Genel SağlıkKadın

“Anjiyoda Damarlar Temiz Çıktı” Demek Yetmiyor!

Kadın kalbinde bu ayrıntıya dikkat

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süha Çetin

Kalp ve damar hastalıkları kadınlarda erkeklerden farklı belirtilerle ve farklı mekanizmalarla ortaya çıkabiliyor. Gebelikte yaşanan komplikasyonlardan menopoz dönemindeki değişimlere, küçük damar hastalığından damar spazmına kadar birçok faktör kadınların kardiyovasküler riskini etkiliyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süha Çetin, kadın kalbinin değerlendirilmesinde gözden kaçırılmaması gereken 5 kritik noktaya dikkat çekiyor.

Kalp ve damar hastalıkları kadınlar için de önemli bir sağlık sorunu olmasına rağmen, kalp hastalıklarının tanı ve tedavisinde kadınlara özgü farklılıklar uzun süre yeterince dikkate alınmadı. Kadınların kardiyovasküler riskini değerlendirirken yalnızca tansiyon, kolesterol veya aile öyküsüne bakmak yeterli olmayabiliyor.

Gebelikte geçirilen preeklampsi veya gebelik diyabeti, menopoz geçişi, bazı romatizmal hastalıklar ve kadınlarda daha fazla önem taşıyan mikrovasküler hastalık gibi faktörler, yaşam boyu kalp sağlığı değerlendirmesinin bir parçası olarak ele alınıyor.

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süha Çetin, kadınların kardiyovasküler hastalıklar açısından yeterince temsil edilmemesinin tanı ve tedavi süreçlerinde sorunlara yol açabileceğini belirterek, “Kadınlarla ilgili tıbbi araştırmalar son yıllarda artsa da modern tıpta erkekler hâlâ ön planda. Birçok kalp ve damar hastalığının tanı ve tedavisine ilişkin bilgilerimiz, ağırlıklı olarak erkek hastalarda yürütülen çalışmalara dayanıyor. Bu durum kadınlarda hastalıkların fark edilmesini, doğru tanının konmasını ve en uygun tedavinin seçilmesini zorlaştırabiliyor” diyor.

Kadın kalbi, erkek kalbinin küçültülmüş hali değil

Kadınlarda kalp hastalıklarının yalnızca belirtileri değil, hastalığın ortaya çıkış mekanizmaları da erkeklerden farklılaşabiliyor. Özellikle koroner mikrovasküler hastalık, damar spazmı ve spontan koroner arter diseksiyonu (SCAD), kadınlarda değerlendirilmesi gereken önemli tablolar arasında bulunuyor.

Kadınlarda kalp hastalığıBu nedenle kalp hastalığı şüphesi bulunan bir kadında yalnızca büyük koroner damarların durumuna odaklanmak her zaman yeterli olmayabiliyor. Hastanın yaşının yanı sıra hormonal durumu, gebelik öyküsü, eşlik eden hastalıkları ve şikâyetlerinin özellikleri de tanı sürecinde önem taşıyor.

1. Kadınlarda kalp hastalığı riski sadece tansiyon ve kolesterolden ibaret değil

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, sigara, fiziksel hareketsizlik ve ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü kadınlarda da önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Ancak kadınların kardiyovasküler risk değerlendirmesinde bunlara ek olarak yaşam boyunca karşılaşılan bazı özel durumların da dikkate alınması gerekiyor.

Özellikle gebelik sırasında ortaya çıkan preeklampsi, gebelik hipertansiyonu ve gestasyonel diyabet, ilerleyen yıllarda kardiyovasküler hastalık riskindeki artışla ilişkilendiriliyor. Polikistik over sendromu, lupus ve romatoid artrit gibi bazı durumlar da kadınların kardiyovasküler risk profilinin değerlendirilmesinde önem taşıyor.

Bu nedenle geçmişte yaşanan gebelik komplikasyonlarının yalnızca gebelik dönemiyle sınırlı bir sağlık öyküsü olarak görülmemesi gerekiyor.

2. Menopoz kalp sağlığı açısından önemli bir dönüm noktası

Menopozla birlikte kadınların kardiyovasküler risk profili değişebiliyor. Menopoz geçiş döneminde kan basıncı, kan yağları, vücut ağırlığı ve metabolik risk faktörlerinde değişiklikler ortaya çıkabiliyor.

Bu nedenle özellikle 40’lı ve 50’li yaşlarda yeni ortaya çıkan hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kilo artışı veya eforla gelişen yakınmalar yalnızca yaşlanmanın doğal sonucu olarak değerlendirilmemeli.

Menopoz döneminde kadınların mevcut risk faktörlerinin yeniden değerlendirilmesi, yaşam tarzı alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve gerektiğinde kişiye özel takip planının oluşturulması kalp sağlığı açısından önem taşıyor.

3. Kadınlarda kalp krizi her zaman klasik göğüs ağrısıyla ortaya çıkmıyor

Kalp krizinin en bilinen belirtilerinden biri göğüste baskı veya ağrı olsa da kadınlarda tablo farklı yakınmalarla da kendini gösterebiliyor.

Nefes darlığı, bulantı, soğuk terleme, baş dönmesi, sırta veya çeneye yayılan ağrı ve alışılmadık derecede yoğun yorgunluk kalp kaynaklı olabilecek belirtiler arasında yer alıyor.

Bu yakınmaların stres, yorgunluk veya mide problemi olarak değerlendirilerek geçiştirilmesi tanının gecikmesine neden olabiliyor. Özellikle daha önce yaşanmamış, yeni başlayan veya tekrarlayan belirtilerin dikkate alınması gerekiyor.

Kadınlarda kalp krizi şüphesi oluşturan belirtilerin erkeklerden farklılaşabilmesi, kişinin kendi risk faktörlerini bilmesini ve olağandışı yakınlıklarda tıbbi değerlendirme almasını daha önemli hale getiriyor.

4. Kalp krizinin arkasında kadınlarda farklı mekanizmalar bulunabilir

Kadınlarda kalp krizlerinin önemli bir bölümü, erkeklerde olduğu gibi koroner damarlardaki aterosklerotik plakların yırtılması ve pıhtı oluşması sonucunda meydana geliyor. Ancak bunun dışında kadınlarda daha fazla önem taşıyan farklı mekanizmalar da bulunuyor.

Koroner mikrovasküler hastalık, koroner damar spazmı ve spontan koroner arter diseksiyonu (SCAD) bu mekanizmalar arasında yer alıyor.

Özellikle genç veya orta yaşlı kadınlarda kalp krizi değerlendirilirken SCAD gibi daha farklı nedenlerin de göz önünde bulundurulması gerekiyor. Gebelik ve doğum sonrası dönem ile yoğun fiziksel veya duygusal stres, bazı kadınlarda SCAD açısından ilişkili faktörler arasında değerlendirilebiliyor.

Bir diğer dikkat çekici tablo ise Takotsubo kardiyomiyopatisi, yani “kırık kalp sendromu”. Yoğun fiziksel veya duygusal stres sonrasında ortaya çıkabilen bu durum özellikle menopoz sonrası kadınlarda daha sık görülüyor. Kalp fonksiyonları birçok hastada zaman içerisinde toparlanabilse de akut dönemde ciddi komplikasyonlara yol açabileceği için kalp kriziyle karıştırılmaması ve tıbbi olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

5. “Anjiyoda damarlar temiz çıktı” her zaman sorun olmadığı anlamına gelmiyor

Kadınlarda kalp hastalığının değerlendirilmesindeki önemli noktalardan biri de büyük damarların açık olmasının her zaman kalp kaynaklı bir sorun bulunmadığı anlamına gelmemesi.

Özellikle mikrovasküler hastalık ve koroner damar spazmı gibi durumlar klasik koroner anjiyografide büyük damarların görüntülenmesiyle tamamen ortaya konulamayabiliyor. Bu nedenle şikâyetleri devam eden bir hastada klinik bulguların ve risk faktörlerinin bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.

Hastanın durumuna göre ek görüntüleme yöntemleri, fonksiyonel testler veya mikrovasküler dolaşımı değerlendirmeye yönelik daha ileri incelemeler gündeme gelebiliyor.

Kadınların kalp hikâyesi yaşam boyu takip edilmeli

Kadınlarda kalp sağlığını yalnızca menopoz döneminde veya kalp krizi belirtileri ortaya çıktığında değerlendirmek yeterli değil. Gebelik döneminde yaşanan sağlık sorunlarından genç yaşta ortaya çıkan metabolik risklere, menopozla birlikte değişen kardiyovasküler profilden günlük yaşam alışkanlıklarına kadar birçok faktör yaşam boyu risk değerlendirmesinin parçası olmalı.

Özellikle nefes darlığı, göğüs baskısı veya ağrısı, açıklanamayan yoğun yorgunluk, bulantı, soğuk terleme, çarpıntı ya da baş dönmesi gibi yeni ve olağandışı yakınmaların kadınlarda da kalp hastalığının belirtisi olabileceği unutulmamalı.

Kadın kalbinin kendine özgü özelliklerinin tanı ve tedavi süreçlerinde dikkate alınması, kalp-damar hastalıklarının daha erken fark edilmesine ve kişiye uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesine katkı sağlayabilir.editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleri

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün