İşitme kaybında ilk 24 saat çok önemli

İşitme kaybı, özellikle ani geliştiğinde, sessizce ilerleyen ancak ciddi sonuçlar doğurabilen önemli bir sağlık sorunudur. Kulakta tıkanıklık, çınlama, baş dönmesi ve denge kaybı gibi belirtilerle ortaya çıkan ani işitme kaybı, fark edildiğinde çoğu zaman ilerlemiş olabilir. Bu nedenle belirtilerin fark edildiği ilk anda vakit kaybetmeden uzman hekime başvurmak büyük önem taşır.
“Ani işitme kaybı bir acil durumdur”

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Muhittin Dadaş, ani işitme kaybının bir acil durum olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Dr. Dadaş, “İlk 24-48 saat içinde tedaviye başlanması, hastanın işitmesini geri kazanma ihtimalini artırır. Ne yazık ki birçok hasta durumu ciddiye almayıp birkaç gün bekleyerek bu süreci riske atabiliyor,” diyerek erken müdahalenin önemine dikkat çekiyor.
İşitme kaybının derecesi yaşam kalitesini belirler
Ani işitme kaybı genellikle orta ya da ileri derecede olur. İşitme kaybının boyutunun odyometrik testlerle belirlendiğini ifade eden Dr. Dadaş, “İleri ve çok ileri düzeyde işitme kayıpları, kişinin yaşam kalitesini derinden etkiler. Özellikle total işitme kaybı gibi ağır tablolarda, tedaviye erken başlanması, kaybın derecesinin azalması açısından çok değerlidir” diyor.
Belirtiler hafife alınmamalı
Birçok hasta, kulakta aniden gelişen çınlama, dolgunluk hissi veya işitme azalmasını geçici bir durum sanarak doktora başvurmayı geciktiriyor. Oysa bu belirtiler basit bir enfeksiyondan çok daha ciddi bir durumun habercisi olabilir. Dr. Dadaş, “Kulakta aniden gelişen tıkanıklık hissi, işitme kaybı ve çınlama; basit bir kulak enfeksiyonu gibi görünse de, ani işitme kaybının habercisi olabilir,” diyerek uyarıyor. Baş dönmesi ve denge sorunlarının tabloya eşlik etmesi ise durumun ciddiyetini artırıyor.
Ani işitme kaybının olası nedenleri
Ani işitme kaybına yol açabilecek birçok farklı neden bulunuyor:
-
Viral enfeksiyonlar
-
İç kulakta dolaşım bozuklukları
-
Damar tıkanıklıkları
-
Kafa travmaları veya yüksek sese maruz kalma
-
Bağışıklık sistemi hastalıkları (otoimmün bozukluklar)
-
Stres ve yoğun anksiyete
-
Ototoksik ilaç kullanımı
-
Ani basınç değişimleri (uçak yolculuğu, dalış)
Her ne kadar birçok vakada net bir neden saptanamasa da, Dr. Dadaş’a göre “erken müdahale hastalığın seyrini olumlu yönde değiştirebilir.”
Çocuklarda işitme sorunlarına yol açan nedenlerin başında geliyor! – Editörün Gözünden
Tek kulakta işitme kaybı ne anlama gelir?
Ani işitme kaybı vakalarının %90’ı yalnızca bir kulakta meydana gelir. Bu durum, yön tayini, sesin kaynağını belirleme ve kalabalık ortamlarda konuşmaları ayırt etme gibi işlevlerde sorun yaratabilir. Bu tür tek taraflı işitme kayıpları; iletişim zorlukları, sosyal izolasyon, psikolojik etkiler ve denge sorunlarına neden olabilir.
Tanı süreci nasıl ilerliyor?
Tanı koymak için öncelikle odyolojik testler yapılır. İşitme kaybının tipi ve derecesi bu testlerle netleşir. Gerekli durumlarda sinir iletimini değerlendirmek için ABR (işitsel beyin sapı yanıt testi) uygulanır. Ayrıca sistemik hastalıklar yönünden kan testleri yapılır ve iç kulak yapılarının değerlendirilmesi için MR ya da BT gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır.
Tedavi kişiye özel planlanıyor
Dr. Dadaş, tedavinin işitme kaybının şiddetine ve nedenine göre belirlendiğini belirtiyor. En sık tercih edilen tedavi yöntemi kortizon (steroid) olup, bu tedavi tablet olarak ağızdan ya da doğrudan orta kulağa enjeksiyonla uygulanabiliyor. Enfeksiyon kökenli durumlarda antiviral veya antibiyotik tedaviler de gündeme geliyor.
Ayrıca iç kulaktaki kan dolaşımını desteklemek amacıyla damar genişletici ilaçlar kullanılabiliyor. Bazı vakalarda hiperbarik oksijen tedavisiyle hücrelerin oksijenlenmesi artırılıyor. Eğer işitme kaybı kalıcı hale geldiyse, işitme cihazları veya koklear implant gibi işitsel destek çözümleri de değerlendiriliyor.
İşitme kaybından korunmak mümkün mü?
Her ani işitme kaybı önlenemese de, bazı yaşam tarzı değişiklikleri riski azaltabilir. Gürültülü ortamlarda kulak koruyucu kullanmak, kronik hastalıkların düzenli takibini yapmak, hijyen kurallarına dikkat etmek ve doktor önerisi olmadan ilaç kullanmamak alınabilecek başlıca önlemlerdendir.
Dr. Dadaş son olarak şu uyarıda bulunuyor: “İşitme duyusu hayat kalitesini belirleyen temel unsurlardan biridir. Sessizce kaybedilen bu duyunun farkına varmak bazen geç olabilir. Bu nedenle en ufak bir belirti bile ciddiye alınmalı, beklemek yerine harekete geçilmelidir.”




