BeslenmeGenel Sağlık

Çölyak Hastalığında En Büyük Hata

Çölyak hastalığı ve gluten hassasiyeti sık karıştırılıyor; uzmanlar glutensiz beslenmeye başlamadan önce mutlaka tarama yapılması gerektiğini söylüyor

Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya

Çölyak hastalığı, gluten hassasiyeti ve glutensiz beslenme son yıllarda en çok araştırılan sağlık konularının başında geliyor. Özellikle sosyal medyada yaygınlaşan glutensiz beslenme trendi nedeniyle birçok kişi herhangi bir test yaptırmadan gluten tüketimini bırakabiliyor. Ancak uzmanlara göre bu yaklaşım ciddi tanı hatalarına yol açabiliyor. Çölyak hastalığının yalnızca bir besin intoleransı değil, ince bağırsağı etkileyen kronik bir otoimmün hastalık olduğunu belirten Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, glutensiz diyete başlamadan önce mutlaka çölyak taramasının yapılması gerektiğini vurguluyor.

Çölyak Hastalığı ve Gluten Hassasiyeti Aynı Şey Mi?

İnternette en sık aratılan konulardan biri olan “Çölyak ve gluten hassasiyeti arasındaki fark nedir?” sorusunun yanıtı oldukça önemli.

Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, çölyak hastalığında gluten tüketildiğinde bağışıklık sisteminin ince bağırsak dokusuna saldırdığını ve bunun zamanla emilim bozukluklarına yol açtığını belirtiyor. Bu durum yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı kalmıyor; demir eksikliği, kemik erimesi, kilo kaybı, kronik halsizlik ve çeşitli vitamin eksiklikleri gibi farklı sağlık sorunlarına da neden olabiliyor.

Gluten hassasiyetinde ise benzer belirtiler görülse de bağırsakta kalıcı hasar oluşmuyor. Çetinkaya’ya göre çölyak hastalığını gluten hassasiyetinden ayıran en önemli fark, çölyakta bağışıklık sisteminin bağırsak dokusuna zarar veren otoimmün bir süreç başlatması.

Glutensiz Diyete Başlamadan Önce Neden Test Yapılmalı?

Birçok kişi karın şişkinliği, gaz veya sindirim problemleri yaşadığında kendi kararıyla glutensiz beslenmeye geçiyor. Ancak bu durum tanı sürecini zorlaştırabiliyor.

Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, çölyak hastalığının tanısında kullanılan kan testleri ve biyopsi sonuçlarının, kişi glutensiz beslenmeye başladıktan sonra yanıltıcı hale gelebileceğini ifade ediyor. Bu nedenle çölyak şüphesi bulunan bireylerin diyet değişikliği yapmadan önce mutlaka uzman değerlendirmesinden geçmesi gerekiyor.

Erken tanı sayesinde bağırsak hasarı ilerlemeden önlem alınabiliyor ve uzun vadeli komplikasyonların önüne geçilebiliyor.

Gluten Sadece Ekmekte Bulunmuyor

Toplumda gluten denildiğinde akla genellikle ekmek, makarna veya hamur işleri geliyor. Oysa gluten çok daha fazla üründe karşımıza çıkabiliyor.

Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, soya sosu, malt içeren ürünler, hazır çorbalar, bulyonlar, salam, sucuk ve bazı işlenmiş gıdaların da gluten içerebildiğini belirtiyor. Hatta bazı ilaçlar, takviye ürünleri ve kozmetik ürünlerde bile gluten kaynaklı içerikler bulunabiliyor.

Bu nedenle çölyak hastalarının yalnızca temel gıdalara değil, ürün içeriklerine de dikkat etmesi gerekiyor.

Glutensiz Etiketi Her Zaman Yeterli Mi?

Market raflarında giderek daha fazla “glutensiz” etiketi taşıyan ürün görmek mümkün. Ancak uzmanlar bu etikete güvenmenin tek başına yeterli olmadığını belirtiyor.

Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, uluslararası standartlara göre glutensiz ürünlerde belirli oranlarda gluten bulunmasına izin verildiğini hatırlatıyor. Özellikle üretim aşamasında yaşanabilecek çapraz bulaş riskinin tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

çölyak, hastalık, hata,Bu nedenle sertifikalı glutensiz ürünlerin tercih edilmesi, içerik bilgilerinin düzenli olarak kontrol edilmesi ve özellikle restoranlarda hazırlanan yiyeceklerde çapraz bulaş riskinin sorgulanması büyük önem taşıyor.

Glutensiz Beslenmede En Sık Yapılan Hata

Glutensiz beslenmeye başlayan birçok kişi doğal besinler yerine hazır glutensiz ürünlere yöneliyor. Ancak bu tercih her zaman sağlıklı sonuç vermiyor.

Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, glutensiz hazır ürünlerin önemli bir bölümünün yüksek miktarda yağ, şeker ve rafine karbonhidrat içerebildiğini belirtiyor. Bu nedenle glutensiz beslenmenin yalnızca gluten içermeyen paketli ürünlerden oluşmaması gerektiğini vurguluyor.

Karabuğday, kinoa, kahverengi pirinç, baklagiller, sebzeler ve doğal protein kaynakları glutensiz beslenmenin temelini oluşturmalı.

Çölyak Hastaları Kahvaltıda Ne Tüketebilir?

“Glutensiz kahvaltıda ne yenir?” sorusu yeni tanı alan hastaların en çok araştırdığı konular arasında yer alıyor.

Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, yumurta, peynir, zeytin, sebzeler ve süt ürünlerinden oluşan klasik Türk kahvaltısının doğal olarak glutensiz olduğunu belirtiyor. Ancak ekmek tercih edilecekse mutlaka sertifikalı glutensiz ürünlerin kullanılması gerektiğini hatırlatıyor.

Ayrıca glutensiz yulaf, yoğurt, taze meyveler, ceviz, badem ve chia tohumu gibi besinlerle hazırlanan kahvaltılar hem doyurucu hem de besleyici seçenekler sunabiliyor.

Çocuklarda Erken Tanı Bağırsak İyileşmesini Hızlandırıyor

Çölyak hastalığında en dikkat çekici noktalardan biri de çocukluk döneminde erken teşhisin sağlayabileceği avantajlar.

Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, yeni tanı alan çocukların yarısından fazlasında glutensiz diyete başlanmasının ardından ilk yıl içinde bağırsak iyileşmesinin görülebildiğini ifade ediyor. Bazı çocuklarda iyileşme belirtilerinin üçüncü aydan itibaren başlayabildiğini belirten Çetinkaya, bu nedenle erken teşhis ve tedavinin son derece önemli olduğunu vurguluyor.

Çocukların glutensiz diyete uyum sağlayabilmesi için ise yalnızca besin seçiminin değil, sunumun da önemli olduğunu belirten Çetinkaya; glutensiz pizzalar, karabuğdaylı waffle’lar, enerji topları ve meyveli kinoa tariflerinin çocukların ilgisini çekebilecek alternatifler arasında bulunduğunu söylüyor.

Çölyak Hastalığında Tek Tedavi Hâlâ Glutensiz Beslenme

Bugün için çölyak hastalığını tamamen ortadan kaldıran bir ilaç veya tedavi yöntemi bulunmuyor. Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, çölyak hastalarında tek etkili tedavinin ömür boyu sürdürülen glutensiz beslenme olduğunu belirtiyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkDoğru planlanan bir glutensiz diyet sayesinde bağırsak dokusunun iyileşmesi, vitamin ve mineral eksikliklerinin düzelmesi ve yaşam kalitesinin önemli ölçüde artması mümkün olabiliyor. Ancak bunun için tanının doğru konulması, beslenmenin bilinçli şekilde düzenlenmesi ve düzenli uzman takibinin sürdürülmesi gerekiyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün