korunmayı sadece tatilde değil günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline getirmekten geçiyor.

Güneş Yanığı Neden Hafife Alınmamalı?

Birçok kişi güneş yanığını birkaç gün süren geçici bir problem olarak görüyor. Oysa dermatoloji uzmanları her güneş yanığının cilt hücrelerinde kalıcı hasar bırakabileceğine dikkat çekiyor.

Dr. Şenay Ağırgöl, yoğun UV ışınlarına maruz kalan ciltte DNA hasarı oluşabildiğini ve bu durumun yıllar sonra cilt kanseri riskini artırabildiğini ifade ediyor. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde yaşanan ciddi güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek cilt kanserleriyle ilişkilendirildiğini belirtiyor.

Bunun yanında güneş ışınları cildin elastikiyetini kaybetmesine neden olarak erken kırışıklıklar, kahverengi lekeler, renk düzensizlikleri ve deri sarkmaları gibi yaşlanma belirtilerini hızlandırabiliyor.

Güneşin En Tehlikeli Olduğu Saatler Hangileri?

“Güneşe hangi saatlerde çıkılmamalı?” sorusu yaz aylarında en sık araştırılan konular arasında yer alıyor.

Dr. Şenay Ağırgöl, UV ışınlarının en yoğun olduğu zaman diliminin 10.00 ile 16.00 saatleri arası olduğunu belirtiyor. Bu saatlerde güneş ışınları yeryüzüne daha dik açıyla ulaştığı için cilt üzerindeki zararlı etkiler de artıyor.

Mümkün olduğunca bu saatlerde doğrudan güneş altında bulunmamak gerektiğini ifade eden Ağırgöl, dışarı çıkılması gerekiyorsa gölge alanların tercih edilmesini, geniş kenarlı şapka ve UV korumalı güneş gözlüğü kullanılmasını öneriyor.

Güneş Koruyucu Nasıl Kullanılmalı?

Uzmanlara göre güneş koruyucu kullanımı yalnızca deniz kenarında gerekli olan bir alışkanlık değil.

Dr. Şenay Ağırgöl, güneş koruyucuların günlük bakım rutininin vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğini belirterek en az SPF 30 koruma faktörüne sahip ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.

güneş kremi, bulutlu hava,Koruyucu ürünlerin dışarı çıkmadan yaklaşık 15 ila 30 dakika önce uygulanması gerektiğini söyleyen Ağırgöl, birçok kişinin yaptığı en büyük hatanın güneş kremini sabah bir kez sürüp gün boyu korunduğunu düşünmek olduğunu ifade ediyor.

Güneş Koruyucu Kaç Saatte Bir Yenilenmeli?

Yaz aylarında en sık sorulan sorulardan biri de güneş kreminin ne sıklıkla yenilenmesi gerektiği.

Dr. Şenay Ağırgöl, güneş koruyucuların genel olarak her iki saatte bir tekrar uygulanması gerektiğini belirtiyor. Terleme, yüzme, duş alma veya havluyla kurulanma gibi durumlarda ise bu sürenin beklenmeden ürünün yeniden sürülmesi gerekiyor.

Tek uygulamanın gün boyunca koruma sağlamadığını vurgulayan Ağırgöl, yeterli miktarda kullanılmayan güneş koruyucuların da beklenen korumayı sağlayamadığını hatırlatıyor.

Bulutlu Havada Güneş Koruyucu Kullanılır mı?

Toplumda en yaygın yanlış inanışlardan biri bulutlu havalarda güneş koruyucuya ihtiyaç olmadığı düşüncesi.

Dr. Şenay Ağırgöl, UV ışınlarının önemli bir bölümünün bulutları geçebildiğini ve kapalı havalarda da cilde ulaşabildiğini belirtiyor. Hatta birçok kişinin güneş yanığını bulutlu günlerde fark etmeden yaşadığını ifade ediyor.

Bu nedenle yağmurlu veya serin havalarda da güneş koruyucu kullanımının sürdürülmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Şapka ve Kıyafetler Cildi Koruyabilir mi?

Güneşten korunmada yalnızca krem kullanmanın yeterli olmadığını belirten Dr. Şenay Ağırgöl, fiziksel korumanın da büyük önem taşıdığını ifade ediyor.

Geniş kenarlı şapkalar yüz, kulak ve ense bölgesini korurken, uzun kollu ince giysiler UV ışınlarının cilde doğrudan temasını azaltabiliyor. Özellikle uzun süre açık havada çalışanlar veya spor yapan kişiler için güneş koruyucu özellikli kıyafetler ekstra koruma sağlayabiliyor.

Gölgede Kalmak Tam Koruma Sağlıyor mu?

Şemsiye altında veya ağaç gölgesinde bulunmanın tamamen güvenli olduğu düşünülse de uzmanlar bunun doğru olmadığını belirtiyor.

Dr. Şenay Ağırgöl, kum, deniz suyu, beton zeminler ve açık renkli yüzeylerin güneş ışınlarını yansıtarak cilde ulaştırabildiğini söylüyor. Bu nedenle gölgede olunsa bile güneş koruyucu kullanımının bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkCilt Sağlığı İçin Su Tüketimi Neden Önemli?

Yüksek sıcaklıklar nedeniyle artan terleme, cildin nem kaybetmesine yol açabiliyor.

Dr. Şenay Ağırgöl, yeterli su tüketiminin cildin koruyucu bariyerini desteklediğini ve güneşin oluşturduğu olumsuz etkilerin azaltılmasına katkı sağladığını belirtiyor. Özellikle yaz aylarında susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su içmenin büyük önem taşıdığını ifade ediyor.

Uzmanlara göre güneşten korunmanın en önemli göstergesi bronzlaşmak değil, cildin renginin değişmemesi ve güneş sonrası kızarıklık oluşmaması. Dr. Şenay Ağırgöl, düzenli güneş koruyucu kullanımı, doğru saatlerde dışarı çıkma ve fiziksel koruma yöntemlerinin birlikte uygulanmasının cilt yaşlanmasını yavaşlatırken cilt kanseri riskini de önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün