Kadınlarda Normal Sanılan Semptomlar Kanser Belirtisi Olabilir
Kadın kanserlerinde en çok göz ardı edilen belirtiler neler?


Karında geçmeyen şişkinlik, normalden farklı bir kanama, cinsel ilişki sonrası lekelenme ya da haftalardır devam eden kasık ağrısı… Bu şikâyetlerin her biri günlük hayatta oldukça sıradan nedenlere bağlanabiliyor. Yoğunluk, stres, hormonal değişimler veya basit bir enfeksiyon nedeniyle ortaya çıktığı düşünülerek önemsenmeyebiliyor.
Ancak bazı belirtilerin alışılmışın dışında olması, tekrarlaması, giderek artması veya iki haftadan uzun sürmesi, altında yatan nedenin araştırılmasını gerektirebiliyor. Özellikle rahim, rahim ağzı ve yumurtalıklarla ilişkili bazı kanserlerde belirtiler başlangıçta oldukça belirsiz olabiliyor.
Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, kadınların vücutlarındaki değişiklikleri göz ardı etmemeleri gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor:
“Bazı belirtilerin alışılmışın dışında olması, tekrarlaması, giderek artması veya iki haftadan uzun sürmesi mutlaka dikkate alınmalı ve zaman kaybetmeden hekime başvurulmalıdır. Çünkü olası bir kanser başlangıcı için iki hafta bile tedavinin seyrini değiştirebiliyor.”
Özellikle jinekolojik kanserlerde erken tanının tedavi sürecini önemli ölçüde değiştirebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Yassa, 5 erken uyarı işaretine dikkat çekiyor.
1. Menopoz sonrası veya adet dışı kanama
Kadınlarda kanama düzenindeki değişiklikler, özellikle de menopoz sonrasında ortaya çıktığında, mutlaka değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.
Menopoza girdikten sonra görülen her kanama, miktarı az bile olsa doktor tarafından araştırılmalı. Rahim kanseri tanısı alan kadınların yaklaşık yüzde 90’ında ilk belirti menopoz sonrası kanama olarak görülüyor.
Menopoz öncesinde de adetler arasında ortaya çıkan kanamalar, alışılmıştan daha uzun süren veya normalden çok daha yoğun ve şiddetli adetler dikkate alınmalı.
Burada amaç her kanamayı kanser olarak değerlendirmek değil. Tam tersine, kanamanın nedeninin belirlenmesi gerekiyor.
2. Geçmeyen şişkinlik ve az yemekle doyma
Karında sürekli şişkinlik, çabuk doyma ve karında dolgunluk hissi çoğu zaman sindirim sistemiyle ilgili sorunlarla ilişkilendiriliyor.
Ancak yeni başlayan, neredeyse her gün tekrarlayan ve birkaç hafta boyunca geçmeyen şişkinlik söz konusu olduğunda kadın hastalıkları açısından da değerlendirme gerekebiliyor.
Özellikle kıyafetlerin bel çevresinde normalden daha sıkı gelmeye başlaması veya kişinin çok az yemek yemesine rağmen kendisini uzun süre tok hissetmesi de göz ardı edilmemeli.
Doç. Dr. Murat Yassa, yumurtalıkların da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullanıyor:
“Hastaların önemli bir kısmı aylarca hazımsızlık ilacı kullanıp kadın doğum uzmanına en son geliyor. Şişkinlik geçmiyorsa mutlaka yumurtalıklar da değerlendirilmelidir.”
Bu tür şikâyetlerin tek başına yumurtalık kanseri anlamına gelmediğinin de altını çizmek gerekiyor. Ancak geçmeyen ve tekrarlayan değişikliklerin nedeninin araştırılması önem taşıyor.
3. Cinsel ilişki sonrası kanama ve olağandışı akıntı
Cinsel ilişki sonrasında ortaya çıkan kanama veya normalden farklı bir vajinal akıntı da kadınların önemsemesi gereken belirtilerden.
Özellikle kanlı, kötü kokulu veya alışılmışın dışında akıntı ile birlikte görülen kanamalar rahim ağzı hastalıkları açısından değerlendirilmelidir.
Rahim ağzı kanserinin önemli özelliklerinden biri, kanser gelişmeden önce uzun yıllar sürebilen öncü lezyon döneminin bulunabilmesi. Bu nedenle düzenli taramalar, hastalığın erken dönemde yakalanması açısından önem taşıyor.
Türkiye’de 30-65 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir HPV testi, ulusal tarama programı kapsamında ücretsiz olarak sunuluyor. HPV aşısı da rahim ağzı kanserine karşı korunmada önemli araçlardan biri olarak öne çıkıyor.
4. Geçmeyen kasık ağrısı, sık idrara çıkma ve bağırsak düzenindeki değişiklikler
Her kasık ağrısının veya sık idrara çıkmanın altında kanser bulunmuyor. Ancak daha önce olmayan bir şikâyetin ortaya çıkması ve giderek artarak devam etmesi durumunda nedeninin araştırılması gerekiyor.
Özellikle;
- Alt karında veya kasıkta geçmeyen ağrı,
- Baskı ya da dolgunluk hissi,
- Yeni başlayan sık idrara çıkma,
- Nedeni açıklanamayan kabızlık,
- Bağırsak alışkanlıklarında belirgin değişiklik
bir arada görülüyorsa kadın hastalıkları açısından değerlendirme gerekebiliyor.
Bu belirtiler yumurtalık ve rahim kanserlerinde görülebilse de çok sayıda iyi huylu hastalıkta da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle belirtileri doğrudan kanser olarak yorumlamak yerine, uzun sürmesi veya giderek artması halinde uzman değerlendirmesi önem taşıyor.
5. Genital bölgede geçmeyen kaşıntı, yara veya renk değişikliği
Kadın kanserleri denildiğinde çoğu kişinin aklına rahim veya yumurtalık kanseri geliyor. Oysa dış genital bölgeyi etkileyen vulva kanseri de bulunuyor.
Dış genital bölgede haftalar boyunca geçmeyen kaşıntı, iyileşmeyen yara, ciltte kalınlaşma veya renk değişikliği ve yeni ortaya çıkan kabarıklıklar göz ardı edilmemeli.
Özellikle kullanılan kremlere rağmen geçmeyen ve sürekli tekrarlayan kaşıntının yalnızca mantar enfeksiyonu olduğu düşünülmemeli.
Gerekli görülen durumlarda doktor tarafından daha ileri incelemeler ve biyopsi gibi işlemler planlanabiliyor.
Belirti yoksa da tarama neden önemli?
Kadın kanserlerinde önemli bir ayrıntı da şu: Her kanser, erken dönemde mutlaka belirti vermiyor.
Özellikle yumurtalık ve rahim kanserleri için toplum genelinde belirtilere bakılarak uygulanan tek bir tarama testi bulunmadığından, kadınların kendi risklerini bilmeleri ve düzenli kadın hastalıkları kontrollerini aksatmamaları önem taşıyor.
Öte yandan bazı kadınlarda risk daha yüksek olabiliyor. Özellikle fazla kilolu olan veya polikistik over sendromu bulunan kadınlarda rahim kanseri açısından risk artabiliyor.
Ailede meme, yumurtalık, rahim veya bağırsak kanseri öyküsü bulunması da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durum. Böyle bir aile öyküsü olan kadınlarda genetik risk değerlendirmesi ve daha yakın takip gerekip gerekmediği doktor tarafından belirlenebiliyor.
Belirtilere açıklanamayan kilo kaybı veya sürekli yorgunluk gibi başka değişikliklerin eşlik etmesi halinde de sağlık kuruluşuna başvurmak önem taşıyor.
Erken tanı tedaviyi nasıl değiştirebilir?
Jinekolojik kanserlerde hastalığın hangi evrede yakalandığı, tedavi seçenekleri açısından büyük önem taşıyor.
Doç. Dr. Murat Yassa, özellikle rahim kanserinde erken tanının daha sınırlı cerrahi seçeneklerin kullanılabilmesine olanak sağlayabileceğini belirtiyor:
“Erken evrede yakalanan rahim kanseri olgularının uygun olanlarında ameliyatı karında kesi açmadan, vajinal laparoskopiyle (vNOTES) tam kapalı izsiz cerrahi yapabiliyoruz. Bu hastalar çoğunlukla ertesi gün eve dönüyor ve daha az ağrı yaşıyor.”
Ancak bu tür cerrahi seçeneklerin her hasta için uygun olmadığını ve hastalığın özelliklerine göre karar verildiğini belirtmek gerekiyor.
Doç. Dr. Yassa’ya göre erken tanının en önemli avantajlarından biri de burada ortaya çıkıyor:
“Ancak bu seçeneğin kapısını açan şey hastalığın erken evrede yakalanmış olması. Belirtiyi erteleyen hasta, hem tedavi şansını hem de daha az zorlayıcı tedavi seçeneklerini kaybediyor.”
Küçük görünen değişiklikleri hafife almayın
Kadınlarda görülen her şişkinlik, her kanama veya her kasık ağrısı kanser değildir. Ancak alışılmışın dışında olan, tekrarlayan, giderek artan ya da haftalar boyunca geçmeyen belirtileri “nasıl olsa geçer” diyerek ertelemek de doğru değildir.
Özellikle menopoz sonrası kanama, geçmeyen karın şişkinliği ve çabuk doyma, cinsel ilişki sonrası kanama, devam eden kasık ağrısı ve dış genital bölgede iyileşmeyen değişiklikler fark edildiğinde nedeninin araştırılması gerekir.
Çünkü erken tanı yalnızca hastalığın daha erken fark edilmesini değil, bazı durumlarda daha sınırlı cerrahi ve daha az yoğun tedavi seçeneklerinin mümkün olmasını da sağlayabilir.
Kısacası, vücudun verdiği her sinyal korkulacak bir hastalık anlamına gelmez. Ama geçmeyen ve alışılmışın dışındaki bir değişiklik, doktorla görüşmek için yeterli bir nedendir.



