Prof. Dr. Barış Malbora: “B12 eksikliği lösemi zannediliyor”
Ağır B12 vitamini eksikliği, kan değerlerinde ve kemik iliğinde lösemiyi düşündürebilecek değişikliklere yol açabiliyor. Editörün Gözünden programına konuk olan Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Malbora, lösemi şüphesiyle kendilerine yönlendirilen bir hastanın B12 tedavisiyle tamamen normale döndüğünü; başka bir hastanın ise kemik iliği nakli planlanırken ağır B12 eksikliği olduğunun ortaya çıktığını anlattı.
Halsizlik, solukluk ve kan değerlerindeki düşüklük… Bu bulgular özellikle çocuklarda görüldüğünde ailelerin en büyük korkularından biri lösemi oluyor. Ancak bazı durumlarda kan tablosundaki ciddi bozuklukların ve hatta kemik iliğinde görülen anormal hücrelerin arkasından çok farklı bir neden çıkabiliyor: B12 vitamini eksikliği.
Editörün Gözünden programına konuk olan Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Malbora, özellikle ağır B12 eksikliğinin kemik iliğinde lösemiyi taklit edebilecek kadar belirgin değişiklikler oluşturabildiğini anlattı.
Malbora, meslek hayatında lösemi veya kemik iliği yetmezliği düşünülerek kendilerine yönlendirilen ancak yapılan ayrıntılı incelemelerde ağır B12 eksikliği saptanan hastalarla karşılaştıklarını söyledi.
B12 eksikliği lösemiyi nasıl taklit ediyor?
B12 vitamini eksikliğinin hematolojik tablosunun megaloblastik anemi olarak karşımıza çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Malbora, özellikle ağır eksikliklerde kemik iliğindeki hücrelerin görünümünün yanıltıcı olabileceğine dikkat çekerek “B12 vitamin eksikliğinin diğer ismi megaloblastik anemidir. Kemik iliğine baktığınızda kocaman, kötücül hücreleri anımsatan hücreler olur. Özellikle ağır B12 vitamin eksikliklerinde kemik iliğindeki hücreler, blastları yani lösemik hücreleri taklit edebilir” dedi.

Bu benzerlik nedeniyle ilk değerlendirmede lösemi olasılığının gündeme gelebileceğini söyleyen Malbora, kesin tanıya ulaşabilmek için ileri analizlerin ve doğru ayırıcı tanının önemini vurguladı.
Lösemi düşünüldü, B12 tedavisiyle tamamen normale döndü
Prof. Dr. Malbora, Ankara’da görev yaptığı dönemde karşılaştığı bir hastanın öyküsünü de programda anlattı.
Hastanın kan sayımında bazı değerlerin düşük olduğunu, olası lösemiyi dışlamak amacıyla kemik iliğinin mikroskop altında incelendiğini ve ciddi derecede anormal hücrelerle karşılaşıldığını belirten Malbora, tablonun lösemiyle kolaylıkla karışabileceğini söyleyerek “Kan sayımında birtakım kan değerlerinde düşüklükle birlikte olası lösemiyi ekarte etmek için kemik iliği mikroskopisine bakmışlar ve orada çok ciddi anormal hücreler görmüşlerdi. Çok karışır. Megaloblastik anemi, lösemi hücreleriyle çok benzerlik gösterir” ifadelerini kullandı.
Ancak ekip tanıyı kesinleştirmeden önce incelemeyi derinleştirdi. “Biz onun ileri analizini yapmak istedik. Tabii ki basitten sofistikeye doğru gitmek gerekir. Baktığımız testlerde B12’si o kadar düşüktü ki B12 tedavisiyle hasta tamamen normale döndü” dedi.
Kemik iliği nakli planlanan hastada da B12 eksikliği çıktı
Malbora’nın anlattığı ikinci vaka ise ayırıcı tanının önemini daha da çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
Yurt dışından gelen bir hastaya kemik iliği yetmezliği tanısı konulmuş ve tam uyumlu kardeşinden kemik iliği nakli yapılması planlanmıştı. Ancak Malbora ve ekibi hastayı yeniden değerlendirdi. “Biz her gelen hastayı yeniden değerlendirme ihtiyacı duyuyoruz. Hastada birtakım klinik belirtiler ekipçe içimizi rahat ettirmemişti. Basit bir B12 testi, vitamin analizi istedik. Hastada çok ağır B12 eksikliği tespit ettik ve B12 vitamini desteğiyle hastayı tamamen iyileştirdik.”
Böylece hasta, kemik iliği nakli gibi oldukça kapsamlı ve zorlu bir tedavi sürecine girmekten kurtuldu.
B12 eksikliği olan herkes lösemi şüphesi taşır mı?
Hayır. B12 eksikliği toplumda görülebilen bir durum ve B12 değeri düşük olan herkesin kan tablosu lösemiyle karışacak kadar ağır seyretmiyor.
Prof. Dr. Malbora’nın dikkat çektiği durum özellikle ağır B12 vitamini eksikliğinde gelişebilen megaloblastik değişiklikler. Bu tabloda kan hücrelerinin üretimi bozulabiliyor ve kemik iliğindeki hücresel görünüm bazı durumlarda lösemide görülen hücreleri taklit edebiliyor.
Bu nedenle kan değerlerinde ciddi bozukluk saptandığında yalnızca tek bir laboratuvar sonucundan hareket etmek yerine hastanın klinik bulguları, kan sayımı, periferik yayma, gerekli durumlarda kemik iliği incelemeleri ve ek laboratuvar testlerinin birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
“Bir nevi Sherlock Holmes gibi olmamız gerekiyor”
Çocuk hematolojisinde benzer belirtiler oluşturabilen farklı hastalıkların bulunduğuna dikkat çeken Malbora, doğru tanıya ulaşma sürecini dikkat çekici bir benzetmeyle anlattı:
“Biz birazcık ajanlık yapıyoruz diyebilirim. Bir nevi Sherlock Holmes gibi olmamız gerekiyor. Uyanık olmamız gerekiyor.”
Çünkü çocuklarda kan değerlerinin düşmesi veya kemik iliğinde olağan dışı hücrelerin görülmesi her zaman tek bir hastalığa işaret etmiyor. Bazı vitamin eksiklikleri ve metabolik hastalıklar da hematolojik kanserleri taklit edebiliyor.
Prof. Dr. Barış Malbora’nın anlattığı vakalar da bu nedenle önemli bir noktaya işaret ediyor: Lösemi gibi ciddi bir hastalıktan şüphelenildiğinde olasılık mutlaka araştırılmalı; ancak kesin tanı konulmadan önce benzer tabloya yol açabilecek diğer nedenler de gözden kaçırılmamalı.
Bazen son derece ağır görünen bir kan tablosunun arkasından, doğru tanıyla tedavi edilebilir bir B12 vitamini eksikliği çıkabiliyor.




