Genel Sağlık

Sarı Nokta Hastalığı Sessizce İlerliyor!

Erken Teşhis Görme Kaybını Önleyebiliyor

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin

Sarı nokta hastalığı, yaşa bağlı görme kaybının en önemli nedenleri arasında yer alırken, uzmanlar özellikle 50 yaş üzerindeki bireyleri düzenli göz muayenesi konusunda uyarıyor. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu olarak da bilinen sarı nokta hastalığı, merkezi görmeden sorumlu olan makula bölgesini etkileyerek okuma, araç kullanma ve yüz tanıma gibi günlük yaşam aktivitelerini ciddi şekilde zorlaştırabiliyor. Ancak son yıllarda geliştirilen yeni tedavi yöntemleri sayesinde hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor, hatta bazı hastalarda görme kalitesinde iyileşme sağlanabiliyor.

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen sarı nokta hastalığının görülme sıklığı yaşlanan nüfusla birlikte giderek artıyor. Uzmanlara göre 2020 yılında yaklaşık 196 milyon kişide görülen hastalığın, 2040 yılında 288 milyon kişiye ulaşması bekleniyor.

Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, sarı nokta hastalığının erken evrede çoğu zaman belirti vermediğini ancak düzenli göz kontrolleri sayesinde erken teşhis edilmesinin mümkün olduğunu belirtiyor.

Sarı Nokta Hastalığı Nedir?

Tıp literatüründe “Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu” olarak tanımlanan sarı nokta hastalığı, gözün retina tabakasında yer alan ve merkezi görmeyi sağlayan makula bölgesinin zamanla hasar görmesi sonucu ortaya çıkıyor.

Sarı Nokta HastalığıProf. Dr. Özlem Şahin, makula bölgesinin okuma, yazma, yüz tanıma, araç kullanma ve ince detayları seçebilme gibi günlük yaşam açısından kritik fonksiyonlardan sorumlu olduğunu ifade ediyor. Bu bölgede meydana gelen hasarın ise merkezi görmede bulanıklık, görüntülerde bozulma ve zamanla görme kaybına neden olabildiğini belirtiyor.

Başlangıçta belirtilerin tek gözde ortaya çıkabileceğini söyleyen Prof. Dr. Şahin, hastalık ilerledikçe her iki gözün de etkilenebildiğini ve bunun yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebildiğini aktarıyor.

Sarı Nokta Hastalığı Günlük Yaşamı Nasıl Etkiliyor?

Merkezi görme kaybı ilerledikçe birçok basit günlük aktivite zorlaşabiliyor.

Prof. Dr. Özlem Şahin, hastaların özellikle kitap okuma, yazı yazma, araç kullanma ve yüzleri ayırt etme konusunda güçlük yaşamaya başladığını belirtiyor. Hastalık ileri evreye ulaştığında tam körlüğe neden olmasa bile kişinin bağımsız hareket etmesini zorlaştırabiliyor.

Güvenli yürümenin zorlaşması nedeniyle düşme riskinin arttığını ifade eden Şahin, görme kaybının beraberinde sosyal izolasyon, depresyon ve günlük aktivitelerde azalmaya da yol açabildiğini söylüyor.

Sarı Nokta Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Sarı nokta hastalığının en önemli özelliklerinden biri erken dönemde belirgin şikâyet oluşturmaması.

Bu nedenle birçok kişi yaşadığı görme değişikliklerini yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirebiliyor. Ancak Prof. Dr. Özlem Şahin’e göre bazı belirtiler mutlaka dikkate alınmalı.

Özellikle düz çizgilerin eğri veya dalgalı görülmesi, kitap okurken harflerin bulanıklaşması, görüş alanında karanlık veya silik noktaların oluşması, renkleri ayırt etmede zorlanma ve gece görüşünün belirgin şekilde bozulması sarı nokta hastalığının habercisi olabiliyor.

Ayrıca ışığa karşı hassasiyet artışı ve detayları seçmede zorlanma gibi belirtiler de erken dönemde ortaya çıkabiliyor.

Kuru Tip ve Yaş Tip Sarı Nokta Hastalığı Arasındaki Fark Nedir?

Sarı nokta hastalığı iki temel gruba ayrılıyor: kuru tip ve yaş tip.

Prof. Dr. Özlem Şahin, hastaların büyük bölümünde kuru tip sarı nokta hastalığının görüldüğünü belirtiyor. Bu tipte retina altında zamanla “drusen” adı verilen birikintilerin oluştuğunu ve buna bağlı hücre kayıplarının geliştiğini ifade eden Şahin, görme kaybının genellikle yavaş ilerlediğini söylüyor.

Yaş tip sarı nokta hastalığının ise daha nadir görülmesine rağmen görme kaybından en sık sorumlu form olduğuna dikkat çekiyor. Bu tabloda retina altında anormal ve kırılgan damarların oluştuğunu belirten Şahin, bu damarların sıvı veya kan sızdırarak makula yapısını bozabildiğini ve günler ya da haftalar içerisinde ciddi görme kaybına yol açabildiğini aktarıyor.

Sigara İçenlerde Risk Yaklaşık İki Kat Artıyor

Sarı nokta hastalığında en önemli risk faktörü ileri yaş olarak kabul ediliyor. Özellikle 55 yaş sonrasında hastalığın görülme sıklığında belirgin artış yaşanıyor.

Bununla birlikte sigara kullanımı da hastalık açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Prof. Dr. Özlem Şahin, güncel çalışmaların sigara kullanan kişilerde sarı nokta hastalığı riskinin yaklaşık iki kat arttığını gösterdiğini ifade ediyor.

Hipertansiyon, diyabet ve kalp-damar hastalıklarının da hastalığın gelişiminde etkili faktörler arasında yer aldığını belirten Şahin, aile öyküsü bulunan bireylerde riskin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor.

Obezite, fiziksel hareketsizlik ve antioksidanlardan fakir beslenmenin de hastalığın gelişimini olumsuz etkileyebildiğini söyleyen Şahin, yaşam tarzının önemine vurgu yapıyor.

Sarı Nokta Hastalığının Tedavisi Var mı?

Gelişen teknoloji sayesinde sarı nokta hastalığında önemli tedavi başarıları elde ediliyor.

Prof. Dr. Özlem Şahin, kuru tip sarı nokta hastalığında bazı vitamin ve mineral desteklerinin uygun hastalarda ilerleme riskini yaklaşık yüzde 25 oranında azaltabildiğini belirtiyor.

Yeşil yapraklı sebzelerden zengin beslenme, omega-3 tüketimi, düzenli egzersiz ve sigaranın bırakılmasının da tedavi sürecini desteklediğini ifade ediyor.

Yaş tip sarı nokta hastalığında ise göz içine uygulanan enjeksiyon tedavilerinin önemli rol oynadığını aktaran Şahin, bu yöntem sayesinde retina altında oluşan anormal damarların kontrol altına alınabildiğini söylüyor.

Erken Teşhis Görme Kaybını Önleyebiliyor

Uzmanlara göre sarı nokta hastalığında en kritik konu erken tanı.

Prof. Dr. Özlem Şahin, erken dönemde teşhis edilen hastalarda hem görmenin korunabildiğini hem de hastalığın ilerleme hızının ciddi ölçüde yavaşlatılabildiğini belirtiyor. Bazı hastalarda ise tedavi sayesinde görme kalitesinde belirgin iyileşmeler sağlanabildiğini ifade ediyor.

Özellikle 50 yaş üzerindeki bireylerin ve ailesinde sarı nokta hastalığı bulunan kişilerin herhangi bir şikâyetleri olmasa bile düzenli göz kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Şahin, erken teşhisin görme kaybına karşı en güçlü silah olduğunu belirtiyor.

Sağlıklı beslenme, sigaradan uzak durma, düzenli egzersiz yapma ve güneş gözlüğü kullanma gibi yaşam tarzı önlemlerinin de retina sağlığının korunmasına önemli katkı sağladığını sözlerine ekliyor.Youtube Editörün Gözünden Link

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün